7 Haziran 2026 tarihinde yapılan Ermenistan Parlamento seçimlerinde resmi sonuçlar, Merkez Seçim Komitesi tarafından açıklandı. Sivil Sözleşme yüzde 49,7456 ile açık ara birinci, Güçlü Ermenistan ittifakı yüzde 23,271 ile ikinci ve Ermenistan İttifakı yüzde 9,9231 oy alarak üçüncü güç olarak parlamentoya girmeye hak kazandılar. Müreffeh Ermenistan ise 58.287 adet oy alarak, yüzde 3,9893 ile partiler için öngörülen yüzde 4’lük barajın kıl payı altında kaldı.
Ülke genelinde katılım yaklaşık yüzde 49’dan yüzde 59’a, yaklaşık on puan yükseldi. Katılımdaki bu artış başkentte ve taşrada aynı yükseklikte değildi. Erivan’da katılım yalnızca 6,8 puan artarken, başkent dışında ise artış 10,9 puana ulaştı. En yüksek artışlar ise tamamı taşrada olmak üzere Şirak (+14,2), Lori (+11,9), Aragatsotn (+11,7), Kotayk (+11,5) ve Armavir’de (+11,2) yaşandı. Daha önce tahmin ettiğimiz gibi katılımın en çok arttığı yerlerde iktidarın oyu en çok eridi. Yani taşradaki seçmen, ağırlıkla iktidarın değil muhalefetin kapısını çaldı.
Gümrü’de 10 puanlık kayıp
Aynı ayrım partilerin performansında çok daha keskin. Sivil Sözleşme on bir ilin tümünde birinci çıktı ve ülke genelinde mutlak oyunu da büyüttü. Bununla beraber payı başkentte ve diğer bölgelerde farklı davrandı. Erivan’da iktidarın oranı neredeyse hiç oynamadı (+0,4 puan) ve yüzde 41,5 ile birinciliğini kurudu. Güçlü Ermenistan yüzde 24,7, Ermenistan İttifakı ise yüzde 12,8 oy aldı. Başkent dışındaki illerde Sivil Sözleşme sadece Vayots Dzor bölgesinde oyunu 1,1 puan artırabildi. Bu bölge hariç geri kalan bölgelerdeki payı toplamda yaklaşık yüzde 61’den yüzde 54’e, tam 6,6 puan geriledi.
Yerleşim ölçeğine inildiğinde kuzeydeki kayıp daha da belirginleşiyor. Örneğin Şirak bölgesinin kalbi, ülkenin en büyük ikinci kenti Gümrü’de tam 10 puan kan kaybetti. Güneyde Syunik bölgesinde ise Sivil Sözleşme 2,3 puan kadar küçük bir gerileme yaşasa da Ermenistan İttifakı’nın önceki seçime kıyasla kaybettiği 17,6 puanlık oy doğrudan Güçlü Ermenistan’a geçmiş görünüyor. Kısacası iktidar başkenti korudu; oyunu taşrada, özellikle kuzeyde ise yitirdi.
Bu kır–kent ayrımını, seçimden hemen önceki haftaların gölgesinde okumak gerekiyor. Mayıs sonunda Moskova, Erivan’a açık bir baskı uyguladı. Avrasya Ekonomik Birliği zirvesinde “AB mi, biz mi” yönünde bir referandum dayatması, çeşitli ihracat kalemlerine getirilen kısıtlamalar, büyükelçinin geri çağrılması ve üst düzey isimlerin dilinden düşmeyen “Ukrayna senaryosu” imaları gibi önceki haftalarda sıkça açıklamıştık.
Moskova’nın tavrı seçmene nasıl yansıdı?
