DEM Parti milletvekilleri, Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Süryanice ismi Mehre olan Kovankaya köyünde 2020 yılında kaybolan Keldani çift Hurmüz ve Şimuni Diril dosyasını yeniden Meclis gündemine taşıdı.
DEM Parti Şırnak milletvekilleri Nevroz Uysal Aslan, Mehmet Zeki İrmez ve Ayşegül Doğan ile Mardin milletvekili George Aslan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Dört vekil, TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu ile Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu’na da başvuruda bulundu.
Milletvekillerinin başvurusunda, dosyanın yalnızca bir kayıp ve cinayet soruşturması olmadığı, aynı zamanda yaşam hakkı, hakikate erişim, cezasızlıkla mücadele ve Süryani/Keldani yurttaşların güvenli geri dönüş hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı.
“Bir insanın mezarı yıllardır askıda tutuluyor”
Ocak 2020’de kaybolan Diril çiftinden Şimuni Diril’in cansız bedenine yaklaşık 70 gün sonra ulaşıldığının belirtildiği başvuruda, Hurmüz Diril’in akıbetinin ise altı yıl geçmesine rağmen hâlâ bilinmediği ifade edildi. “Bir insanın mezarı, bir ailenin cevabı, bir toplumun güven duygusu yıllardır askıda tutuluyor” denilen başvuruda, dosyadaki belirsizliğin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Başvuruda, Kovankaya/Mehre köyünün geçmişte boşaltılan ve Süryani/Keldani yurttaşların yıllar sonra yeniden dönmeye çalıştığı yerleşim yerlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Diril çiftinin köylerinde yeniden yaşam kurma iradesinin yalnızca bireysel bir tercih olmadığı belirtilerek, bunun tarihsel hafıza, kültürel varlık ve inançla bağ kurma çabası olduğu belirtildi.
“Aile avukatlarının ek soruşturma talepleri neden karşılanmıyor?”
Başvuruda, soruşturma dosyasına ilişkin basına yansıyan HTS kayıtları, telefon görüşmeleri, sanık beyanları ve kamu görevlileriyle temas iddialarının, olayın tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini ortaya koyduğu savunuldu. Özellikle dosya kapsamında müebbet hapis cezası alan sanık Apro Diril’e atfedilen “Ben devletin adamıyım” sözünün, “muhbirlik, korunma beklentisi ve kamu görevlileriyle ilişki iddialarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği” aktarıldı. Milletvekilleri, olayın yalnızca bireysel bir fail anlatısına indirgenemeyeceğini ifade ederek, aile avukatlarının ek soruşturma taleplerinin neden karşılanmadığını sordu.
Soru önergeleri yanıtsız bırakıldı
DEM Partili vekiller, Diril çifti ile ilgili bugüne dek verilen yazılı soru önergelerinin büyük bir kısmının yanıtsız bırakıldığını, bazı kurumların ise “görev alanına girmediği” şeklindeki yanıtlarla sorumluluktan kaçtığını belirtti. Açıklamada, “Yaşam hakkını ilgilendiren bir dosyada devlet kurumlarının sessiz kalması, hakikat arayışının önüne çekilmiş ikinci bir karanlık perde” denildi.
Milletvekilleri, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’ndan, Kovankaya/Mehre köyünde yerinde inceleme yapılmasını, Diril ailesi, aile avukatları, insan hakları örgütleri, Şırnak Barosu ve Süryani/Keldani kurum temsilcilerinin dinlenmesini talep etti.
Adalet Bakanlığı’na sunulan soru önergesinde de Hurmüz ve Şimuni Diril dosyasının Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından incelenen dosyalar arasında yer alıp almadığı soruldu.
Açıklamada, “Faili meçhullerle yüzleşme iddiası taşıyan her adımın samimiyeti, Diril dosyası karşısındaki tutumla ölçülecektir” sözleriyle, Hurmüz Diril’in akıbeti açıklığa kavuşana kadar dosyanın takipçisi olunacağı vurgulandı.
