CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam etti. Mahkeme başkanı ilk celsenin 9 Temmuz Perşembe günü tamamlanacağını açıkladı. Ancak İmamoğlu başta olmak üzere yargılanan diğer isimler ve avukatları bu karara, savunmanın kısıtlandığı gerekçesiyle itiraz etti. Başladığı ilk haftadan itibaren gerginlik ve tartışmalarla konuşulan İBB davasının son haftası da gerginlikle geçti.
9 Mart’ta başlayan ve aylardır süren İBB davasında beklenen gün geldi. Duruşmanın 64. gününde Ekrem İmamoğlu savunmasını yapmak için 8 Temmuz Çarşamba günü hakim karşısına çıktı. Mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı bitirme kararına tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, “Bir dayatma süreci yaşıyoruz. Bu ağır bir ihlal. Bu izah edilemez bir şey. Benim ne konuşacağıma siz karar verecek değilsiniz” dedi. Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun salondan çıkarılması talimatı verdi. Salon boşaltıldı.
Peki o aşamaya nasıl gelindi?
8 Temmuz günü, öğleden sonra İmamoğlu kürsüye geldi. İmamoğlu, duruşma takvimi nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığını ve bir önceki celse mahkemeye getirilmemesinin "ağır bir hak ihlali" olduğunu söyledi. İmamoğlu, savunma sürecine ilişkin değerlendirmelerini paylaşmak istediğini belirterek, "Beni buraya çağırdınız. 9 Temmuz'da yargılamayı bitireceğinize dair açıklamalarınız var. Nasıl bir planlama yaptığınızı bilmiyorum. Benden önce sorgusu kısıtlanan iki arkadaşım var. Hem Murat Bey'in hem Fatih Bey'in avukatları da dinlenmedi. Bu planlamayla beni neden çağırdığınızı şu an bilmiyorum" dedi.
Mahkeme Başkanı ise yargılamanın yaklaşık dört aydır sürdüğünü belirterek, duruşma planlamasının baştan beri belli olduğunu söyledi. Başkan, "Yeni bir planlama yapmadık. Dinlenecek tanıkların sırasını da belirledik. En son sizi dinleyeceğimizi de önceden belirttik. Bu anlamda şu an savunma yapmamanızın nedeni nedir?" diye sordu.
İmamoğlu, mahkemenin 9 Temmuz'da yargılamayı tamamlama yönündeki tutumunu eleştirerek, bir önceki gün duruşmaya katılamadığını hatırlattı. Sanık arkadaşlarının sorgularını dinleyemediğini belirten İmamoğlu, "Bu da hukuken hakkımın ihlal edilmesi anlamına geliyor. Ağır bir hak ihlali yaşadım" ifadelerini kullandı.
İmamoğlu: Bu ağır bir hak ihlali
Geçen hafta verilen ara karara ilişkin taleplerini mahkemeye nezaket çerçevesinde ilettiğini söyleyen İmamoğlu, sorguların adil yürütülebilmesi için makul süre talep ettiğini ancak tüm taleplerinin reddedildiğini belirtti. Bunun üzerine yalnızca "O zaman sorguya çıkmam" dediğini ifade eden İmamoğlu, mahkemenin bunu salondan çıkarılmasına gerekçe yaptığını savundu. İmamoğlu, bu nedenle en çok suçlamaya maruz kalan sanıklardan Fatih Keleş'in sorgusunu takip edemediğini belirterek, "Ne sorgusunu dinleyebildim, ne sizin sorularınızı duyabildim ne de kendi sorularımı sorabildim. Bu benim açımdan çok ağır bir hak ihlalidir" dedi.
Medyascope muhabiri Furkan Karabay'ın aktardığına göre, Ekrem İmamoğlu, mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı bitirme konusunda kararlıysa itirazlarını belirtmek istediğini belirtti. Mahkeme başkanı, ilk duruşmanın dört ay sürmesinin sebebinin avukatlar ve Ekrem İmamoğlu olduğunu düşündüklerini söyledi. Mahkeme başkanı, “Savunma yapmak istemiyorsanız ‘susma hakkı kullanıyorum’ deyip zapta geçer, celseyi kapatırım” dedi. İmamoğlu, “Susma hakkı kullanmıyorum” dedi, avukatlar mahkeme başkanına itiraz etti.
