Hrant Dink cinayetinin ardından duyulan yas, onu tanıyanlarla tanımayanların ortak hikâyesine dönüştü. İletişim Yayınları’ndan çıkacak “Özgürlüğü Kanadında: Hrant Dink İçin Öyküler”, bu ortak hafızayı edebiyat aracılığıyla yaşatmayı amaçlıyor. Gaye Boralıoğlu’nun yayına hazırladığı kitapta farklı edebiyatçıların öykülerinin yanı sıra Hrant’ın Arkadaşları’nın “Hrant’ın Hikâyesi” başlıklı yazısı da yer alıyor. Kitabın kapak illüstrasyonunu Kemal Gökhan Gürses hazırladı.
Gazetemizin kurucusu Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de Agos’un önünde katledilişinin 20. yılı için hazırlanan kitapta, 20 yazar Hrant Dink’in anısına özel olarak yeni öyküler kaleme aldı.
Kitapta Karin Karakaşlı, Murathan Mungan, Rıdvan Hatun, Sema Kaygusuz, Sevim Çiçek, Ayfer Tunç, Irmak Zileli, Murat Gülsoy, Melisa Kesmez, Murat Uyurkulak, Selahattin Demirtaş, Behçet Çelik, Kerem Bakıcı, Polat Özlüoğlu, Kâmil Erdem, Fethiye Çetin, Şebnem İşigüzel, Figen Alkaç, Ayşegül Devecioğlu ve Eylem Ata’nın öyküleri bulunuyor.
Kitap, 31 Ekim Cumartesi günü raflardaki yerini alacak.
“Buradayız Ahparig”
Kitabın “İnattan Umuda, Umuttan Hakikate”başlıklı sunuş yazısında Boralıoğlu, Hrant Dink cinayetinin ardından oluşan ortak yasın kişisel hikâyelere dönüştüğüne dikkat çekiyor. Hrant Dink’i tanıyan ya da tanımayan insanların onun hikâyesiyle özdeşleştiğini belirten Boralıoğlu, bu ortak hafızanın farklılıkların bir arada yaşayabileceği bir gelecek kurma ihtimalini de taşıdığını söylüyor. Edebiyatçıların öyküleriyle Hrant Dink’e seslendiğini belirten Boralıoğlu, şöyle diyor:
“Şimdi bu kitapta bu kez edebiyatçılar ‘Buradayız Ahparig’ diye sesleniyorlar. Onun sözünden, sesinden, yok edilememiş varlığından ilham alarak kendi edebî dünyalarını yeniden kuruyorlar. Yazdıkları öykülerle Hrant’ın sözünü genişletirken, bir yandan da o büyük vicdan atlasının parçası oluyorlar.”
Beyaz güvercinlerin izinde
Boralıoğlu, sunuş yazısında Hrant Dink’in on binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninden hafızalara kazınan bir görüntüyü de hatırlatıyor: Siyah yas elbiseleri içindeki Ermeni gençlerin taşıdığı tabutun çevresinde beliren beyaz güvercinler.
Güvercinlerin cenaze boyunca Hrant Dink’e eşlik ettiğini anlatan Boralıoğlu, bu görüntüyü kitabın öyküleriyle ilişkilendiriyor. Yazısını şu sözlerle bitiriyor:
“Bugün o güvercinler bu öykülerin arasında dolaşıyor; Hrant’ın ruhuna, o güzel ruha bizden de bir selam götürmek için.”



