24 Ağustos Salı günü Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Gomidas Salonu’nda yapılan toplantıya Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, AKP İstanbul Milletvekili Doç. Dr. Sevan Sıvacıoğlu, ERVAB ve Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu ve vakıf yönetimleri katıldı. Uzun bir aradan sonra ilk kez toplantı basına açık olarak yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Patrik Maşalyan, Sahakyan Okulu’nun maddi durumu için olağanüstü toplanma kararı aldıklarını ifade etti. Bütçe açığının astronomik bir rakam olduğunu söyleyen Patrik Maşalyan, “Enflasyonist ortamda öngöremediğimiz bütçe açıkları ortaya çıkıyor. Havuz sistemi sorunu ile karşılaşıyoruz. Okulların birleştirilmesi konuşuluyor. Bazı okullarımız finansal olarak zor durumda, bazı kurumlarımızın ise elleri rahat. Sahakyan’ın yanı sıra Feriköy, Kalfayan gibi okulların bütçe açıklarını hangi metotla kapatacağız?” dedi. Patrik Maşalyan, genel sorunlara değinirken ERVAB’ın hala yasal statüsü olmadığını da hatırlattı.
Valilik’te toplantı yapılacak
AKP Milletvekili Doç. Dr. Sıvacıoğlu ise Ermeni toplumunda organizasyon sorunu olduğunu söyledi. Okullarda öğrenci sayılarının giderek azaldığını hatırlatan Sıvacıoğlu, İstanbul Valiliği’nin Ermeni okullarından binalarının deprem dayanıklılığına dair raporlar istediğini açıkladı. Eylül ayının sonunda bir toplantı olacağını söyleyen Sıvacıoğlu, “Valilik proje konusunda destek verecek. Ücret talep edilmeyecek” dedi. Okulu olmayan kilise vakıflarının ihtiyaç sahiplerine ve okullar maddi destek sağlaması gerektiğini söyleyen Sıvacıoğlu, “Burası etkisiz bir yer değil, doğru bilgilendirmeler yapılmalı” diyerek sözlerini tamamladı.
Sahakyan ekonomik darboğazda
Açılış konuşmalarının ardından toplantının ana gündem maddesine geçildi. İlk olarak Samatya Surp Kevork Kilisesi Vakfı Başkanı Nurhan Davulciyan söz aldı. Davulciyan, Sahakyan Okulu’nun ekonomik olarak darboğazda olduğunu, ayakta kalmaya çalıştıklarını ancak günümüz ekonomik koşullarında bunun pek mümkün olmadığını söyledi. Dayanışma çağrısında bulunan Davulciyan, “Bütün kurumlar bizim. Bu toplum zor zamanlarda yan yana gelince bizi hiçbir şey durduramaz.

Sorunları konuşalım ve somut karar alalım. Dayanışma modeli oluşturalım” dedi. Vakıf yönetiminden Arman Togaç da, toplantıda yaptığı sunumda Samatya Vakfı’nın 63 tapusu olduğunu, bunların 21’inin kamu kurumlarının kullanım alanında olduğunu dolayısıyla gelir elde edemediklerini belirtti. Togaç, vakfa ait evlerin sekizinde kiracı bulunduğunu, dokuzunun ise ihtiyaç sahiplerine ayrıldığını kaydetti. Okulda ilköğretim ve lise olmak üzere toplam 312 öğrencinin eğitim aldığını açıklayan Togaç, Samatya’da oturan velilerin gelir düzeyinin yüksek olmadığını ve hepsinin okula bağışta bulunamadığını açıkladı.
“Bütçe açığı 60 milyon TL’yi bulabilir”
Geçtiğimiz yıl vakfın bütçe açığının 36 milyon TL civarında olduğunu hatırlatan Togaç, sevgi sofrasında 24 milyon TL bağış taahhüt edildiğini hatırlattı. Taahhütlerin henüz tam olarak toplanamadığını da kaydeden Togaç bu tablo içinde, bu yılın Mart ayından itibaren ekonomik olarak ciddi bir sıkıntıya girdiklerini ve maaş ödemelerinde zorluk yaşadıklarını açıkladı. Sahakyan yöneticileri, bu tablo içinde öğretmen ve personelin maaşlarını ödeyebilmek için devlete borçlandıklarını, yaklaşık 10 milyon TL civarında SSK ve muhtasar borcu oluştuğunu belirttiler.
Sahakyan yöneticileri böylece bu yıl bütçe açıklarının vergi borçları dahil 60 milyon TL civarında olacağını kaydettiler.
