Ermeni toplumundaki özel gereksinimli bireyler yararına kurulan Huys Derneği, 2026-2027 eğitim dönemi öncesi bazı otizm tanılı öğrencilerin kayıt sürecinde sorunlar yaşadığını, ancak Ermeni okullarının geçmiş yıllara göre olumlu anlamda mesafe kat ettiğini söylüyor. Toplumdan gelen bağışlarla faaliyetlerini sürdüren dernek, özel eğitimci istihdam ederek, Ermeni okullarıyla işbirliğinde bulunuyor. Huys ile başlayan eğitim dönemi üzerine konuştuk.
Yeni eğitim öğretim dönemi, özel gereksinimli çocuklar için nasıl başladı?
Her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni eğitim öğretim dönemi özel gereksinimli çocuklar açısından büyük ölçüde çözümsüzlüklerle başladı. Okulların kaynaştırma öğrencisi almak istemediğini görüyoruz. Bunun eğitimci yetersizliği, diğer velilerin tepkileri, aile desteğinin azlığı ya da sınıf yönetiminde yaşanan güçlükler gibi pek çok nedeni olabilir.
Kaynaştırma öğrencilerini tanılarından bağımsız olarak kabaca iki grupta değerlendirebiliriz: Akademik yetersizliği olan ama sınıf içinde uyumlu çocuklar ve akademik durumundan bağımsız olarak dürtüsel ya da davranışsal güçlükler yaşayan çocuklar. İlk gruptaki çocuklar genellikle ekstra bir destek verilmese de sistemin içinde bir şekilde idare ediliyor. Asıl ciddi sorun ikinci gruptaki çocuklarda yaşanıyor. Bu çocuklar çoğu zaman istenmiyor. Kolaylaştırıcı kişi konusunda yaşanan sorunlar da eğitim hakkına erişimlerini daha da zorlaştırıyor.
Ermeni toplumumuzdaki okullarda bulunmayan, büyük toplumdaki özel eğitim sınıflarıyla ilgili de bu dönem çok fazla şikâyet aldık. Yönetmelikte özel eğitim sınıflarının bulundukları okulun kurallarına uyması öngörülse de bazı okullarda çocukların teneffüse çıkarılmadığını, birkaç saat okulda tutulup eve gönderildiğini, tuvalete giderken gerekli desteğin verilmediğini duyuyoruz. Özel eğitim alanında yeterli deneyimi olmayan öğretmenlerin sınıflarda görev yaptığı örneklerle de karşılaşıyoruz.
Bir başka sorun, Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM) tarafından kaynaştırmaya yönlendirilmiş bir çocuğun, öğretmenin istememesi nedeniyle yeniden değerlendirmeye gönderilmesi ve özel eğitim sınıfına yönlendirilmesinin talep edilmesi. Ailelerden gelen aktarımlarda RAM’ların da çoğu zaman okulların bu talepleri doğrultusunda hareket ettiği ifade ediliyor.
Şunun özellikle altını çizmek isteriz: Bunlar bu dönem ailelerden bize ulaşan şikâyetler. Elbette kaynaştırmanın ve özel eğitim sınıflarının doğru uygulandığı okullar da vardır. Ancak bize ulaşan örnekler, özel gereksinimli çocukların eğitim hakkının hâlâ okulun ve çevrenin yaklaşımına fazlasıyla bağlı kalabildiğini gösteriyor.
Kayıt döneminde özel gereksinimli çocuklar herhangi bir sorunla karşılaştı mı? Okullarımız bu konuda ne durumda?
Ermeni toplumumuzdaki okullarda “Kol kırılır yen içinde kalır” anlayışı nedeniyle ailelere hak arama yollarını her zaman rahatlıkla öneremiyoruz. Huys’un okullarla iş birliği yapma ihtiyacı da biraz buradan doğuyor.
Bu yıl özellikle lise kayıtlarında birkaç çocuğumuz sorun yaşadı. Bize ulaşan çocukların bazılarını kişisel ilişkilerimizi kullanarak okullara yerleştirebildik. Ancak mesele yalnızca çocuğun kaydını yaptırmak değil; çocuğun o okulda gerçekten var olabilmesi ve desteklenmesi. Bu nedenle okullarımıza destek sözü de verdik.
Ermeni toplumumuzdaki önemli sorunlardan biri, özel gereksinimli çocukların okullar arasında eşit dağılmaması. Bazı okullar bu çocukları almak istemezken bazı okullarda sayı daha fazla oluyor. Özellikle lise döneminde başarılı öğrencileri kabul eden bazı okulların özel gereksinimli çocuklara aynı açıklıkta yaklaşmaması okullar arasında haksız rekabete de yol açıyor. İlkokullarda da benzer durumlar görüyoruz. Huys olarak konuyu Ermeni Vakıflar Birliği’ne (ERVAB) taşıdık ancak henüz istediğimiz ilerlemeyi sağlayamadık.
