Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Cuma akşamı yapılan törenle Hessen Barış Ödülü'nü aldı. Paşinyan, ödüle Azerbaycan ile barışa yönelik yaklaşımı ve Güney Kafkasya'da istikrarı teşvik etme çabaları nedeniyle layık görülmüştü.
Ödül, Almanya'nın Wiesbaden kentindeki Hessen Eyalet Parlamentosu'nda düzenlenen bir törenle takdim edildi. Ödül komitesi, Paşinyan'ın askeri tırmanış yerine diplomasiye, uluslararası arabuluculuğa ve siyasi müzakerelere dayanmasını gerekçe gösterdi.
Hessen Eyalet Parlamentosu, Ağustos ayında Paşinyan'ı ödüle layık gördüğünü açıkladı ve bu kararda hem Ermenistan'ın Azerbaycan ile yürüttüğü barış süreci hem de ülke içindeki siyasi değişikliklere işaret etti. Organizatörler, Paşinyan'ın Ermenistan'ın 2018 Kadife Devrimi'nin ardından iktidara gelmesinden bu yana demokratik reformlar ve Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler peşinde çabaladığını da belirtti.
Hessen Barış Ödülü
Eski Hessen Başbakanı Albert Osswald ve ailesi tarafından 1994 yılından beri veriliyor. 25.000 euro değerindeki ödül, barışa, çatışma önlemeye ve uluslararası anlayışa yapılan katkıları desteklemek için veriliyor.
Önceki ödül sahipleri arasında Kuzey İrlandalı siyasetçi ve Nobel Barış Ödülü sahibi John Hume, eski BM Mülteciler Yüksek Komiseri Sadako Ogata, eski AB dış politika şefi Federica Mogherini ve Dalai Lama yer alıyor. Kolombiyalı çevre ve insan hakları aktivisti Jani Silva da son ödül sahipleri arasındaydı.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Wiesbaden’daki Hessen Eyalet Parlamentosu’nda Hessen Barış Ödülü’nü alırken yaptığı konuşmada, Ermenistan ve Azerbaycan halklarının geçmişi değiştiremeyeceklerini, ancak bugünü ve geleceği değiştirebileceklerini anlayarak barışı benimsediklerini ve desteklediklerini söyledi.
Başbakan’ın konuşmasının 8 Ağustos 2025’te, Washington Barış Zirvesi'nde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile kendisi arasında kabul edilen ve ABD Başkanı Donald Trump’ın huzurunda imzalanan ortak bildiri sonucunda Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış tesis edildiğini vurgulayarak "En önemlisi, barış sadece kâğıt üzerinde ve medyada değil, sahada da tesis edildi ve Ermenistan ile Azerbaycan halklarının farklı düşünmelerine olanak tanıdı" dedi.
Barışa giden yol
Paşinyan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Barışa giden gerçek yol, SSCB sonrası tarihimizde ilk kez Ermenistan ile Azerbaycan arasında sınır belirleme sürecinin gerçekleştiği 2024 ilkbaharında başladı. O zamandan bu yana, sınır olayları sonucunda her iki tarafta da hiçbir can kaybı yaşanmadı. Bu, 1990’ların başından beri eşi benzeri görülmemiş bir durumdur.
2024'te Ermenistan ve Azerbaycan, ilk devletlerarası belgeyi —iki ülke arasındaki sınırın tespiti ve çizilmesine ilişkin komisyonların ortak faaliyetlerini düzenleyen yönetmeliği— imzalamayı ve onaylamayı başardı.
Bu belge, 1991 Alma-Ata Deklarasyonu’nu iki ülkemiz arasındaki sınırın belirlenmesi ve çizilmesi için temel bir ilke olarak belirlemektedir.
Bu, Ermenistan ve Azerbaycan’ın, iki Sovyet cumhuriyetinin sınırlarına uygun olarak birbirlerinin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tanıdığı anlamına gelmektedir.
Bu ilke, Dışişleri Bakanlarımızın Washington Barış Zirvesi sırasında paraf ettiği Ermenistan ile Azerbaycan Arasında Barış ve Devletlerarası İlişkilerin Tesis Edilmesine İlişkin Anlaşma’da da yer alıyor.
Bu anlaşmanın paraf edilmesi ve Washington Barış Deklarasyonu’nun kabul edilmesi, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinde tarihi bir kırılma noktası oldu.
Eşit derecede bu ödülü hak eden Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e de takdirlerimi ifade etmek isterim.
Ayrıca Ermenistan ve Azerbaycan halklarına da şükranlarımı sunmak istiyorum. Çatışmanın yol açtuğu zorluklara, insani kayıplara ve acılara rağmen, geçmişi değiştiremeyeceklerini ancak bugünü ve geleceği değiştirebileceklerini anlayarak, sonu gelmez gibi görünen bir çatışma yerine barış, refah ve iş birliği imkânını seçip barışı benimsemiş ve desteklemişlerdir.
TRIPP projesi —Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Rotası— Washington Barış Zirvesi’nin bir diğer önemli sonucudur. Projenin uygulanmasına yönelik çalışmalar şu anda günlük olarak yürütülmektedir.
Yeniden birlikte yaşama
Kasım 2025’ten bu yana Azerbaycan demiryolu Gürcistan üzerinden Ermenistan’a açık olmasına ve Ermenistan ile Azerbaycan arasında ikili ticaret başlamış olmasına rağmen; bu proje Ermenistan’ın ulaşım güzergahlarını Azerbaycan’a ve Azerbaycan’ınkileri de Ermenistan’a açacaktır.
TRIPP projesi, Ermenistan’daki demiryolunun restore edilmesinin yanı sıra sadece yerel veya bölgesel amaçlara değil, aynı zamanda uluslararası ve transit amaçlara da hizmet edecek; Doğu-Batı ve Kuzey-Güney bağlantılarında yeni fırsatlar açacak karayollarının, boru hatlarının ve elektrik iletim hatlarının inşasını öngörmektedir.
Bu projenin hayata geçirilmesi, Ermenistan ve Azerbaycan halkları arasında barışçıl temaslara ve paylaşımlara da katkı sağlayacaktır.
Ermenistan ve Azerbaycan halkları, 30 yılı aşkın çatışma süresince neredeyse unutulan yüzyıllık barış içinde birlikte yaşama tecrübesine sahiptir.
Görevimiz aslında geçmişi canlandırmak değil, bu gelenekleri birbirimizin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlığına saygı duyarak yeni bir devletlerarası iyi komşuluk ilişkileri çağına dönüştürmektir.
Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış tesis edilmiştir. Kuşkusuz mükemmel değildir. Toplumlarımızı ilgilendiren, insani konular da dahil olmak üzere pek çok mesele vardır. Kayıp şahıslar, tutuklular, mayın temizleme — bunlar çözümü hem Ermenistan hem de Azerbaycan tarafından daha fazla çaba gösterilmesini gerektirecek konulardır."
(Kaynak: ArmenPress)



