Bir köyün, dilin ve direnişin hikâyesi: Şahit
Hah’ta kalan son Süryani tanığın anadili mücadelesi
Mezopotamya’nın en eski halklarından olan Süryaniler, tarih boyunca pek çok kez çeşitli baskılardan dolayı Turabdin (Mardin ve çevre iller) bölgesinden göç etmek zorunda kaldı. Doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda bırakılan Süryaniler, zamanla Mezopotamya’da “azınlık” durumuna düştü.
Midyat ilçe merkezine 22 km uzaklıkta bulunan Hah (Anıtlı) köyü de, Süryaniler arasındaki adı “dinlenme yeri” anlamına gelen köklü bir yerleşim yeri. Eşsiz tarihi ve mimari zenginliğe sahip olan Hah, Süryanilerin en eski köylerinden biri ve Turabdin’in en eski dini merkezlerine ev sahipliği yapıyor. Köyde, daha sonra Meryem Ana Kilisesi’ne dönüştürülen Hıristiyanlık adına yapılan ilk anıtın yanı sıra, MS. 4. ve 5. yüzyıla tarihlenen birçok kilise bulunuyor. Özgün bir mimariye sahip olan bu yapıların en önemlilerinden biri de Mor Sobo Katedrali.
Ancak zorunlu göçler nedeniyle Hah’ta 20 Süryani aile yaşıyor ve geçimini ağırlıklı olarak tarım-bağcılık ile hayvancılıktan sağlıyor. Köyü terk etmeyen bir avuç Süryaniden Benyamin Aydın, köy işleri dışında Süryanice dil öğretmenliği yapıyor. Anadillerini bilmedikleri için anne ve babasıyla Kürtçe konuşmak zorunda olan Benyamin, bölgede yaşayan, ölen insanlar, zaman ve tarihi yapılar gibi tüm olan bitene “şahit”. Anadili Süryaniceyi yaşatmak için Hah’ta yaşam sürdüren Benyamin’in hikâyesi de, yönetmenliğini Ahmet Kılıç’ın yaptığı Şahit belgeseline 2023 yılında konu oldu.
Geçtiğimiz günlerde Youtube’da da erişime açılan “Şahit” belgeselinin hikâyesini yönetmeni Ahmet Kılıç ile konuştuk.
Neden “Şahit”?
Kelime olarak güçlü bir duygu uyandırıyor. Belgeselle ve anlatanlarla çok ilişkili. Gören bir göz hissi veriyor Şahit. Bu göz sadece insan gözü değil; buradaki yapılar da, gelmiş geçmiş insanlar da şahit. Ve hep bir yerde durup izliyorlar, şahit oluyorlar. Bu kelime, filmin son kısmında da geçiyor.
Çekimler ne kadar sürdü?
Çekimlere 2023 yılında başladık ve beş gün sürdü. Bu beş günde güneş açtı, şimşek çaktı, yağmur ve dolu yağdı, dört mevsim de yaşanmış gibi görünüyor. Farklı görüntülerin oluşması hikayeye hizmet etti.
Benyamin Aydın’ı nasıl buldunuz ve belgesel fikri nasıl oluştu?
Mardin Dargeçit’te doğup büyüdüm. Süryanilerden hep bahsediliyordu. Daha sonra Dargeçit'in tamamını Süryanilerin inşa ettiğini öğrendim. Ama şu an Dargeçit’te bir tane bile Süryani yok. Bu çok acı verici. Rahatsız oldum ve nedenini öğrenmeye başladım. Derinlemesine araştırdım. O süreçte de Benyamin'le tanıştım. Ve bir gün belgeseli yapmalıyım dedim kendime. Yaşam biçimi olarak saygı duyduğum bir insan.
Anadili Süryaniceyi yaşatmak için köyde kalmayı seçmiş. Çiftçilik yaparak geçimini sağlıyor ve çocuklara Süryanice dil eğitimi veriyor. Filmde de söylediği gibi yaşlıların hiçbiri Süryanice bilmiyor. Yeni nesil biliyor, Benyamin ve onun gibi öğretmenler sayesinde oluyor bu. Bir karakter vardı ve yaşadıklarını kendisi anlatıyordu. Bir akademisyen ya da profesör de olabilirdi ama anadili için direnen birinden dinledik hikâyeyi. Kendi içinde bir direniş sergilemesi çok değerliydi. Hayatın içinden ama çok şey anlatan bir hikâye.
Film ne zaman yayınlandı?
2023 yılının Kasım ayında bitirdik filmi. Mardin'de galasını yaptık. Aralık 2023’te de İstanbul'da Documentarist’in Hangi İnsan Hakları Film Festivali’nde ilk gösterimi ve söyleşiler yapıldı. 2024’te de Adana Altın Koza Film Festivali'nde, özel gösterim ile izleyiciyle buluştu. Sonrasında artık insanlarla paylaşmanın zamanı geldi diye düşündüm ve yeni yılda Youtube'a yükledim. Şahit şu an yayında, isteyen herkes Youtube’dan erişebilir.
İzleyicilerin geri dönüşleri nasıl oldu?
Filmi izleyip gözyaşlarını tutamayan insanları da gördüm. Filmle bağ kuran insanlar da oldu. En çok mutlu eden şey de bu oldu. Bunun dışında eleştiriler de aldım. ‘Filmin başında konuşan Murat amcayı daha fazla görmek isterdik’ diyenler de oldu. Genel olarak güzel geri dönüşler aldık, insanların kalbine dokunabilmek mutlu etti.
Belgeseli nasıl yorumlarsınız?
Abbas Kiyarüstemi'nin çok sevdiğim bir sözü var; “Ben hikâye anlatıcısı değilim, hikâye dinleyicisiyim” diyor. Ben de Benyamin’in hikâyesini olduğu gibi çektim. Bu film benim için günün sonunda bir Süryani filmi değil. Şahit, herkesin filmi.
Filmde her birimiz, hayatımızın bir alanında haksızlığa uğrama duygusunu hissettik. Bu duyguyu hisseden herkes, bu filmle bağ kurabilir.
Belgeseli, BURADAN izleyebilirsiniz.

