Türkiye’deki işçi hareketinin 70'lerdeki en önemli ve en dinamik liderlerinden Kemal Türkler, doğumunun yüzüncü yılı vesilesiyle bir kez daha hatırlandı.
22 Temmuz 1980’da henüz 54 yaşındayken evinin önünde vurularak öldürülen Kemal Türkler’in bu yıl ayrıca 100. doğum yılı idi. 100. doğum yılında Kemal Türkler Eğitim ve Kültür Vakfı (KETEV) ve Türkiye Sağlık Çalışanları Eğitim ve Dayanışma Vakfı (TÜSAV), 2026’yı “Kemal Türkler Yılı” ilan etti.
İki vakıf ve Kemal Türkler’in yıllar önce başkanlık yaptığı Birleşik Metal-İş’in girişimiyle hazırlanan “Kemal Türkler Fotoğraf Sergisi”, Türkler’in vurulduğu 22 Temmuz’dan bir gün önce 21 Temmuz’da Taksim Metro İstasyonu’nda açıldı.

Yıllar önce Türkler'in başkanlığını yaptığı Birleşik Metal-İş'in şu anki Genel Başkanı Özkan Atar, sergiyle alakalı “Kemal Türkler'in doğumunun 100'üncü yılında, Birleşik Metal-İş, KETEV ve TÜSTAV olarak 2026 yılını Kemal Türkler Yılı ilan ettik. Saraçhane Mitingi'nden Kavel Grevi'ne, DİSK'in kuruluşundan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi'ne, DGM Direnişleri'nden MESS grevlerine uzanan tarihsel süreç, sergide yer alan fotoğraflarla aktarılıyor. Her kare, Türkiye işçi sınıfının örgütlenme ve mücadele tarihine tanıklık ediyor.
2026 yılını Kemal Türkler Yılı ilan etmemizin ve bu sergiyi düzenlememizin nedeni, Kemal Türkler'in temsil ettiği sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışını yeniden işçi sınıfının gündemine taşımak. Kemal Türkler'in bıraktığı mirasa sahip çıkmanın en doğru yolu da bu anlayışı yaşatmak ve büyütmektir.

Kemal Türkler ve arkadaşları, işçi sınıfının kendi iradesine yaslanan bağımsız bir sendikal hareket yaratmak için mücadele etti. Onun katledilmesi de bu mücadeleyi durdurmayı amaçlayan tarihsel bir saldırının parçasıydı. Aradan geçen onca yıla rağmen örgütlenme, toplu sözleşme ve grev hakları üzerindeki baskılar sürüyor. Bu nedenle Kemal Türkler'in mirası bugün de işçi sınıfının mücadelesine yön veren en güçlü referanslardan biridir” dedi.
Haftalar süren hazırlığın ardından ziyaretçilerle buluşan sergi, Kemal Türkler’in kişisel hayatının ve mücadelesinin yanı sıra dönemin Türkiye işçi sınıfı mücadelesini ve dayanışmasını da gözler önüne seriyor. Her fotoğraf dönemin mücadele ruhuna kanıt niteliğinde.
Dönemin sendikal faaliyetlerinden TİP’in ve DİSK’in kuruluşlarına, Taksim’de kutlanan 1 Mayıslardan, DGM Direnişi ve MESS mücadelesine tanıklık edebileceğiniz sergi, 1950-80 arası 30 yıllık dönemin işçi sınıfına ve işçi sınıfının mücadelesine ışık tutuyor. Bunun yanı sıra sergi, Türkiye işçi sınıfı hareketinin unutulmaz önderlerinden Kemal Türkler’i ve davasını anlamak için de önemli bir referans oluşturuyor.
Terzi çırağı ve işçi Kemal

1926 yılında Denizli’de odunculuk yapan yoksul bir ailenin ilk çocuğu olarak doğan Türkler, genç yaşta terzi çırağı olarak çalışmaya başladı. 1947’de İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydolduğunda aynı dönemde Bakırköy Emayetaş Fabrikası’nda işçilik yaptı. Burada çalışırken işçi temsilcisi seçildi ve bu sayede sendikal yaşamı başladı. 1954’te Maden-İş Sendikası’nın genel başkanlık görevini üstlendi. 13 Şubat 1961’de Türkiye İşçi Partisi kurulduğunda Türkler de kurucular arasındaydı. Maden-İş, Basın-İş, Lastik-İş, Gıda-İş; 13 Şubat 1967’de Türk-İş’ten ayrılıp Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nu (DİSK) kurdular. 1977 yılının sonuna kadar DİSK’in genel başkanlığını yürüten Kemal Türkler, 22 Temmuz 1980 günü evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. Yaşamını sınıf mücadelesine adayan Türkler, ardında büyük bir mücadele mirası bıraktı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da 22 Temmuz’da Topkapı’daki mezarı başında ailesi, sevenleri ve sendikacılar tarafından anıldı.
Birleşik Metal-İş’in, DİSK’in, TÜSAV’ın, Kadir Has Üniversitesi’nin, USTE’nin arşivlerinin yanı sıra Nilgün Türkler Soydan’ın, Aydın Çetinbostanoğlu’nun ve Canol Kocagöz’ün kişisel arşivlerinden de alınan 64 fotoğraf, 26 Temmuz Pazar gününe kadar Taksim Metro İstasyonu’nda sergilenmeye devam edecek.