Bu açık baskı, başkentte korku üretmek yerine bir tür savunma refleksi tetiklemiş ve kentli seçmen, belirsizlik yerine statükonun devamını seçerek iktidarı yerinde tutmuş olabilir. Taşrada ise denklem muhtemelen farklı işledi. Orada belirleyici olan sadece dış politika ekseni değil, bununla beraber gelmesi muhtemel ekonomik sorunlar duygusu olabilir. Rakamlar, Güçlü Ermenistan İttifakı’nın yalnızca Rusya yanlısı bir çekirdeğin oylarını değil, artan katılımla beraber hem Sivil Sözleşme hem Ermenistan İttifakı’nın oylarıyla beraber baraj altında kalan partilerden gelen oyları topladığını gösteriyor. Bu nedenle kuvvetli gelen muhalefetin anlamını sadece “Ermenistan’ın Moskova’yla ilişkileri” olarak değil, merkeze duyulan öfkenin kendine tek ve görünür bir adres bulması olarak okunmalı. O adresin Moskova’yla bağları olması, taşranın bir dış politika tercihi yaptığı anlamına gelmiyor; daha çok, itirazın elindeki tek kanalın o olması anlamına geliyor olabilir.
Kısaca değindiğimiz oy oranlarının 105 sandalyelik meclise yansıması ise; Sivil Sözleşme Partisi için 64, Güçlü Ermenistan İttifakı için 29, Ermenistan İttifakı için 12 milletvekili olacak şekilde gerçekleşti.
Meclis dağılımı
Meclis dağılımı açısından en önemli gelişme Erivan’da, Ararat’ta ve Syunik’te üç sandığın Merkez Seçim Komisyonu tarafından iptal edilmesi oldu. Seçimin resmi olmayan ilk sonuçlarının açıklanmasının hemen ardından Güçlü Ermenistan İttifakı ve Müreffeh Ermenistan Partisi önce seçim günü yaşanan sorunlar sebebiyle hem çeşitli sandıklarda yeniden sayım talep etti hem de yukarıda bahsettiğimiz üç seçim noktası için itiraz etti. Bunun üzerine Komisyon yasada öngörülen süre içerisinde yeniden sayımları gerçekleştirerek gerekli düzeltmeleri yaptı. Ayrıca üç seçim noktasında yaşanan sorunların ciddi olduğu tespitiyle bu sandıklarda verilen oyların geçersiz sayıldığını açıkladı. Daha sonra yapılan detaylı açıklamada bu sandıklarda gerçekleştirilecek yeniden seçimin; seçmenin özgür iradesini yeterince yansıtamayacağı, seçmenin sonuçları bilmesinden kaynaklanan taktiksel oylamaya yöneleceği gerekçe gösterilerek, bu noktalarda yeniden seçim yapılmayacağı belirtildi. Aslında o sandıklarda, Müreffeh Ermenistan’ı eşiğin üzerine taşıyabilecek seçmeni barındırma ihtimali bulunuyordu. Eğer Müreffeh Ermenistan meclise girseydi, yalnızca iktidarın sandalye sayısı azalmakla kalmaz; Anayasa Mahkemesi’nden Merkez Seçim Komisyonu’na, üst yargıdan Ombudsman’a kadar pek çok atama için gereken beşte üç çoğunluğu da yitirmiş olacaktı. Yani sayılmayan o birkaç sandık, iktidarın kurumlar üzerindeki tek başına karar gücünü belirleyebilirdi.
Sonuç olarak, iktidar bu seçimi kaybetmedi, hatta mutlak oyunu büyüttü; ama haritaya bakıldığında tek parçalı bir ülkeyi yönetmediği görülüyor. Büyük olasılıkla önümüzdeki beş yılın siyasetini; merkezin temkinli, istikrar arayışındaki seçmeni ile yeni muhalefetin itiraz eden seçmeni arasındaki gerilim belirleyecek. Sandık hükümete “devam” dedi; ama çizdiği çizgi, bu devamın bundan sonra çok daha dikkatli yürünmesi gereken bir zeminde ilerleyeceğini gösteriyor.



