Aralarında CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB davasının ikinci günü başladı.
İmamoğlu'nun konuşmasının ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından davanın ilk savunmasını CHP eski milletvekili Aykut Erdoğdu yaptı. Mahkeme heyeti tarafından kendisine yöneltilen suçlama okunduktan sonra savunması sorulan Erdoğdu, yaklaşık 10 aydır cezaevinde bulunduğunu ve bu sürenin tek kişilik hücrede geçtiğini söyledi.
bianet'ten Evrim Kepenek'in haberine göre Erdoğdu savunmasında özetle şunları söyledi:
“Ben 10 aydır hücredeyim”
Erdoğdu savunmasında, iddianamenin 4 bin sayfa olduğunu belirterek hazırlık için yeterli imkan verilmediğini söyledi.
“Yaklaşık 10 aydır tek başıma bir hücredeyim. 4 bin sayfalık bir iddianame var, binlerce sayfa eki var. Hücrede tek başımayım. Her gün çıktığımda çoraplarıma kadar aranıyorum. Bana bir DVD verildi, bilgisayarda inceleyebilmem için haftada iki saatlik süre tanındı. Toplamda sekiz saat. Sayın Başkan, neyi okuyayım? Hangi ekine bakayım?” dedi.
Savunmasını mahkeme salonunda aldığı el notlarıyla yaptığını söyleyen Erdoğdu, “Savunmam bunlar. Az önce aldığım el notlarıyla savunma yapıyorum” ifadelerini kullandı.
“Delil yok”
Hakkındaki suçlamaların dört unsura dayandığını belirten Erdoğdu, bunların Ertan Yıldız’ın ifadesi, bir başka kişinin beyanı, baz kayıtları ve bir banka işlemi olduğunu söyledi.
İddiaları reddeden Erdoğdu, “Ben para taşımadım, çanta almadım. Böyle bir iddianız varsa bana somut bir delil gösterin” dedi.
Baz kayıtlarına ilişkin de açıklama yapan Erdoğdu, söz konusu otelin yıllardır kaldığı ve parti toplantıları yaptığı bir yer olduğunu, diğer kaydın ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bulunduğunu söyledi.
“Kanun önünde eşitlik yok”
Savunmasında yargı sürecini de eleştiren Erdoğdu, kanun önünde eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini savundu.
“Ben AK Parti’nin milletvekili ve genel başkan yardımcısı olsaydım bu iddialarla tutuklanır mıydım? Herkesin vicdanına soruyorum” diyen Erdoğdu, davanın yalnızca kendisiyle ilgili olmadığını söyledi.
Erdoğdu, “Bu dava artık benim davam değil, Ekrem İmamoğlu’nun davası da değil. Bu dava Türk milletinin davasıdır” ifadelerini kullandı.
Tahliye talebi
Tutukluluğunun sona erdirilmesini isteyen Erdoğdu, mahkemeye şu sözlerle seslendi:
“On aydır tek başıma hücredeyim. İnsan olarak günah değil mi Sayın Başkan? Eğer bir bedel ödenecekse ben ödeyeyim. Tahliyemi istiyorum."
İmamoğlu kürsüde
Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, davanın başlangıcından bu yana ilk kez özgürce kürsüde konuşuyor.
“Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır”
“Ekrem İmamoğlu’nu dinlemek istemiyorum demek size sorun yaratır. Benim burada 15 dakikalık sunumum sizi rahatlatır. Ben müsaade ederseniz size nasıl buraya geldik anlatmak istiyorum. Benim avukatlarımın seslensin demesi budur. Yoksa cami içinde miting yapanlar gibi miting yapmayacağım. Talebimi aktaracağım.”
“Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir dahaki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım”
"Lütfen burada bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Ben en son sizi dinleyeceğim diyorsunuz. Ben en son konuşurum. Benim ailemle ilgili şahsımla ilgili mart ayından beri yapılan ahlaksız haberleri o alçak kurumların sayfalarında yayınlanıyor. Cevap vermemiz lazım. O yüzden sizin beni bırakın son ya da başta dinlemeyi arada bile dinlemeniz lazım."
