Çanakkale İmroz’a (Gökçeada) bağlı Yeni Mahalle’de, mülkiyetini Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün aldığı, 18. yüzyılda inşa edildiği düşünülen Aya Varvara Kilisesi ve tarihi mezarlığı, ticari bir projeyle karşı karşıya. Adadaki Rum Ortodoks toplumunun 2023 yılından bu yana bakım ve onarım amacıyla kiralama taleplerine yanıt verilmezken, tarihi mezarlık alanına bir avukat tarafından otel inşa edilmek istendiği ve ağaç kesimine başlandığı ortaya çıktı.

Gökçeada ve Bozcaada Metropoliti Kyrillos Sykis, gelişmeleri ve taleplerini gazetemize anlattı.
Metropolit, “Çanakkale İmroz’a (Gökçeada) bağlı Yeni Mahalle’de bulunan mazbut durumdaki Aya Varvara Kilisesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait. Buradaki bütün taşınmazlar mazbut durumda ve Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı. Bir vakfın mazbut duruma düşmesi için etrafında ya da çevresinde hiç Hıristiyan kalmaması gerekiyor. Fakat burada her zaman Hıristiyanlar vardı, hâlâ da var. Hiçbir zaman boş kalmadı, hep birileri vardı. Bir şekilde mazbut oldu. Kilisenin sahip olduğu tüm bu taşınmazlar içerisinde bir de eski mezarlık var. Tam kilisenin karşısında. Bu arsanın içinde kilisenin bir ofisi de bulunuyor, ayin sonrası kahve içilen bir salon” bilgisini veriyor.

2023'ten itibaren bu alanı kiralamak istediklerini ve bu konuda dilekçeler sunduklarını söyleyen Metropolit Kyrillos, “Az sayıdaki mezarların bakımını ve alanın onarımını yapmak için izin istedik. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne kaymakamlık aracılığıyla bir dilekçe verdik. Fakat şu ana kadar herhangi bir yanıt alamadık. Cevap vermemekle kalmadılar, yakın bir tarihte öğrendik ki İstanbul’dan bir avukat, bu alanın içine yaklaşık 1.500 metrekare genişliğinde bir otel yapmayı düşünüyor. Avukatın kendisinden öğrendik bu bilgiyi. Çünkü buraya geldi ve ağaç kesmeye başladı. Oraya hem otel yapacağını hem de kilisenin salon olarak kullanılan odasını alacağını söyledi” şeklinde konuşuyor.
“Bölge halkının taleplerine saygı duyulmalı”
Kira kontratını görmediklerini dile getiren Kyrillos, “Söz konusu alan mezarlık olduğu için biz bunu saygısızlık olarak kabul ediyoruz. Şu anda mazbut durumda ve vakfa ait olan bir mal varlığı. Yarın bir gün, bu mazbutluk durumu düşerse ve geri iade edilirse, o zaman buraya yapılacak olan otel ya da her ne ise ona ne olacak? Bu alan, sit ya da arkeoloji alanı da olabilir. Çünkü mezarlığın tarihi epey eski. Biz kiralamak istediğimiz hâlde neden bize verilmedi de başkasına veriliyor? Ağaçlarımızı kesmişler ve alanı kazacaklarını söylediler bize. Henüz bir şey başlamadı ama burada oturan bölge halkı bu duruma tepki göstereceğini söylüyor. Bu insanların hepsi Türkiye vatandaşı Rumlar ve taleplerine saygı duyulmalı” cümlelerini kullanıyor.
Alanın daha önce de kiralandığı bilgisini paylaşan Kyrillos, “Kiracı, zeytin ağaçlarından zeytin toplayıp yağ yapıyordu. Bu bizi rahatsız eden bir şey değildi çünkü oraya zarar vermiyordu. Fakat hem mezarların tehlikeye girmesi, hem bu salonun elimizden alınmak istenmesi günah. Kötü bir durum ne yazık ki. Haberlere, mezarlığa yapılan saygısızlık olarak yansıyacak. Biz, bir sorun çıkmasını istemiyoruz. Kardeşçe ve barış içinde yaşamak istiyoruz. Ama bir takım şeylere de saygı duyulmasını bekliyoruz. Bu bölgede yaşayan cemaat mensupları var, yaşları da ileri düzeyde. Bu mezarlara gidip kandiller yakıyorlar ve bu duruma üzülüyorlar. Kiralama işleminin iptal edilmesi, yapılan çalışmaların durdurulması, mezarlıkta herhangi yeni bir inşaatın başlamaması ve zeytin ağaçlarının kesilmemesini istiyoruz” diyor.




