Ermenistan Adalet Bakanı Srbuhi Galyan, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin yeni anayasa tasarısının bu ayın sonlarına doğru kamuoyunun tartışmasına sunulacağını belirtti.
Parlamentoda gazetecilere konuşan Galyan, tasarının "neredeyse tamamlandığını" ancak başlangıç metni ve birinci bölümün bazı kısımları da dahil olmak üzere kilit bölümlere henüz son şeklinin verilmediğini ifade etti.
Belgeyi "tartışmaya açık bir ilk sürüm" olarak nitelendiren Galyan, "Her türlü öneriye açığız" dedi. Buna rağmen Adalet Bakanı, başlangıç metninde Bağımsızlık Bildirgesi'ne yapılan atıfların korunup korunmayacağına dair net bir açıklama yapmaktan kaçındı.
Ermenistan'ın mevcut anayasasının başlangıç bölümü, 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirgesi'ne atıfta bulunuyor. Söz konusu bildirge ise Sovyet Ermenistanı ile Dağlık Karabağ'ın birleşmesine ilişkin 1989 tarihli ortak kararı referans alıyor.
Son yıllarda Bakü yönetimi, Bağımsızlık Bildirgesi'ne yapılan atıfların Karabağ üzerinde toprak iddiası olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor ve bu atfın kaldırılmasını öngören bir anayasa değişikliğinin, iki ülke arasında imzalanacak barış anlaşmasının ön koşulu olduğunun sinyallerini veriyor.
Yerevan yönetimi ise anayasa değişikliklerinin Bakü'nün talepleriyle bağlantılı olduğunu reddederek, taslak barış anlaşmasının hükümlerinin tüm iç hukukun üstünde olacağı konusunda ısrar ediyor. Yine de bu konu, ülkedeki iç siyasi tartışmaların odak noktası haline gelmiş durumda.
Atfın metinden çıkarılıp çıkarılmayacağı sorulduğunda Galyan, konunun henüz Güvenlik Konseyi'nde ele alınmadığını ve bu nedenle nihai bir karara varılmadığını söyledi.
Galyan ayrıca, gelecekteki anayasa değişikliklerini düzenleyen madde ile devlet yapısına ilişkin bazı hükümlerin de henüz kesinleşmediğini sözlerine ekledi.
Tartışmalı maddeler
Başlangıç metninin ötesinde, Ermenistan anayasası son on yılda hem hukuk uzmanlarının hem de muhalif siyasetçilerin tepkisini çeken çeşitli hükümler barındırıyor.
Bu hükümlerden biri de 2015 anayasa reformu ile getirilen "istikrarlı çoğunluk" mekanizması. Bu kurala göre, parlamento seçimlerinde hiçbir parti koltukların yüzde 50'sinden fazlasını kazanamazsa ve barajı geçen partiler bir koalisyon kuramazsa, ikinci tur seçimlere gidiliyor.
Bu turda ilk turun önde gelen iki partisi yarışıyor ve kazanan taraf, ilk turdaki oy oranına bakılmaksızın parlamentoda çoğunluğu sağlamak üzere ek vekillikler elde ediyor. Eleştirmenler, bu sistemin görece sınırlı halk desteğine sahip bir siyasi güce orantısız yetki vererek temsilde adalet ilkesini zedelediğini savunuyor.
Bir diğer endişe kaynağı ise yürütme yetkisinin başbakanlık makamında toplanması ve bu durumun siyasi sistemdeki denge ve denetleme mekanizmaları hakkında soru işaretleri yaratması.
Yeni anayasa tasarısının tüm bu sorunlara çözüm getirip getirmeyeceği ise belirsizliğini koruyor.



