Uluslararası Af Örgütü’nden araştırma
"Gazze’de yaşlılar İsrail’in ablukası altında gözardı edilen bir sağlık krizi yaşıyor"
HelpAge International ve Uluslararası Af Örgütü’nün yeni araştırması, Gazze’de İsrail’in süren yardım ve temel ilaç ablukası ve yakın zamanda insani yardım örgütlerine getirilen yasak nedeniyle, yaşlıların gözardı edilen bir fiziksel ve ruhsal sağlık krizi yaşadığını gösteriyor.
Uluslararası Af Örgütü Araştırma, Savunuculuk, Politika ve Kampanyalar Kıdemli Direktörü Erika Guevara-Rosas, silahlı çatışma dönemlerinde yaşlıların ihtiyaçlarının genellikle gözardı edildiğini hatırlatarak, “Gazze’de yaşlılar, İsrail’in Gazze’deki Filistinlilerin fiziksel varlığına son vermek için hesaplanmış yaşam koşullarını kasten oluşturmasının doğrudan bir sonucu olarak, benzeri görülmemiş bir fiziksel ve ruhsal sağlık çöküşü yaşıyor. Evlerinin yıkılması ve defalarca yerlerinden edilmelerinin ardından, çoğu yaşlı hâlâ onur kırıcı yaşam koşullarına ve vahim bir insani duruma maruz kalıyor. İsrail yetkilileri ablukayı derhal ve koşulsuz kaldırmalı, ilaç ve barınma malzemeleri de dahil temel ihtiyaç ürünlerinin engelsiz erişimine izin vermeli” dedi.
Araştırmaya göre Gazze'de, çoğu yıkık dökük çadırlarda ve geçici barınma yerlerinde yaşayan Filistinliler, kışın bir de kanalizasyon taşması ve sel baskınlarıyla mücadele ediyor ve sert rüzgârlara maruz kalıyor. İsrail aynı zamanda, Gazze’de ve Batı Şeria’da çalışma yürüten 37 sivil toplum örgütünün faaliyet izinlerini 1 Ocak’ta askıya aldı ve 60 gün içinde faaliyetlerini sonlandırmalarını istedi.
HelpAge International anketinin bulguları
HelpAge International, Gazze’de 416 yaşlının katılımıyla bir anket çalışması gerçekleştirdi ve bulgularını, “Dayanma Gücünün Ötesinde: Gazze’de yaşlıların hayatta kalma” mücadelesi başlıklı raporunda yayınladı.
Ciddi gıda yoksunluğunun ve temel hizmetlerin çöküşünün damga vurduğu koşullarda, yaşlılar gözardı edilen risklerle karşılaşıyor. İhtiyaçları büyük ölçüde görünmez kalıyor.
Anketin temel bulguları arasında şunlar yer alıyor:
- “Yaşlılar şiddetli barınma yoksunluğu yaşıyor: Ankete katılanların yüzde 76’sı, genellikle aşırı kalabalık çadırlarda yaşıyor. Yüzde 84’ü, mevcut yaşam koşullarının onurlarına ve mahremiyetlerine zarar verdiğini belirtti.
- Yerinden edilme sürekli ve denge bozucu şekilde meydana geldi: Yüzde 79’u Ekim 2023’ten bu yana en az üç kez yerinden edildi. Bu, aile desteğini azalttı, yalnızlaşmayı artırdı.
- Sağlık sorunları yaygın ve büyük ölçüde ilgisiz bırakılıyor: Kronik ağrı ve hastalıklar oldukça yaygın olmasına rağmen, ilaca ve sağlık hizmetine erişim son derece kısıtlı. Yüzde 42 “bazen”, yüzde 18 “nadiren” ilaca erişebildi. Yüzde 68’i, ilaç stoku olmadığı için tedaviyi yavaşlattı veya durdurdu. Yalnızca yüzde 17 eksiksiz sağlık hizmeti olduğunu bildirdi. Kronik hastalıkların tedavisi yüzde 31 ile genellikle en az bulunan sağlık hizmeti olarak tanımlandı.
- Gıda güvensizliği akut ve hayati tehlike oluşturabilecek bir sorun: Yanıtlayanların yarısı, desteğe erişimin ateşkesten beri daha kolay olduğunu söylerken, yüzde 11’i son 24 saat içinde hâlâ hiç yemek yememiş, yüzde 48’i ise diğerlerinin yiyebilmesi için kendi öğününü azaltmıştı.
