Kabinede kritik değişikler
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek Adalet Bakanı oldu
Türkiye 11 Şubat sabahına kritik atama kararları ile uyandı. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Adalet Bakanlığı'na İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığı'na ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı.
Resmi Gazete'de yayımlanan Erdoğan imzalı kararnamenin başında, Yılmaz Tunç ve Ali Yerlikaya'nın görevden aflarını istedikleri ve görevden af taleplerinin kabul edildiği vurgulandı. Buna karşılık, sosyal medyadan Erdoğan'a teşekkür eden Tunç ve Yerlikaya'nın görevden aflarını istediklerine yönelik bir ifadeye mesajlarında yer vermemeleri dikkati çekti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminde başta İBB soruşturması olmak üzere Türkiye gündemine damga vuran çok sayıda soruşturmaya imza atan Akın Gürlek'in bir süredir bakanlık görevini istediği, emniyet ve İçişleri Bakanlığı'nın kimi uygulamalarından da rahatsızlık duyduğu kulislerde konuşuluyordu. Kabinede mini revizyon yapması uzun süredir beklenen Erdoğan'ın, ismi geçen diğer bakanları değiştirmemesi, yargı ve güvenlik alanındaki en kritik iki bakanlıkla sınırlı değişikliğe imza atması da dikkati çekti.
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bugün TBMM Genel Kurulu'nda yemin etmesi bekleniyor. CHP ise atama kararını protesto etmeye hazırlanıyor. CHP’li vekillerden uygun olanları Meclis'e çağrıldı.
Gürlek'in tartışma yaratan kararları
Gürlek, İstanbul’da göreve başladıktan sonra kararlarıyla sürekli gündeme geldi. 2018’de Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi avukatların tahliyesine karar veren heyet görevden alındı. Yerine Gürlek’in de yer aldığı heyet atandı. Bu heyet tahliye kararlarını kaldırdı ve dava sonunda avukatları cezalandırdı.
Eski HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini engelleyen, propaganda suçundan açılan davada çıkan hapis cezası kararını da yine Gürlek’in yer aldığı heyet verdi.
Gürlek, daha sonra İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı oldu. Bu dönemde, mahkeme, dönemin CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu sosyal medya paylaşımları nedeniyle hapse mahkum etti. Sözcü gazetesi yazarları ve yöneticileri hakkında "FETÖ'ye bilerek ve isteyerek yardım" suçundan açılan davada da aynı heyet mahkumiyet kararı verdi.
Gürlek, mahkeme başkanı olduğu dönemde, Barış Akademisyenleri’nin bazı dosyalarına da baktı. Bir akademisyene, “PKK tarafından öldürülen bir komiserin eşi ve ailesini ziyaret etmesi” cezasının verilmesi çok tartışıldı. Bu karar daha sonra kaldırıldı.
Yine aynı heyet, eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Şebnem Korur Fincancı'ya "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisini imzaladığı için "terör örgütü propagandası" suçundan 2,5 yıl hapis cezası verdi.
Kılıçdaroğlu’nun hedefindeydi
Gürlek’in başkanı olduğu mahkeme, Anayasa Mahkemesi’nin CHP Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında verdiği hak ihlali kararını da uygulamadı ve yargılamanın durdurulması talebini geri çevirdi. Bu sürecin sonunda Berberoğlu, cezaevine girdi.
Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gürlek için "Adaleti katleden adamın adı Akın Gürlek'tir, yeni Zekeriya Öz'dür" dedi. Gürlek, Kılıçdaroğlu hakkında tazminat davası açtı ancak kazanamadı.
Özer ve İmamoğlu soruşturmaları
Gürlek, Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandıktan kısa sonra dönemin Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında soruşturma başlatıldı. Özer, 30 Ekim 2024'te "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklandı, belediyeye kayyım atandı.
CHP lideri Özgür Özel, bu olaydan sonra "Akın Gürlek, seyyar giyotin, adaletin boynunu kesendir" dedi.
Özel, tazminata mahkûm oldu
Gürlek, açıklamalarını sürdüren Özel hakkında manevi tazminat davası açtı. Özel, bu davada tazminata mahkûm oldu.
Beşiktaş operasyonu
17 Ocak'ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da bulunduğu 23 kişi tutuklandı.
İmamoğlu’na tehdit soruşturması
İBB Başkanı İmamoğlu, "Senin amacın milletin gözünü korkutmak. Başsavcı sana söylüyorum. Senin evlatlarını bile bu muamelelerden kurtarmak için seni yöneten aklı bu milletin zihninden söküp atacağız. Söküp atacağız ki senin evlatlarının kapısına kimse dayanmasın" dedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sözler üzerine Ekrem İmamoğlu hakkında Gürlek ve ailesini tehdit ettiği iddiasıyla soruşturma başlattı.