“Ara verdikten sonra bu asker arkadaşlarımızı bırakın. Burada saygın bir şekilde duralım. Ben askerimizin bu durumda olmasını kabul edemiyorum. Etrafımız ateş topu yanıyoruz. Savaş tepemizde dönüyor. Bir ejderha var dünyanın her tarafına ateş topları sallıyor. Bir bakıyorsun Güney Amerika’da bir bakıyorsun Ortadoğu’da. Biz de onun kuyruğuna tutunuyoruz. Böyle liderlik anlayışı olmaz. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı yurtta sulh cihanda sulh. Mahkemede de sulh.”
"1 yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Bu kime yapılmış böyle? Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi duruşma salonu yapıyor. 1,5 senede bitmez o duruşma salonu."
Bu sürecin bütün olarak Ekrem İmamoğlu adına çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımın vereceği savunmalardan sonra ya da itirafçıların ifadelerinden sonra Ekrem İmamoğlu’nun yorumuna ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum. Ekrem İmamoğlu’nun bu tarihi yargılamada çoklu konuşmaya ihtiyacı vardır. Avukatlarımla bir diyalog köprüsünün iyi olacağını düşünüyorum.”
Mübarek ramazan ayındayız. Füzeler gidip geliyor. Sayın Erdoğan irtikap, rüşvet ve terörden yargılandı. Bir gün bile tutuklanmadı. İmamoğlu'nu bir yıldır hapiste tutuyorsunuz. Ben tecrit altındayım. Arkadaşlarıma bir yıl sonra ilk defa burada sarıldım. Bu kime yapılmış bu ülkede? Müteahhit olma meraklısı, başsavcı görünümlü siyasetçi yeni duruşma salonunu yapıyormuş. Yassıada ile Silivri ile eşleştirmektir bu.
El kol hareketiyle bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada’da sen’li ben’li konuşmalar vardı. Burada da böyle olmasın. Benim de bir yanlışım varsa affola. Diyalog olmadan burası yönetilemez. Lütfen ama lütfen bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Bu liste yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı yineliyorum."
Cumhuriyet'ten Engin Deniz İpek ve Batuhan Serim'in aktardıklarına göre saat 11.20 sıralarında yoklama tamamlandı. İddianamenin özeti, duruşma savcısı tarafından sanıkların önünde okundu. 3 bin 900 sayfalık iddianamenin özeti, 30 dakika boyunca okunmasının ardından sonlandı.
Sandalye krizi de çözüldü
Ekrem İmamoğlu, kürsüye yönelmemesi için önüne konan sandalyeye "Sayın avukatımla nasıl görüşeceğim ben söyler misiniz şu an önümde duvar var göremiyorum belki soru soracağım" dedi. Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti.
Bunun üzerine mahkeme başkanı jandarmaları yerinden kaldırdı, İmamoğlu'nun önündeki sandalye kaldırıldı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı.
İmamoğlu ile hakim arasında sert tartışma
Mahkeme Heyeti mahkemeye geldi. “Ekrem Başkan” sloganları atılıyor. İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında bir tartışma çıktı. Salonda düzeni sağlayan jandarma, koridor kenarında oturan İmamoğlu'nun önüne ekstra bir sandalye koymak istedi. İmamoğlu bunu kabul etmedi ve tepki gösterdi. Ayağa kalkan İmamoğlu, hakimle tartıştı. Mahkeme Başkanı, “Bizim bir şeyden korktuğumuz yok. Bu kürsüye söz hakkı verdiğimiz kişi gelecek” dedi.
Halk TV Muhabiri Gamze Altunay, İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasındaki sert tartışmayı şöyle aktardı:
İmamoğlu: Usulsüzlük var.
Mahkeme başkanı: Nerede usulsüzlük var?
İmamoğlu: Ayağa kalkın kardeşim ya.
