GOFOR (Gençlik Örgütleri Forumu) ve Hafıza Merkezi’nin “Gençlerin Gözünden Müzakere Süreci: Duygular, Deneyimler ve Beklentiler” raporu yayınlandı. Rapor, gençlerin Türkiye’de devam eden müzakere sürecine yalnızca destek ya da karşıtlık üzerinden yaklaşmadığını; umut, kaygı, şüphe, aidiyet, gündelik deneyimler ve demokratikleşme beklentilerinin bu sürece dair tutumlarını birlikte şekillendirdiğini ortaya koyuyor.
18 Haziran'da yayınlanan dokuz bölümden oluşan raporda şu başlıklar yer alıyor: Kimlik ve Aidiyet, Süreci Karşılayan Zemin: Nasıl Bir Türkiye?, Gençlerin Gündelik Yaşamından “Demokratikleşme” İhtiyacının İzleri, Gençlerin Gözünden Kürt Meselesi, Gençlerin Süreçle Bağı, Gençlerin Toplumsal Barış Beklentisi ve Barışın Koşulları, Gençler İçin Bir “Yakın İlişki Testi”, Gençlerin Gözünden Toplumsal Barışın Önündekİ Engeller, Gençlerden Süreç İçin Yasal Yol Haritası.
GOFOR (Gençlik Örgütleri Forumu) ve Hafıza Merkezi’nin hazırladığı rapor, gençlerin Türkiye’de devam
eden müzakere sürecine yalnızca destek ya da karşıtlık üzerinden yaklaşmadığını; umut, kaygı, şüphe,
aidiyet, gündelik deneyimler ve demokratikleşme beklentilerinin bu sürece dair tutumlarını birlikte
şekillendirdiğini ortaya koyuyor.
Gençlerin büyük çoğunluğu örgütsüz
Araştırmaya göre gençlerin yüzde 90,5'i herhangi bir topluluğa, siyasi partiye, derneğe ya da vakfa üye değil. Siyasi parti üyeliği yüzde 8,3 seviyesinde kalırken, sivil toplum kuruluşu, dernek veya vakıf üyeliği yüzde 1,6, öğrenci topluluğu üyeliği ise yalnızca yüzde 0,5 olarak ölçüldü.
Raporda bu durumun, gençlerin ülkenin gidişatına etki edememe hissi ve karar alma süreçlerinden haberdar olmama duygusuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Siyasi yelpaze durumu
Araştırma, gençlerin kendilerini tanımlarken keskin bir kutuplaşmadan ziyade geniş bir siyasi spektruma yayıldığını gösteriyor. Buna göre gençlerin yüzde 30,9'u kendisini solda, yüzde 33,5'i merkezde, yüzde 35,6'sı ise sağda konumlandırıyor.
Aidiyet duygusu yüksek
Türkiye'ye aidiyet duygusuna ilişkin soruda gençlerin yüzde 83,9'u "Yaşadığım ülkeye ve topluma ait hissediyorum" yanıtını verdi.
Öte yandan gençlerin Türkiye'nin en önemli sorunlarına ilişkin değerlendirmelerinde ekonomi ve işsizlik yüzde 34,1 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 33,1 ile hukuk ve adalet, yüzde 11,4 ile eğitim sistemi, yüzde 7,4 ile yolsuzluk ve torpil izledi.
En büyük sorun istihdam
Araştırmanın "Nasıl Bir Türkiye?" başlıklı bölümünde gençlerin hayatlarını en fazla etkileyen sorunlar da sıralandı. Buna göre istihdam yüzde 33,3 ile ilk sırada yer alırken, eğitim yüzde 26,6 ile ikinci, ifade özgürlüğü ise yüzde 16,5 ile üçüncü sırada yer aldı.
Bu başlıkları sırasıyla barınma, ayrımcılığa uğramama, sağlık, örgütlenme ve katılım sorunları takip etti.