Tekrar söz alan Davulciyan, “Beklentimiz vakıfların maddi kaynakların bilinmesi ve şeffaflığa önem verilmesidir” diye konuştu.
Okul Kurucu Temsilcisi Serdar Kasapçılar da katılımcılara seslenerek topluma Samatya’nın taşıdığı önemi hatırlattı ve “Bu bölgede bir okula ihtiyaç var mı?” sorusuna içtenlikle yanıt vermelerini rica etti. Sahakyan’ın 312 öğrenciyle en kalabalık ikinci Ermeni okul olduğunun altını çizen Kasapçılar, öğrencilerin yaklaşık yüzde 85’inin Samatya’dan geldiğini vurguladı. Sahakyan’ın son üç yıldır başarılı mezunlar verdiğini belirten Kasapçılar, ERVAB Başkanı Şirinoğlu’nun yıllardır dile getirdiği okulları kapatma ve birleştirme fikrine de atıfta bulundu ve şunları söyledi:
“Okulların kapatılması fikrini verecek komisyon nerede? Sahakyan için kaybedecek bir sene dahi yok. Sahakyan kaybedilecek bir kurum mu? Eğer öyleyse kapatalım. Değilse çözümü konuşalım. Komisyon kurulmalı, duygularla hareket edecek zaman yok”
Şirinoğlu’ndan sert açıklamalar
Toplantıda diğer vakıf yönetimleri de söz aldı. Boyacıköy Surp Yerits Mangants Kilisesi Vakfı Başkanı Nazaret Özsahakyan, Ermeni okullarının kamu hizmeti görevi gördüğünü belirterek diğer okulların da benzer durumla karşılacaklarını söyledi. Özsahakyan, Ermeni okullarında çalışan öğretmenlerin maaşlarının devlet tarafından karşılanma önerisini sundu. Beyoğlu Üç Horan Kilisesi Vakfı İkinci Başkanı Haçik Canel ise, Ermeni toplumunda 850 ihtiyaç sahibi aile olduğunu, 2 bine yakın açlıkla mücadele eden yurttaş olduğunu hatırlattı. Ekonomik krizin her birey ve kurumu farklı şekilde etkilediğini söyleyen Canel, “Bankanızda bina güçlendirme için para tutuyorsanız diyecek bir şey yok. Ama başka bir şey için tutuyorsanız sizin kalpleriniz taşlaşmış” dedi.
ERVAB Başkanı Bedros Şirinoğlu ise, Sahakyan Okulu’na bütçe açığının kapatılması için okulu olmayan kilise vakıflarını işaret etti. Şirinoğlu, okulu olmayan kilise vakıflarının banka hesaplarında yüksek meblağlarda tutarların bulunduğunu ve kimi vakıfların gelirlerini gizlediğini öne sürdü. Şirinoğlu, Ermeni okullarının büyük çoğunluğunun deprem dayanıklılığı konusunda sıkıntılı olduğunu da ifade etti ve “Ya kendimize geleceğiz ya da batacağız” dedi. Şirinoğlu, Kumkapı Meryem Ana Patriklik Kilisesi Vakfı’na ait 43 mülk olduğunu ve bu bilgiyi yeni öğrendiğini belirterek, “Ben yıllarca Kumkapı Vakfı’na bağışta bulunmuşum. Bu mülklerden benim haberim yok. Kimsenin haberi yok” dedi. Şirinoğlu, buna ek olarak “Toplanan kiralar nerede” sorusunu yöneltti.
Kumkapı’nın mülkleri üzerine tartışma
Bu açıklamalar üzerine söz alan Kumkapı Vakfı Başkanı Hrant Moskofyan mülklerle ilgili düzenli olarak bilgilendirmelerde bulunduklarını, bu verilerin kamuoyunun bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Şirinoğlu ise mülklere dair bilgisinin bulunmadığını tekrarladı. Bu aşamada Moskofyan ile Şirinoğlu arasında tartışma yaşandı. Kumkapı Vakfı daha sonra gazetelere bir açıklama gönderdi. Vakıf açıklamasında, envanterinde bulunan 43 mülkün resmi kayıtlarda ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde yer aldığını belirtti. Açıklama şu şekilde:
"24 Ağustos 2026 günü yapılan ERVAB toplantısında, Başkan Sayın Bedros Şirinoğlu tarafından kurumumuza yönelik yapılan, vakfımızın 43 adet mülke sahip olduğu, bu durumdan kendisinin haberdar olmadığı yönündeki açıklamaları ve buna devamen sosyal medya hesapları üzerinden bilinçli veya bilinçaltından kaynaklı üretilen yanlış algı ve ithamlara ilişkin kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur.