Dört vekilin Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle sunduğu soru önergesi şöyle:
Hürmüz Diril ve Şimoni Diril dosyası, Bakanlığınız bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından incelemeye alınan 638 dosya arasında yer almakta mıdır?
Dosya bu kapsamda yer alıyorsa, hangi tarihte incelemeye alınmıştır ve bugüne kadar hangi işlemler yapılmıştır?
Dosya bu kapsamda yer almıyorsa, Şimoni Diril’in öldürülmesi ve Hürmüz Diril’in akıbetinin hâlen açıklığa kavuşturulamaması karşısında bu dosyanın dışarıda bırakılmasının gerekçesi nedir?
Hürmüz Diril ve Şimoni Diril dosyasına ilişkin bugüne kadar milletvekilleri tarafından verilen yazılı soru önergeleri neden yanıtsız bırakılmıştır?
Bakanlığınız, önceki dönemlerde yanıtsız bırakılan yazılı soru önergelerini yeniden inceleyerek Meclise ve kamuoyuna gecikmiş de olsa açıklayıcı yanıt verme yönünde bir çalışma yürütecek midir?
Şimoni Diril’in öldürülmesi ve Hürmüz Diril’in kaybedilmesi sürecinde tüm faillerin, azmettirenlerin, yardım edenlerin ve olayla bağlantılı kişi ağlarının ortaya çıkarılması amacıyla Bakanlığınızca herhangi bir inceleme, müfettiş görevlendirmesi veya adli/idari denetim yapılmış mıdır?
Basına yansıyan telefon kayıtlarında sanık Apro Diril’e atfedilen “Ben devletin adamıyım” beyanı, muhbirlik iddiaları, kamu görevlileriyle temas, korunma beklentisi ve savcılık dosyasına erişim iddiaları Bakanlığınız tarafından incelenmiş midir?
Söz konusu telefon kayıtları ve HTS verileri bakımından aile avukatlarının ek soruşturma taleplerinin karşılanıp karşılanmadığı Bakanlığınızca araştırılmış mıdır?
Dosyada adı geçen kamu görevlileri, kolluk personeli, korucular, istihbari temas iddiası bulunan kişiler veya güvenlik birimleriyle ilişkili olduğu ileri sürülen şahıslar hakkında herhangi bir adli ya da idari işlem yapılmış mıdır?
Hürmüz Diril ve Şimoni Diril’in kaybolduğu bölgenin güvenlik kontrolünün yoğun olduğu dikkate alındığında; köye giriş çıkış kayıtları, jandarma kontrol noktası kayıtları, devriye çizelgeleri, operasyon kayıtları ve kamera/İHA görüntülerinin dosyaya eksiksiz kazandırılıp kazandırılmadığı Bakanlığınız tarafından incelenmiş midir?
Dosyadaki gizlilik kararlarının aile ve avukatların hakikate erişim hakkını ne şekilde etkilediğine ilişkin Bakanlığınızca herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Hürmüz Diril’in akıbetinin açıklığa kavuşturulması için 2020 yılından bugüne kadar yürütülen arama, soruşturma ve delil toplama işlemlerinin yeterliliği Bakanlığınızca denetlenmiş midir?
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın çalışma usul ve esasları nelerdir? Bu daire hangi ölçütlere göre dosya seçmektedir?
Daire Başkanlığı yalnızca kesinleşmiş faili meçhul cinayet dosyalarını mı incelemektedir, yoksa akıbeti hâlen belirlenemeyen kayıp kişi dosyaları da kapsamda mıdır?
Süryani/Keldani yurttaşların tarihsel olarak maruz kaldığı köy boşaltmaları, faili meçhul cinayetler, zorla kaybedilme iddiaları ve güvenli geri dönüş sorunları, Diril dosyası incelenirken özel bir kırılganlık ve ayrımcılık riski olarak ele alınacak mıdır?



