Aras Yayıncılık ile Tatavla Sahne işbirliğinde düzenlenen söyleşi dizisinin ilki 28 Nisan Salı günü gerçekleştirildi. Tatavla Sahne’de düzenlenen “Osmanlı Ermeni Tiyatrosu’nda Mücadele ve Dönüşüm” başlıklı etkinlikte, sahnenin öncü kadınları odağa alındı.
Moderatörlüğünü Aras Yayıncılık Genel Yayın Yönetmeni Betül Bakırcı’nın üstlendiği söyleşide, tiyatro araştırmacısı ve oyuncu Boğos Çalgıcıoğlu ile yazar Barkev Balımyan konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğe özellikle gençlerin ilgisi dikkat çekerken, Deniz Türkali de izleyiciler arasındaydı.
Arusyak Papazyan’ın anısıyla açılış
Söyleşi, Osmanlı İmparatorluğu’nda sahneye çıkan ilk profesyonel kadın oyuncu Arusyak Papazyan’ın anılmasıyla başladı. Bakırcı, Papazyan’ın sahneye çıkmadan önce yaptığı konuşmadan, Barkev Balımyan’ın kaleme aldığı kitaptan bir bölüm okudu. Papazyan’ın sözleri salonda yankılanırken, etkinliğin onun ölüm yıldönümüne denk gelmesi anı daha da anlamlı kıldı.

Konuşmada, Osmanlı’da tiyatronun ortaya çıkışı ve gelişimi, Avrupa’daki kültürel dönüşümlerle birlikte ele alındı. Barkev Balımyan, kültürel hareketlerin siyasal ve ekonomik süreçlerden bağımsız düşünülemeyeceğini belirterek, Avrupa’da Rönesans, Reform ve Aydınlanma ile şekillenen dönüşümlerin Osmanlı’ya Tanzimat’la birlikte yansıdığını ifade etti. Bu süreçte Batı tarzı tiyatronun da Osmanlı yaşamına dahil olduğunu söyledi.
Boğos Çalgıcıoğlu ise tiyatronun yalnızca bir sanat formu değil, aynı zamanda bir anlatı ve etkileme aracı olduğuna dikkat çekti. Tiyatronun, izleyicinin hem görsel hem işitsel duyularına hitap ederek düşünceleri aktarmada güçlü bir araç haline geldiğini belirten Çalgıcıoğlu, tarih boyunca kadınların sahnede görünürlüğünün sınırlı tutulduğunu hatırlattı.
Tiyatronun dönüşümü ve kadınların görünürlüğü
Konuşmacılar, Osmanlı’da kadınların sahneye çıkışının gecikmesine karşın, Ermeni kadın oyuncuların bu alanda öncü bir rol üstlendiğini vurguladı. Özellikle 19. yüzyılda Ermeni tiyatrocuların sahneyi bir ifade ve dönüşüm alanı olarak kullandığı, kadın emeğinin de bu süreçte belirleyici olduğu ifade edildi.
Söyleşi, izleyicilerden gelen sorularla devam etti. Etkinlik, Osmanlı’dan Türkiye’ye uzanan tiyatro tarihine, özellikle de Ermeni sahnesinin emektarlarına odaklanan bir hat kurma hedefiyle başlatılan dizinin ilk adımı olarak kayda geçti.