Vakfımızın mülkiyetinde bulunan 43 adet taşınmaz, varlığı kamuoyundan saklanan yapılar olmayıp; resmi kayıtlarımızda şeffaflıkla yer almaktadır. Tapularımızın tümü Vakıflar Genel Müdürlüğünde kayıtlıdır. Ancak bir vakfın sahip olduğu mülk sayısı o vakfın finansal gücünü tek başına gösteren bir gösterge değildir. Söz konusu 43 mülkümüzün durumuyla ilgili bazı hususların bilinmesi gerekmektedir:
Vakfımız bünyesinde yer alan gayrimenkullerin önemli bir kısmı yüksek kira getirisi olan ticari mülkler değildir. 43 Adet taşınmazımız içinde Patrikhanemiz, Kilise binamız, okul ve dernek binalarımız da bulunmakadır. Bir kısım mülklerimizden, metruk olduğu için tasarruf edememekteyiz. Semtimizde bulunan bir kısım mesken statüsündeki taşınmazlar ise, sembolik kira bedelleriyle cemaatimizin ihtiyaç sahibi üyeleri tarafından kiralanabilen taşınmazlardır. Gönül isterdi ki 43 mülkümüz vakfımızın tüm ihtiyaçlarını karşılayabilsin ve bütçe fazlası vererek diğer ihtiyaç sahibi cemaat vakıflarımız ve cemaat üyelerimize katkı sağlayabilseydik.
Bir vakfın temel amacı gayrimenkul biriktirmek değil, vakfiyesinde yer alan kamu hizmetlerini kesintisiz sürdürmektir. Bu bağlamda okulumuzu açık tutabilmek için, semtimizde ikamet eden hiçbir öğrencimiz olmamasına rağmen taşımalı eğitim hizmeti vermekteyiz. Mevcut enflasyonist ortamda ve artan hizmet maliyetleri karşısında, bahse konu mülklerin toplam kira geliri vakfımızın bütçesini karşılamaya yetmemektedir. Vakfımız, faaliyetlerini devam ettirebilmek için ek bağış ve kaynak yaratma çabalarını aralıksız sürdürmektedir.
Sayın ERVAB Başkanının yapmış olduğu açıklama tek boyutludur ve konuya sadece taşınmaz adedi yönünden bakmaktadır. Ayrıca bu açıklama ve sosyal medya platformlarının bu konuyu yayınlama şekli, yukarıda bahsetmiş olduğumuz ek kaynak yaratma çabalarımıza engel olmak yönündedir.
Gerçekleri tam olarak yansıtmayan ve kurumumuzu kamuoyu nezdinde haksız yere töhmet altında bırakan bu tür açıklamalar ve sosyal medyada lanse edilme biçimleri, vakfımızın yürüttüğü hizmetlere ve hayırseverlerimizin güvenine zarar vermektedir. Vakfımız, mevzuata ve şeffaflık ilkelerine tam bağlılıkla çalışmalarını sürdürmektedir.
Kamuoyunun bilgisine arz olunur."
TEAOV’nin mülk satışı gündeme geldi
Toplantıda Türk Ermeni Azınlık Okulları Öğretmenleri Yardımlaşma Vakfı’nın envanterinde bulunan bir mülkü sattığı hatırlatıldı. TET Ajanda’dan Şahnur Kazancı 65 milyon TL’ye satıldığını belirttiği bu mülkten elde edilen geliri TEAOV’nin Samatya Vakfı’na bağışlamasını böylece sorunun çözülmesini önerdi. Şirinoğlu ise, kendisinin ve Patrik Maşalyan’ın satıştan haberdar olmadığını belirterek şöyle konuştu.
“Sadece Öğretmenler Vakfı mı mülk satıyor? Bunların hesabı neden sorulmuyor? Bunu denetlemek basının işidir.”
Şirinoğlu toplantıda, Beykoz Surp Nigoğayos Kilisesi Vakfı’nı da eleştirdi ve kilise restorasyonuna 18 milyon TL harcamasını gündeme getirerek “Gerek var mıydı” diye konuştu. Beykoz Vakfı yöneticileri ise kilisenin tarihsel bir miras olduğunu belirttiler.
Şirinoğlu Samatya ve benzeri durumdaki okulların açığının kapatılması için nihai çözüm olarak okulu olmayan kilise vakıflarını adres gösterdi ve bu vakıfların 30 milyon TL artıda olduklarını öne sürdü. Şirinoğlu bu vakıfların ellerindeki geliri bağışlaması durumunda bütçe açığı olan okulların açıklarının kapanacağını ifade etti.
