Ermeni ve Polonez cemaatlerine mensup yurttaşlardan 77 yaşındaki emekli kimya mühendisi Vaçek Golba, Polonezköy’deki aile arazisi nedeniyle 2023 yılında 1 milyon 50 bin dolarlık bir senetle karşı karşıya kalmıştı. Faizle birlikte giderek büyüyen borç, icra dosyasındaki güncel kapak hesabına göre 70 milyon TL’ye yaklaşmıştı. Golba, böyle bir borç ilişkisinin hiçbir zaman kurulmadığını ve senedin sahte şekilde düzenlendiğini başından beri savunuyordu.
Ancak İcra Hukuk Mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu raporlarında, senetteki imzanın Golba’nın eli ürünü olduğu yönünde görüş bildirilmişti. Bu raporlar üzerine, Golba’nın suç duyurusu sonucunda başlatılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve soruşturma dosyası kapatılmıştı. Böylece Golba, astronomik tutardaki bir borç iddiasıyla karşı karşıya kalmıştı.
Agos’un dikkat çektiği eksiklik doğrulandı
Agos’un Golba’nın avukatı Saro Bengliyan ile görüşerek yayınladığı haberde, önceki bilirkişi ve Adli Tıp incelemelerinin yalnızca imzanın aidiyetiyle sınırlı kaldığına dikkat çekilmişti. İmzanın Golba’nın eli ürünü olmasının, imzanın doğrudan bu senedin altına onun tarafından atıldığını tek başına göstermeyeceği vurgulanmıştı.
Haberde ayrıca senet üzerinde çerçeve imza, sürşarj, tahrifat veya imzanın başka bir belgeden taşınması ihtimallerinin araştırılmadığı belirtilmişti. Golba’nın avukatı da borçlu olunmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasında yapılacak kapsamlı incelemenin, senedin gerçek düzenlenme biçimini ortaya çıkaracağını ifade etmişti.
Menfi tespit davasını yürüten mahkemece alınan yeni bilirkişi raporu, bu inceleme eksikliğini doğruladı.
İmza Golba’ya ait, ancak senedin altına onun tarafından atılmamış
Mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyeti, bu kez incelemeyi yalnızca imzanın kime ait olduğuyla sınırlı tutmadı; senet kâğıdının fiziki yapısını ve imzanın belgeye nasıl yerleştirildiğini de teknik olarak inceledi.
Golba’nın avukatı Saro Bengliyan’ın verdiği bilgiye göre incelemede senet kâğıdı üzerinde çeşitli kalıntı ve artıklar, deformasyonlar ile yapıştırıcı madde izleri tespit edildi. Bilirkişi, imzanın Golba’nın eli ürünü olduğunu; ancak doğal çizgi akışını taşımadığını ve kesintiye uğradığını belirledi. Raporda, bütün bu bulgular birlikte değerlendirilerek imzanın başka bir belgeden alınarak senede sonradan taşındığı sonucuna ulaşıldı.
Golba’nın avukatı Bengliyan, raporla birlikte dosyada başından beri savundukları hususun açıklığa kavuştuğunu belirtti ve “İmza Vaçek Golba’ya ait, ancak bu senedin altına onun tarafından atılmamış” dedi.
Menfi tespit davasını yürüten mahkemenin yaptırdığı kapsamlı inceleme sonucunda, Golba’nın yaklaşık dört yıldır dile getirdiği sahtecilik iddiası ilk kez senedin fiziki yapısına ilişkin teknik bulgularla doğrulanmış oldu.
Avukat Bengliyan’ın değerlendirmesine göre dosyadaki hukuki uyuşmazlığın sona ermesiyle, Vaçek Golba’nın yanı sıra Türkiye Ermeni toplumuna mensup eşi ve kızlarının yaklaşık dört yıldır yaşadığı sıkıntılı süreçte çok önemli bir gelişme yaşandı.



