Gazze ateşkes anlaşmasının imzalanmasının birinci yılı için, aralarında Uluslararası Af Örgütü, Save the Children, Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı gibi kurumların da bulunduğu 100’den fazla insani yardım, insan hakları ve sivil toplum örgütü ortak açıklama yayınladı. Örgütler, ateşkesin yalnızca kâğıt üstünde olduğunu, İsrail güçlerinin her gün Filistinlileri öldürmeye ve yaralamaya devam ettiğini, yardım, ekipman ve inşaat malzemelerine yönelik kısıtlamaların ailelerin hayatlarını yeniden kurmasına engel olduğunu belirtti. İşgal Altındaki Filistin Toprağı’ndaki durum üzerine çalışan örgütler yaptıkları açıklamada, Gazze’deki ölüm ve yıkımın ateşkes anlaşması kılıfıyla normalleştirilemeyeceği uyarısı yaptı.
“Hesap verebilirlik enkazın altına süpürülemez” diyen Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Gazze’nin iyileşmesi ve geleceği, uluslararası hukuka, adalete ve savaştan zarar görenlerin haklarına dayalı bir çerçeveden ayrılamaz. İsrail’den hesap sormakta ve İsrail’e Uluslararası Adalet Divanı’nın bağlayıcı kararlarına uyması için baskı yapmaktaki ısrarlı başarısızlık, Filistinlilere karşı kitlesel boyutta katliam suçlarını körüklemeye devam etmektedir.”
Çıplak elle enkazdan yüzlerce cenaze çıkarıldı
Son bir yıl içinde, İsrail’in hava saldırıları, silahlı saldırıları ve askeri operasyonlarında en az 327’si çocuk olmak üzere 1.400’den fazla Filistinli öldürüldü. İsrail yetkilileri, enkaz altındaki cenazelere ulaşmak için gerekli iş makinelerinin girişini kısıtladığı için aileler ve kurtarma çalışanları, genellikle çıplak elle enkazdan yüzlerce cenazeyi çıkardı. Çok daha fazlası hâlâ enkaz altında ve ulaşılamaz durumda. İsrail ordusu, sözde Sarı Hat’ı Gazze’nin daha da içerisine, anlaşmada belirlenen geri çekilme hattının ötesine taşıyarak, Filistinlileri gitgide daralan ve aşırı kalabalık hale gelen bir bölgeye sıkışırdı.
Hâlâ çocukların öldürüldüğü ve ailelerin hayatlarını yeniden kuramadığı bir ateşkesin anlamının olmadığına dikkat çeken Save the Children CEO’su Inger Ashing, şöyle konuştu:
“Ateşkes ilan edildiğinden beri neredeyse her gün bir çocuk öldürüldü. Aileler dayanılmaz bir kayıp ve yoksunluk döngüsüne sıkışmış durumda, iyileşemiyorlar. Bu anlaşmayı destekleyen hükümetler öldürmeleri durdurmak ve çocukların gıda, sağlık hizmeti, barınma ve eğitime erişebilmesini sağlamak için nüfuzlarını kullanmalı. Gazzeli çocukların güvenliğe ve geleceğe hakkı var. Devletler, her ikisini de sağlayacak güce sahip ve bu güçlerini kullanmalılar.”
Soğuk ve seller arasında dördüncü kış
Yakın zamandaki uydu görüntüleri, İsrail güçlerinin yol açtığı yıkımın boyutlarını gösteriyor: Mahalleler enkaza çevrildi, evler yerle bir edildi ve tarım arazileri yok edildi. Gazze genelinde yapıların yaklaşık üçte ikisi yıkıldı, yıkılan yapılar da dahil yüzde 80’den fazlası hasar gördü.
Kış mevsimi yaklaşırken yüz binlerce aile hâlâ çadırlarda, kendi olanaklarıyla yaptıkları barınma yerlerinde veya hasarlı evlerde yaşıyor. Soğuk hava, rüzgâr ve sellerle geçecek dördüncü kışa hazırlanıyor. Gazze’de yaklaşık her dört haneden biri, şu an bir kadının idaresinde ve bu aileler daha yaygın olarak güvensiz veya yetersiz barınma yerlerinde yaşıyor. Çoğu insan için gidecek güvenli hiçbir yer yok. Aileler savaşta hasar görmüş, çökme riski altındaki binalara sığınıyor. Eylülde 12’si çocuk 21 kişi, Gazze şehrinde hasarlı bir binanın çökmesi sonucu öldü.
Norveç Mülteci Konseyi Genel Sekreteri Jan Egeland, konuyla ilgili şunlara dikkat çekti: “Ateşkesin imzalanmasından tam bir yıl sonra Gazze’de Filistinliler için bu kadar az şeyin düzelmesi son derece utanç verici. Aileler hâlâ hasarlı ve tehlikeli binalara sığınmakla dayanılmaz hava koşullarına sahip çadırlarda yaşamak arasında imkânsız bir tercih yapmaya zorlanıyor. Kış yaklaşırken tüm devletler, Filistinlilerin toparlanma ve yeniden inşa gibi çok büyük bir işe başlayabilmesi için yardım akışının engelsiz şekilde artmasını sağlayacak somut adımlar atmalı.”