Toplantıda bulunmayan TEAOV de Kumkapı Vakfı gibi toplantının ardından gazetelere açıklama gönderdi.
"Basına açık gerçekleştirilen bu toplantı Kadasetli Patriğimiz sayın Sahag Maşalyan'ın huzurun- da ve sayın Bedros Şirinoğlu'nun başkanlığında yapılmış ve tüm vakıflar davet edilmiştir. Ancak Vakfımız bugüne kadar olduğu gibi bu toplantıya da davet edilmemiştir ve dolayısıyla giyabında konuşulmuştur. Medeni Kanun'la kurulu vakfımız 60 yıldır şeffaf bir şekilde halkımıza hizmet etmektedir. Vakıflar kanununun şartları yerine getirilerek ekspertiz raporu alınarak alma-satma yetkisine sahiptir. Vakfımızın temel amaçları: Öğretmen ve adaylarının kariyerlerinde ilerleme imkânı sağlayacak seminerler düzenlemek, bu mesleği seçen üniversite öğrencilerine burs vermek, ermeniceyi sev- dirmek, eğitim kitapları - dergileri (Jbid 34. yıl) hazırlayıp yayınlamak ve ücretsiz dağıtmak. Ayrıca emekli ve ekonomik olarak güç durumda bulunan öğretmenlere maddi ve manevi destek olmak. Sayın Aram Kamburyan senelerce Vakfımıza hizmet etmiştir ve tüm vakıflara değerli bağışlarda bulunmuştur. Vakfımıza bağışladığı ev hastanemize verilen bağışla bitişik konumdadır. Ekspertiz raporu alınması öncesi ve sonrasında Hastane yönetimiyle birçok kez bir araya gelinip satma düşüncesi paylaşılmıştır. Ancak hastane yönetimi evi satın almayı uygun bulmamıştır. Levent'te içinde sorunlu kiracısı olan bu evin ciddi bir bakıma ve tamirata ihtiyacı olması ve vakıf bütçemizin durumu düşünülerek satış kararı vermemize sebep olmuştur. Böylece daha ulaşılabilir, kullanışlı ve sorunsuz yatırımların cemaatimize faydalı olacağı düşünülmüştür. Değerli hayırsever Aram Kamburyan'ın anısını yaşatmak ve adını toplumumuza kalıcı bir değerle kazandırmak için; satıştan elde edilen gelirin bir bölümüyle cemaatimizin eğitim, kültür, sanat ve çeşitli toplumsal etkinliklerine ev sahipliği yapması amacıyla vakıf büromuzun karşısındaki daireyi satın aldık. HAYCAR Derneği ile başladığımız yenileme çalışmalarının yakında biteceğini ve "ARAM KAMBURYAN KÜLTÜR MERKEZİ" olarak hizmete gireceği müjdesini de bu vesileyle paylaşmak isteriz. Vakfımız 60 yıldır olduğu gibi tüm şeffaflığıyla misyonunu devam ettirmekte ve ettirecektir. Her yıl olduğu gibi bütçemiz medyada yayınlanmaya devam edecektir."
Patrik Maşalyan: “Suistimal yapanlar hapse girmeli”
Toplantıda ERVAB Deprem Komisyonu Başkanı Mimar Kevork Özkaragöz de söz aldı. Özkaragöz İstanbul Valiliği’nin deprem dayanıklılık raporlarını istediğini hatırlatarak, Esayan Okulu anasınıfı binası, Topkapı Levon Vartuhyan, Feriköy Merametçiyan okulları binasının depreme karşı güçlendirildiğini söyledi. Özkaragöz, Bomonti Mıhitaryan Okulu’nun yeni eğitim öğretim döneminde de kapalı olacağını söylerken, Samatya Anarad Hığutyun Okulu binasının muhakkak güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tartışmalarla geçen toplantının ardından Patrik Maşalyan, kapanış konuşması için söz aldı. Maşalyan “Ne kadar para var, ne kadar mülk var bilmiyoruz. Bazı vakıflara gelecek paralar var. Bu yıl da okulların bütçe açıklarının yüzde 60’ı toplum tarafından karşılanacak. Sahakyan en son kapanacak okuldur” dedi. Patrik Maşalyan, Kumkapı Vakfı’na mülklerle ilgili şeffaflık konusunda haksızlık yapıldığını belirtti.
Toplum olarak vakıflarla ilgili şeffaflık ihtiyacı içinde olduklarına tekrar dikkat çeken Patrik Maşalyan vakıf yönetimlerinde suistimal yapanların gerekirse hapse girmeleri gerektiğini vurguladı.




