13 Ağustos’ta İşhan Erdinç’in imzasıyla yayınladığımız haberde şu gelişmeyi duyurmuştuk:
“Milli Eğitim Bakanlığı’ndan müfettişler, geçtiğimiz hafta Ermeni okullarını incelemeye başladı. Müfettişlerin okul idarecilerine, Ermeni okullarının artık Ermenistanlı öğrenci kabul edemeyeceğini ve bu öğrencilerin eğitimlerine devlet okullarında veya özel okullarda devam etmesi gerektiğini belirttiği öğrenildi. Müfettişler ayrıca geçmiş yıllarda eğitim alan Ermenistanlı öğrencilerin akıbetleri hakkında da bilgi talep ediyor.”
Haberimiz gerek Türkiye’de gerekse Ermenistan’da yankı uyandırdı. Çünkü 20 Mart 2012 tarihli Resmi Gazete’de Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği yayınlanmıştı. Yönetmelikte “Okullarda, kurum kontenjanı dikkate alınarak yabancı uyruklu misafir öğrenciler de öğrenim görebilir, ancak bu öğrencilere diploma düzenlenemez. Okuldan ayrılanlara gördükleri derslere ve aldıkları notlara ilişkin okul yönetimince düzenlenen belge verilir” maddesi yer almıştı.
Ermeni okulları, bu maddeyi dikkate alarak yaklaşık 14 yıldır Ermenistanlı öğrencileri kabul ediyor. Ancak bu öğrencilere diploma verilemiyor. Diploma verilmemesi zaten bir hak kaybı iken Ermenistanlı öğrencilere yönelik bu teftişin ve şifahi bildirimin ne gerekçeyle yapıldığı anlaşılamadı ve gelişme gerek Türkiye’deki Ermeni okullarında gerekse Ermenistanlı öğrenci ve velilerde büyük kaygı yarattı.
Bakanla görüşüldü ama…
Haberimiz ardından konu 24 Ağustos’taki Ermeni Vakıflar Birliği toplantısında da gündeme geldi ve AKP İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Sevan Sıvacıoğlu sorunla ilgileneceğini söyledi.
Sıvacıoğlu 26 Ağustos sabahı Agos'a yaptığı açıklamada Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile konuyu görüştüğünü söyledi. Sıvacıoğlu'nun açıklamasına göre Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile yapılan görüşmede bakanlıkça, "Son günlerde Ermeni cemaati okullarında okuyan misafir öğrenciler ile ilgili yeni bir düzenleme olmadığı, mevcut olan yönetmelik doğrultusunda okulların eğitim ve öğretim faaliyetlerine devam ettiği" mesajı verildi.
Bu açıklamayla aynı hafta kaleme aldığımız başyazıda şöyle demiştik: “Bu gelişmeyle sorun şimdilik çözülmüş gibi görünüyor. Yani Ermenistanlı öğrencilerin Ermeni okullarında –yine diploma alamadan- öğrenim görebileceği anlaşılıyor. Ancak soru işaretleri bitmiş değil. Bu teftiş hangi gerekçeyle yapıldı ve müfettişler kimlerce görevlendirildi? İki haftadır gündemde tuttuğumuz konuyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı’ndan neden resmi bir açıklama yapılmadı, yapılmıyor? Azınlık okullarının başta statü olmak üzere pek çok sorunu var. Ancak diğer meselelerimizde olduğu gibi sorunlar ‘şifahi’ olarak ortaya çıkıyor, ‘şifahi’ olarak çözüm mesajları veriliyor. Bu konuların kamuoyu önünde açıkça konuşulması, tartışılması ve çözüme ulaştırılması ‘azınlık’ mensupları olarak en büyük beklentimiz ve hakkımız.”
Okullarda tedirginlik hâkim
Tüm bunlar olduktan sonra okullar açılmadan hemen önce MEB’e bağlı müfettişlerin, Ermeni okullarına bir kez daha gittiğini ve bilhassa geriye dönük olarak Ermenistanlı öğrencilere yönelik idarecilerden bilgi talep ettiğini öğrendik.
En az iki teftişten sonra bazı Ermeni okullarının idarecileri de nasıl davranacakları konusunda tedirginlik yaşamaya başladılar ve yeni kayıt için gelen Ermenistanlı öğrenciler için ne yapmaları gerektiğini bilemez hale geldiler. Hatta duyumlarımıza göre, çocuklarını okula yazdırmak için gelen Ermenistanlı ailelere kayıt yapamayacaklarını söylüyorlar. Okullarda halihazırda diploma almadan öğrenim gören Ermenistanlı öğrencilerin ise okullara devam edebileceğini anlıyoruz, ancak bu konu da net değil ve mevcut tablo nedeniyle bazı Ermenistanlı aileler çocuklarını devlet veya özel okullara kaydettirmek durumunda kaldı.
Dolayısıyla sorun çözülmüş değil. Hatta bırakın çözülmeyi ilkokula ya da liseye başlamak zorunda olan Ermenistanlı çocuklar için sorun ortada duruyor. Burada Milli Eğitim Bakanlığı’nın artık resmi ve doyurucu bir açıklama yapması gerekiyor. Çünkü şifahi, muğlak ve kişisel temaslara dayalı olarak yapılan açıklamalar, konuya bir açıklık getirmediği gibi Ermenistanlı öğrencilerin uğradığı temel hak kaybını da çözmüyor.
Haberi ilk duyurduğumuzda şu hatırlatmayı yapmıştık. Geçtiğimiz yıl Ermeni okullarında toplam 50 Ermenistanlı öğrenci eğitim görmüştü.
Şunları soralım: 50 Ermenistanlı öğrenci Milli Eğitim Bakanlığı için nasıl bir “sorun” oluşturuyor? Öncelikle bu soruya yanıt arıyoruz. Ve en önemlisi bu öğrencilerin hak kaybına uğramaması için kurumlarımız ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri nasıl bir temas içindeler? Bu belirsizliği –olumlu anlamda elbette- çözmek ve bu öğrencilerin en temel haklarından biri olan eğitim hakkına kavuşabilmeleri için bir çalışma yapılıyor mu? Yapılıyorsa açıklayın. Yapılmıyorsa neden yapılmadığını da bilmek istiyoruz. Sadece biz değil. Okullarımız ve Ermenistanlı veliler, öğrenciler ve elbette tüm hak savunucuları.