1,4 milyon kişi açlıkla karşı karşıya
Gazze’deki 36 hastanenin hiçbiri tam olarak hizmet veremezken, kritik seviyede ilaç, ekipman ve yakıt sıkıntısı devam ediyor. Küvözlerdeki yenidoğan bebekler, oksijene bağlı veya yoğun bakımdaki hastalar, yaşlılar, engelliler ve kalıcı sakatlanmaları olan yaralılar, uzmanlaşmış tedavi, rehabilitasyon ve destekleyici hizmetler çok kısıtlı olduğu için akut risklerle karşı karşıya. En az 4.000’i çocuk 18.500’ü aşkın hasta hâlâ tıbbi amaçlı tahliyeye ihtiyaç duyuyor ve 1.000’den fazla hasta tahliye edilmeyi beklerken hayatını kaybetti.
Öte yandan yıl sonuna yaklaşırken 1,4 milyon kişi kriz seviyesinde açlık veya daha şiddetli gıda güvensizliği yaşıyor. Ayrıca güvenli olmayan su kaynakları ve ağır hasar gören sanitasyon sistemleri, önlenebilir hastalıkların yayılmasına yol açmayı sürdürüyor.
Bir yıl sonra, eğilim gayet açık: Aileler hâlâ öldürülüyor. Çocuklar hâlâ önlenebilir hastalıklar nedeniyle ölüyor. Gazze hâlâ patlamamış mühimmat dolu. Evlerin enkazı kaldırılamıyor ve çaresizce yardıma ihtiyaç duyan insanlara yardım ulaştırılamıyor. Ateşkesin sağlaması beklenen koşullar bunlar değildi. Bu koşullar, BM Araştırma Komisyonu’nun Eylül 2025’te ve Haziran 2026’da olmak üzere iki defa, İsrail’in soykırım işlediği sonucuna varmasına yol açan koşulların aynısı. Uluslararası toplumun sorumluluğu, kâğıt üzerinde anlaşmakla bitmiyor.
Filistinli örgütlerin yıkılmış ofisler, yerinden edilmiş çalışanlar ve tükenen bütçelerle devasa ihtiyaçlara yanıt vermek zorunda kaldığını belirten Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Ebu Ramazan, “Yerel ve ulusal örgütler bu ihtiyaçlara ilk yanıt verenler ve böyle de kalacaklar ancak korunmamız gerekli. Devletler İsrail’in saldırılarını ve çalışmalarımıza yönelik kısıtlamalarını sonlandırmak için harekete geçmeli. Bağışçılar ise ihtiyaçları karşılamak için doğrudan ve esnek finansman sağlamalı” dedi.
Gazze'den notlar
Can kaybı ve yaralı sayısı: Gazze Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, ateşkes döneminde en az 327 çocuk öldürüldü, 547 çocuk yaralandı. Toplamda 5.000’den fazla kişi yaralandı (Dünya Sağlık Örgütü - Global Health Cluster), enkazdan 630’dan fazla cenaze çıkarıldı. Çok daha fazlası hâlâ enkaz altında veya İsrail’in askeri kontrolü altındaki bölgelerde ulaşılamaz durumda (BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği-BMİHYK).
Sarı Hat: Ateşkesin yürürlükte olduğu yıl, İsrail’in kontrolü altındaki bölge Gazze’nin yüzde 53’ünden yüzde 63’üne çıktı (BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi-OCHA).
Tahribat: Yapıların yüzde 82’si hasar gördü, üçte ikisinden fazlası tamamen yıkıldı (BM Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı-UNRWA). 61 milyon ton enkaz oluştu (Son 18 yıldır dünya genelindeki tüm savaşlarda meydana gelen miktarın 20 katına eşdeğer; The Guardian ve BM Kalkınma Programı-UNDP).
Tahribat ateşkes döneminde devam ediyor: 11 Ekim 2025 ile 11 Ağustos 2026 tarihleri arasında tamamen yıkılmış olarak sınıflandırılan yapılar yüzde 9 arttı (UNRWA ve BM Uydu Merkezi-UNOSAT).
Enkaz kaldırma çalışmalarının, uluslararası suçların kanıtlarını imha edebileceğine ilişkin kaygılar dile getirildi. Enkaz altında en az 10.000 cenaze daha olduğu tahmin edilmektedir (BMİHYK).
Sağlık durumu: Motoryağı ve yedek parça sıkıntısı hastaneleri, elektrik kullanımını kısıtlamak zorunda bırakıyor. İnsani yardım araçları ve ambulanslar çalışamıyor. Gebelikle ilgili sağlık sorunları da dahil önlenebilir/tedavi edilebilir hastalıklar ölümlere yol açıyor (OCHA).
Kadınların idaresindeki haneler: Her dört haneden biri; savaş öncesi oranın neredeyse iki katı (BM Kadın Birimi).
İnsani yardım finansmanı: Temmuz itibariyle 2026 yılında gerekli insani yardım finansmanının yüzde 40’ından azı sağlandı (OCHA).
Su güvenliği: 10 haneden 9’undan azında var (OCHA).
İmzacıların tam listesi için tıklayın.