Yine de geçmişle karşılaştırdığımızda Ermeni toplumumuzdaki okulların mesafe aldığını düşünüyoruz. Önceki yıllarda çocuklar neredeyse hiç kabul edilmiyor, edilseler bile çoğu zaman kısa sürede yollar ayrılıyordu. Bugün daha anlayışlı ve destekleyici okullarımız var. Ama hâlâ her çocuğun eşit şekilde kabul edildiği ve desteklendiği bir noktada değiliz.
Huys Derneği olarak okullarla iş birliği yapmak istiyorsunuz. İlk adımı başlattınız. Kendi bünyenizde bir özel eğitimci istihdam etme kararını duyurdunuz. Okullarla görüşmeler nasıl gidiyor? İşbirliği içine girmeye yanaşıyorlar mı?
Sadece eğitim vermek yetmiyor; gerektiğinde okulun içine girip çocuğu, öğretmeni ve aileyi birlikte desteklemek gerekiyor. Bu nedenle HUYS bünyesinde bir özel eğitimci istihdam etmeye karar verdik.
Eğitimcimiz okullarda öğretmenlere BEP (Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı) hazırlama konusunda destek olacak, öğrenciyi gözlemleyecek, çocuğa özel çözümler geliştirecek ve gerektiğinde aileyle görüşecek. Bunun yanında HUYS’tan maddi eğitim desteği alan ya da bize başvuran özel gereksinimli bireyler ve aileleri için danışmanlık verecek; çocukların değerlendirilmesi, yönlendirilmesi ve devam ettikleri özel eğitim merkezlerindeki süreçlerinin takibinde destek sağlayacak. Atölyelerimizdeki çocuklarımız, eğitimcilerimiz ve ailelerimiz de bu hizmetten yararlanacak.
Bu modeli Dadyan’da gerçekleştirdiğimiz hizmet içi eğitimde ve ERVAB toplantısında okullarımızla paylaştık. İlk talep Feriköy Merametçiyan Okulu’ndan geldi. Eğitimcimiz bugüne kadar üç kez okula giderek gerekli çalışmaları yaptı ve desteğimiz devam ediyor. İkinci talep Topkapı’dan geldi. Şu ana kadar başka bir okuldan talep ulaşmadı.
“Ermeni toplumumuzdaki önemli sorunlardan biri, özel gereksinimli çocukların okullar arasında eşit dağılmaması. Bazı okullar bu çocukları almak istemezken bazı okullarda sayı daha fazla oluyor. Özellikle lise döneminde başarılı öğrencileri kabul eden bazı okulların özel gereksinimli çocuklara aynı açıklıkta yaklaşmaması okullar arasında haksız rekabete de yol açıyor.”
Dernek olarak ekonomik açıdan sürdürülebilirliği sağlamaya başladınız mı? Bu anlamda derneğe gelen bağışlar giderleri karşılamaya yeterli mi?
Bu noktada elbette ayağımızı yorganımıza göre uzatarak planlama yapmak durumundayız. Mevcut durumda iki büyük harcama kalemimiz var: Özel eğitim maddi destek programımız ve özellikle okullarımızdaki süreçlere destek olmak üzere istihdam ettiğimiz özel eğitim uzmanımızın giderleri.
Bağışlarımız da iki şekilde gerçekleşiyor. İlki destekçilerimizin farklı vesilelerle bir defaya mahsus yaptıkları küçük veya büyük bağışlar. İkincisi ise yeni başlayan, bağışçılarımızın düzenli olarak sağlamayı taahhüt ettikleri özel eğitim destekleri.
Bütçemizi, faaliyetlerimizin takip eden dönemde de kesintiye uğramamasını sağlayacak şekilde planlamaya çalışıyoruz. Birinci yılımızın sonunda açıklayacağımız gelir-gider tablolarımızla toplumumuzun bize olan desteğini gönül rahatlığıyla artırarak sürdüreceğini umuyoruz. Böylece özel eğitim desteğine ihtiyaç duyan bireylere, ailelerine ve okullarımıza sağladığımız katkıyı da büyütebiliriz.
Geçtiğimiz dönem özel gereksinimli bireyler için bir burs programı başlatmıştınız. Bu anlamda epey başvuru oldu mu? Burs programı neleri kapsıyor?
Özel gereksinimli bireylerin eğitim olanaklarına erişimlerini desteklemek amacıyla başlattığımız programın temel prensibi, sağlanan desteğin doğrudan bireyin eğitimine aktarılması. Bu nedenle ödemeleri aylık olarak doğrudan eğitim alınan kurumlara veya yetkili kişilere yapıyoruz. Şu anda bu desteği sağladığımız 11 bursiyerimiz var.
Ancak şunu da söylemeliyiz: Kuruluşumuzdan itibaren yaklaşık altı ay içinde oluşturabildiğimiz bütçeyle sağladığımız maddi destek, çocukların özel eğitim ihtiyacının ancak sınırlı bir bölümünü karşılayabiliyor.
Dernek olarak özel eğitimci istihdam etmek oldukça maliyetli bir durum. Vakıflar bu konuda destek veriyorlar mı?
Şu anda derneğimizin özel eğitimci istihdamına yönelik olarak vakıflardan aldığı bir destek bulunmuyor. ERVAB toplantımızda bu konuda destek talebimizi ilettik ancak henüz bir karşılık bulamadık.