Ekrem İmamoğlu, davanın siyasi saiklerle yürütüldüğünü savunarak yargılamanın temelinde cumhurbaşkanı adaylığının bulunduğunu öne sürdü. İddia makamının 63 duruşma boyunca dosyaya tek bir somut delil sunamadığını söyleyen İmamoğlu, mahkeme heyetine "Türk yargısının daha fazla yıpratılmasına izin vermeyin" çağrısında bulundu.
Mahkeme Başkanı ise yargılamanın usulüne uygun yürütüldüğünü, savunma hakkının kısıtlanmadığını ve duruşma takviminin baştan itibaren belli olduğunu belirtti. İmamoğlu'nun yargılamayı uzatmaya yönelik tutum sergilediğini söyleyen Mahkeme Başkanı, savunma yapmaması halinde bunun tutanağa geçirileceğini ifade etti.
Taraflar arasında yaşanan tartışmanın büyümesi üzerine Mahkeme Başkanı, İmamoğlu'na savunmasına başlaması yönünde uyarıda bulundu. İmamoğlu ise mahkemenin "ağır bir hak ihlali" yaptığını bir kez daha dile getirdi.
Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu'nun salondan çıkarılması talimatı verdi. Mahkeme başkanı, "Jandarma arkadaşlar salonu komple boşaltın" talimatı verdi. İmamoğlu, "Yazık sana" diyerek tepki gösterdi.
"Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığıdır”
Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan çıkarken, "Benim Ankara'da yargılayacaklarım burada yargılayanlara müdahale etmeye çalışıyor. Adalet Bakanlığı çöküş bakanlığıdır. Adalet millete aittir ben millete konuşuyorum" ifadelerini kullandı.
Ara sonrası salona gelen mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun susma hakkını kullanmayacağını söylemesine rağmen, “Sanığın susma hakkını kullandığı tespit edildi” ifadelerini duruşma zaptına geçirdi.
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir söz aldı. Demir, yaklaşık 4000 sayfalık iddianamede ekleriyle birlikte 143 ayrı eylem bulunduğunu, bu eylemlerin tamamından Ekrem İmamoğlu’nun, diğer sanıkların savunmalarından da doğrudan etkilendiğini söyledi. Demir, Murat Ongun ve Fatih Keleş’in avukatlarının savunmalarının yarıda kesilmesinin, aynı zamanda İmamoğlu’nun savunma hakkının da sınırlandırılması anlamına geldiğini belirtti. Savunma süresine fiilen sınır getirildiğini ifade eden Demir, İmamoğlu’na yeterli söz hakkı verilmiş olsaydı savunmasının iki saati aşmayacağını, yaşanan tartışmaların da ortaya çıkmayacağını söyledi.
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Tora Pekin, müvekkilinin savunma yapmaktan kaçınmadığını, aksine sorgusunun yapılmasını ve kendisini savunmayı istediğini belirtti. Pekin, “Müvekkilin savunma yapmayacağı yönünde bir beyanı olmadı. Savunmasını yapmak istiyor ancak bunun için birkaç günü aşmayacak makul bir süre talep ediyor. Buna rağmen susma hakkını kullandığına karar verilmesi hem gerçeğe hem de hukuka açıkça aykırıdır” dedi. Pekin, zabıtta yer alan “savunma yapmaktan kaçındığı” yönündeki ifadeye de itiraz etti.
İnan Güney dahil 3 kişi hakkında tahliye talebi
Mahkeme başkanı, İmamoğlu için “söz hakkı verdik savunmasını yapsaydı” dedi. Salonda bulunan TİP Milletvekili Sera Kadıgil, mahkeme başkanına tepki gösterdi. Mahkeme başkanı, “Salondan alın onu, kimliğini tespit edin” dedi. Mahkeme başkanı, avukatlara söz hakkı vermeyeceğini söyledi.
Duruşmada savcı tahliye taleplerini açıkladı. Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Medya AŞ Etkinlik Koordinatörü Ceyda Kıryak ve İBB Halkla İlişkiler Şube Müdürü Serap Karay hakkında tahliye kararı verilmesi talep edildi.
Duruşma bitmeden yeni soruşturma
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na İBB davasındaki ifadeleriyle ilgili yeni bir soruşturma açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yeni soruşturmayı şu sözlerle duyurdu:
"İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/208 Esas sayılı dosyasında sanık Ekrem İmamoğlu hakkında, 08/07/2026 tarihli duruşmada, mahkeme heyeti önünde sarf ettiği 'Ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım...' şeklindeki sözleri nedeniyle 'kamu görevlisini tehdit' suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır."