Ekonomik adalet konusunda ise gençlerin yüzde 89,4'ü sosyoekonomik eşitsizliklerin azaltılmasını toplumsal barışın önemli koşullarından biri olarak görüyor.
Her 10 gençten 7'si toplumsal barışın mümkün olduğuna inanıyor
Araştırmanın toplumsal barış bölümünde gençlere "Toplumsal barışın sağlandığı bir Türkiye'nin mümkün olduğuna inanıyorum" ifadesi yöneltildi. Sonuçlar, her 10 gençten 7'sinin bu görüşe katıldığını ortaya koydu.
Buna karşın gençlerin yalnızca yüzde 35,8'i müzakere süreçlerine dahil edildiğini düşünüyor. Rapor, gençlerin sürece genel olarak destek verdiğini ancak kendilerini sürecin öznesi olarak görmediklerini ortaya koyuyor.
Araştırmaya göre gençler; hukuk devletinin güçlendirilmesi, bireysel özgürlüklerin korunması, eşit vatandaşlık, geçmişle yüzleşme, sosyoekonomik eşitsizliklerin giderilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve farklı toplumsal grupların bir arada yaşayabilmesi gibi başlıklarda güçlü bir ortaklaşma sergiliyor.
Raporda ayrıca müzakere süreçlerine ilişkin tutumlar, Kürtçenin resmi dil olarak tanınmasına yönelik görüşler ve vicdani ret hakkı gibi başlıklara ilişkin veriler de yer alıyor.
1. Gençlerin %70,1’i ülkenin gidişatını “kötü” buluyor. Bu memnuniyetsizlik tek bir kümeye sıkışmış değil, kuşağa yatay biçimde yayılmış durumda.
2. Gençler için ülkenin en büyük iki sorunu ekonomi (%34,1) ile hukuk-adalet (%33,1). Milli güvenlik/terör ise yalnızca %1,9 oran ile en son sıralarda yer alıyor. Kamusal söylemde merkez kavram olan “güvenlik” gençler için arka planda kalıyor.
3. Gençlerin %68,7’si yargıya güvenmiyor. Yargıya güvensizlik eğitim arttıkça yükseliyor ve üniversite mezunlarının dörtte üçüne güvensizlik hâkim.
4. Gençlerin %53,3’ü ülkenin gidişatına etki edemediğini düşünüyor.
5. Gençlerin %49’u yetiştiği evde siyaset konuşulurken dikkatli olunduğunu söylüyor. Anadili Kürtçe olan gençlerde aile içi politik suskunluk %58,6’ya çıkıyor.
6. “Kürt kimliği toplumda kabul görüyor mu?” sorusunda anadili Kürtçe olan gençler (%61,6), anadili Türkçe olanlardan (%50,6) daha yüksek bir kabul algısı bildiriyor.
7. Gençler meseleyi kabaca iki pencereden okuyor: haklar ve eşit vatandaşlık perspektifi (%36,6) ile güvenlik ve dış tehdit perspektifi (%29,5). Destekçiler haklar diliyle, karşıtlar güvenlik diliyle düşünüyor.
8. Anadili Kürtçe olan gençlerin %54,3’ü meseleyi haklar penceresinden okuyor. Anadili Türkçe olanlarda haklar yaklaşımı ile güvenlik yaklaşımı neredeyse eşit ağırlıkta.
9. Gençlerin %60,9’u Müzakere Süreci’nden haberdar ama TBMM komisyonunu bilenlerin oranı %32,4’e, takip edenlerin oranı %19,8’e düşüyor. Gençlerin özel olarak dinlendiği toplantıdan haberdar olanlar yalnızca %12,2 oranında. Süreç adıyla biliniyor, mekaniğiyle bilinmiyor.
10. Süreç bir öfke meselesi değil, bir kaygı meselesi. Kaygı hissedenlerin oranı %52,2, öfke hissedenlerin oranı %42,3. Kuşağın baskın duygusu kategorik bir reddiye değil, tetikte oluş.



