İHD’den yedi dilde açıklama: Coğrafyamızda tüm anadillerde eğitim talebi tanınmalı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin “Böylesine Zengin Coğrafyada Kaç Anadil Yok Oldu! 21 Şubat Dünya Anadil Günü Kutlu Olsun!” başlıklı yedi dilde yazılı açıklama yayınladı.
Türkçe, Ermenice, Süryanice, Romence, Lazca, Arapça ve Kürtçe yayınlanan açıklamada, “Bugün dünya üzerinde 7 bin civarında dilin konuşulduğu ve bunların 2.500 tanesinin yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu bilinmektedir. Bu tehlikeye dikkat çekmeye çalışan UNESCO, 17 Kasım 1999 tarihinde 21 Şubat’ı Uluslararası Anadili Günü olarak ilan etmiş ve 2000 yılından bu yana dünyada kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek amacıyla ‘Dünya Anadili Günü’ olarak kutlanmaya başlanmıştır” denildi.
Այսքան Հարուստ Աշխարհագրութեան Մէջ Քանի՞ Մայրենի Լեզու Կորսուած Է
— İHD İstanbul Şubesi (@ihdistanbul) February 21, 2026
Շնորհաւոր Մայրենի Լեզուի Միջազգային Օր
Այսօր աշխարհի վրայ կը խօսուի մօտ 7.000 լեզու, որոնցմէ շուրջ 2.500-ը վերացման վտանգին կըդիմագրաւեն։ Այս վտանգին վրայ ուշադրութիւնհրաւիրելու նպատակով ԵՈՒՆԵՍՔՕ-ն 17 Նոյեմբեր… pic.twitter.com/EExQx4Kdh1
Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Anadili; kişilerin mensup oldukları topluluklar içerisinde veya bir devlet yönetimi altında kendilerini en iyi ifade ettikleri, sosyalleştikleri ve kültürel varlıklarını sürdürdükleri dildir. Devletleşmemiş halkların özellikle anadilinde eğitim hakkından mahrum bırakılması, kendilerini geliştirecek birçok olanaktan yoksun kalmaları anlamına gelmektedir.
“Halkların kendi dillerinde konuşmalarını devam ettirmeleri sağlanmalı”
Anadili taleplerinin önündeki en büyük engel, dünyada hâkim olan ‘ulus devlet’ anlayışının kendisidir. Ulus devletler; asimilasyoncu, tekçi ve yasaklayıcı bir tutumla resmi dil dışındaki dillerin reddiyesi üzerine inşa edilmiştir. Bu anlayış, bir toprak parçası üzerinde yaşayan bütün etnik grupları ya da halkları ‘tek dilli’ konuşmaya, bu dilde eğitim görmeye ve diğer faaliyetlerini sürdürmeye zorlamaktadır. Dünya üzerinde yok olan, tehlike altında olan ve konuşulan tüm diller insanlık tarihinin ortak değeridir. Halkların kendi dillerinde konuşma, eğitim alma, yaşamlarını ve kültürlerini devam ettirmeleri sağlanmalıdır. Dilsel ve kültürel çoğulculuk ile toplumların barış içinde, bir arada ve özgürce yaşamaları mümkün olacaktır.
Coğrafyamız çok dilli bir yapıya sahiptir. Anayasal eşitlik ilkesi gereği tüm halkların anadilde eğitim hakkı vardır. Medeni toplumlardaki uygulamalarda olduğu gibi anadilde eğitim görme hakkını sağlamak devletin görevidir. Bu çerçevede coğrafyamızda Kürtçe, Romanca, Lazca, Çerkezce, Arapça ve diğer tüm anadillerde eğitim talebi yasal olarak tanınmalıdır.
Türkiye Devleti; başta BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 17, 29 ve 30. maddelerine koyduğu çekinceler olmak üzere, taraf olduğu evrensel insan hakları belgelerindeki farklı dil, kültür ve inanç değerlerinin öğretilmesine olanak veren maddelerdeki çekinceleri derhal kaldırmalıdır. Eğitim alanında eşit ve özgürlükçü bir ortamın sağlanabilmesi için BM-UNESCO ‘Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşmesi’ne taraf olunmalı ve gereği yerine getirilmelidir.
Bu vesileyle, İnsan Hakları Derneği olarak Dünya Anadil Günü’nü kutluyor; halkların anadillerini özgürce kullanmalarının önündeki tüm engellerin kaldırılmasını ve anadilinde eğitimin yasal güvence altına alınmasını savunduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Başta eğitim ve sağlık olmak üzere tüm kamusal hizmetlerin; nitelikli, parasız, ulaşılabilir ve bilimsel olmasının yanı sıra, anadil temelli ve çok dilli bir anlayışla sunulmasını talep ediyoruz.
21 Şubat Dünya Anadil Günü Kutlu Olsun!”