Mahkeme başkanı: Bu duruşmanın bir düzeni var, söz hakkı vereceğiz.
İmamoğlu: Söz hakkı vermediniz. Ben buradan kalkmam gereken zamanı da bilirim, siz söylemeyeceksiniz.
Mahkeme başkanı: Duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerini almadan başlamıyorum.
İmamoğlu: Bu şekilde yapmanız yüz karasıdır, bu da alnınıza yapıştı.
Biz buraya gelip sakin sakin güne başlamak istedik. Buraya jandarma yığarak gerginlik yaratmaya çalışıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz?
Başkan: Biz kimseden talimat almıyoruz.
İmamoğlu: Benden korkmayın, ben seni korumaya geldim.
Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, beni korumayın. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok.
İmamoğlu: Sizin yargılamaya niyetiniz yok.
Mahkeme başkanı: Biz sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamadık. Dün söz hakkı vermediğim hâlde ısrarla kürsüye geldiniz.
İmamoğlu: Ben belki avukatımın yanına geldim şu an.
Mahkeme başkanı: Burası sizin rahat rahat gezeceğiniz yer değil.
Avukatlar salona alınmadı
Gazeteci Hilmi Hacaloğlu'nun X hesabından aktardığında göre aileler, milletvekilleri, gazeteciler salona alındı ancak avukatlar hâlâ alınmadı. Gazeteci Fatoş Erdoğan ise X hesabından "Avukatlar, duruşma salonuna ikinci defa kimlik kontrolü yapılmasını protesto ediyor" diyerek o anların videosunu paylaştı.
Halk TV'nin haberine göre avukatların içeri alınmaması nedeniyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın yanına gitti. Duruşma salonuna daha hiç kimse alınmadı. Duruşma salonu önünde, "Aç, aç" sloganları atılıyor.
Davanın ilk gününde ne olmuştu?
Davanın ilk gününde, Mahkeme başkanı ile İmamoğlu arasında "söz verme" gerginliği yaşanmış, mahkeme başkanı salonu boşaltmıştı. Verilen aranın ardından avukatlar reddi hakim talebinde bulunmuş ancak bu talepler reddedilmişti. Konuşmasına izin verilmeyen İmamoğlu, "Bu şekilde yargılama olmaz. Bu insanları bırakın, benimle mücadele edin. Ben sizi 4 defa yendim" demişti.

Mahkeme heyetini eleştiren Özgür Özel'e soruşturma
CHP lideri Özgür Özel'e, İBB davasının duruşması çıkışı mahkeme heyetine dair yaptığı konuşma gerekçesiyle, "hakaret" iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca re'sen soruşturma başlatıldı.
Özel, bir yıl süren tutukluluğa rağmen 'yargılamanın hâlâ başlayamadığını' belirterek, "Bugün kürsüye Tayyip Bey, yanında da Binali Yıldırım ve Abdullah Güler ile 'mahkemeyi biz yöneteceğiz' deselerdi ancak bu kadar felaket olabilirdi!" diye konuştu. Özel, avukatların talepleri ve soruları karşısında mahkeme başkanının 'bocaladığını' savunurken, "Karşısında ömrü ceza yargılamasında geçmiş tecrübeli avukatların bilgisi karşısında kıvranıyor, çirkefliğe başvuruyor!" dedi.
Bakırköy Başsavcılığı'ndan jet soruşturma
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Özel'in sözlerinin ardından yaklaşık bir buçuk saat sonra soruşturma başlattı. Bakırköy Başsavcılığı'nın konuya ilişkin olarak açıklaması şu şekilde:
"İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde başlayan 2025/318 E. sayılı dosyasının ilk duruşması sonrasında, basın mensuplarına açıklama yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, mahkeme heyetine yönelik sözleri nedeniyle, TCK’nın 125/1,2,3-a,4,5 madde ve fıkraları uyarınca hakaret suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."
Kaynaklar: Cumhuriyet, Halk TV,