Özdağ’a tutuklama
İstanbul Başsavcılığı, Antalya’da yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği iddiasıyla Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ hakkında da soruşturma başlattı. Bu soruşturma kapsamında Ankara’da gözaltına alınan Özdağ, İstanbul’da 21 Ocak 2025’te tutuklandı. Bu dosya, “İstanbul Başsavcılığı, Türkiye Başsavcılığı gibi hareket ediyor, yetkisiz işlem yapıyor” eleştirilerine yol açtı.
Barım’a tutuklama
İstanbul Başsavcılığı’nın menajer Ayşe Barım soruşturması da çok konuşuldu. Gezi eylemlerini organize ettiği, sanatçıları eyleme yönlendirdiği iddia edilen Barım, 27 Ocak 2025’te tutuklandı. Aylar sonra tahliye edilen Barım hakkındaki dava sürüyor.
İmamoğlu’na operasyon
Başsavcılığın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlattığı soruşturma, gündeme damgasını vurdu. İmamoğlu hakkında önce “sahte diploma” soruşturması başlatıldı ve bu dosyaya paralel ilerleyen süreçte diploması iptal edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 19 Mart'ta Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 100'den fazla isim hakkında çeşitli suçlardan gözaltı kararı verildiğini açıkladı. İmamoğlu, gözaltına alındı ve “suç örgütü kurmak, dolandırıcılık, rüşvet” suçlarından tutuklandı. İmamoğlu hakkında terör suçundan da ayrıca soruşturma başlatıldı.
Bu dosyaya paralel olarak belediyelere yönelik bir dizi operasyon yapıldı. Bu operasyonlar sonunda Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer tutuklandı. Daha sonra Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de bu listeye eklendi.
Mabel Matiz, LeMan, Manifest
İstanbul Başsavcılığı, bu operasyonlar dışında sanatçı Mabel Matiz, Manifest müzik grubu, Leman Dergisi ile ilgili başlattığı soruşturmalarla da gündeme geldi.
Gazetecilere soruşturmalar, tutuklamalar...
Akın Gürlek birçok gazeteciye haberleri nedeniyle soruşturma başlattı. Bazı gazeteciler tutuklandı, kimilerine para cezası verildi. Gürlek bu davalarda "mağdur" sıfatıyla yer aldı. Furkan Karabay, Barış Pehlivan, İbrahim Aydın, Uğur Koç, Yaşar Gökdemir ve Canan Coşkun, Gürlek'in haberleri nedeniyle yargılanmasına neden olduğu gazetecilerden bazıları.
DHKP-C’ye karşı yürütülen soruşturmada gözaltına alınan avukatların çıkarıldıkları savcılıktaki sorgularını haberleştirdiği için Canan Coşkun’a daha önce de ‘terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek’ suçlamasıyla dava açılmıştı. Temmuz 2018’de İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Coşkun, 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkemenin başkanı Akın Gürlek’ti.
Özel’in suçlamaları
CHP lideri Özel, bu dönemde de Akın Gürlek’i sert biçimde eleştirdi. Özel, Gürlek’e, İstanbul boğazı manzaralı villa tahsis edildiğini ve sadece tadilatına 40 milyon lira harcandığını öne sürdü. Özel, Gürlek’in İstanbul Başsavcılığı’na atandıktan sonra hem savcı maaşı aldığını hem de Eti Maden’in Lüksemburg’taki şirketinin yönetim kurulu üyeliği maaşını almaya devam ettiğini öne sürdü.
Özel, hakkında bu iddialar nedeniyle suç duyurusunda bulunuldu ve soruşturma başlatıldı.
CHP hakkında Yargıtay Başsavcılığı'na bildirim
İstanbul Başsavcılığı, İBB iddianamesini tamamlamasıyla birlikte, Yargıtay Başsavcılığı'na CHP ile ilgili olarak "kapatma ihbarı"nda da bulundu. 11 Kasım'da başsavcılıktan yapılan açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili olarak Yargıtay Başsavcılığı'na bildirimde bulunulduğu kaydedilerek, "Soruşturma dosyamız kapsamında yapılan tespitler ışığında, Cumhuriyet Halk Partisinin ülke genelinde ve yerelde gerçekleşen seçimlerin güvenilirliğine ve seçmenin iradesini etkilemeye, demokratik düzeni etkilemeye yönelik, sistematik ve süreklilik arz edecek şekilde müdahalede bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet Halk Partisi hakkında Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Cumhuriyet Başsavcılığımızca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmuştur" denildi.
(Kaynaklar: T24, Medyascope, 10Haber)