- Ruhsal sağlık üzerindeki baskı son derece şiddetli ve beslenmeyi doğrudan etkiliyor: Yüzde 77’si üzüntü, kaygı, yalnızlık veya uykusuzluğun iştahını azalttığını ve sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.
‘Hayatım daha da içler acısı oldu’
Bu bulgular, Uluslararası Af Örgütü’nün araştırmasıyla da desteklendi. Uluslararası Af Örgütü bu araştırma için Zawayda bölgesinde yerinden edilenler için kurulan ve yaşam koşullarının aşırı zorlayıcı olduğu kamplardaki çadırlarda yaşayan, işgal altındaki Gazze Şeridi’nin tüm bölgelerinden 12 kişiyle görüştü. Görüşülenler, bulunamadığı veya fiyatları üç-dört katına çıktığı için var olan kronik hastalıkların tedavisine yönelik ilaçları, kesmek veya kısıtlamak zorunda kaldıklarını belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, Ekim 2025 itibarıyla Gazze’deki 36 hastanenin 14’ünden azı kısmen hizmet veriyor, rehabilitasyon hizmetlerinin ise üçte birinden azı sağlanabiliyordu. Bu, yaşlıların bakıma erişimini aşırı kısıtladı. Bazı yaşlılar ciddi kilo kaybetti. Çoğu, her zaman yeterince besleyici gıda sağlayamayan aşevlerine bağlıydı. Yerinden edilenleri barındıran kamplarda, genellikle engebeli ve kumlu zemin, tekerlekli sandalye veya yürüteç kullananların serbestçe hareket edebilmesini engelleyerek, onları yakınlarına bağlı hale getirdi.
61 yaşındaki Muhammed Bili, Ekim 2023’ten bu yana yedi kez yerinden edildi. Haftada üç kez diyalize girmesi gerekiyor ancak tedavi gördüğü sağlık merkezi yıkıldı ve artık yalnızca haftada iki kez, daha kısa sürelerle diyalize girebiliyor. Kampın zemininde tekerlekli sandalyesini kullanmakta güçlük çekiyor ve yaklaşık 20 kilo kaybetmiş. ‘İhtiyaç duyduğum sıklıkta diyalize giremediğim için kollarım aşırı tutuluyor, kaslarım çok zayıfladı’ diye konuştu.
88 yaşındaki Samira El Şava, kendi başına hareket edebilmek için yürüteç kullanıyordu. Şimdi bir kampta yaşıyor ve kumlu zemin nedeniyle hiç yürüyemiyor. Vaktinin çoğunu bir çadırdaki derme çatma yatağında geçiriyor. Aşevleri ona gıda götürüyor ancak yetersiz ve besleyici değil. Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 20 kilo kaybetmiş.
Yaklaşık 90 yaşında olan Sadıka El Baravi, Ekim 2023’ten bu yana üç kez yerinden edildi. Oğlu, gelini ve dört torunuyla Selam Kampı’nda çadırda yaşıyor. Diyabet ve tansiyon hastası. Yaklaşık 25 kilo zayıflamış. Ocak 2025’te bir gece tuvalete giderken düşüp yaralandığı için ayakta duramıyor, yürüyemiyor. ‘O zamandan beri hayatım daha da içler acısı oldu’ diyerek ekledi: ‘Bizler çiftçiyiz. Köyümüzde toprağımız ve en iyisinden taze yiyeceklerimiz vardı, şimdi hiçbir şeyimiz yok.”
Arka plan
Araştırmaya göre 60 yaş üzerindekiler, Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 5’ini oluşturuyor. Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, Aralık 2025 başı itibarıyla, Gazze’de Ekim 2023’ten o tarihe kadar 4 bin 813 yaşlı öldürüldü. Bu, örneğin imha edilen sağlık altyapısı nedeniyle meydana gelen dolaysız ölümleri kapsamıyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’nın (UNRWA) bir raporuna göre, yaşlıların çoğu, çatışmalar veya yerinden edilme karmaşası nedeniyle onlara bakım verenlerle iletişimini kaybetti. Uluslararası Af Örgütü, yaşlıların silahlı çatışma durumlarında artan risk altında olduğunu ve insani ihtiyaçlarının sistematik olarak gözardı edildiğini belgeledi.

