ABD ve İsrail’in İran’a saldırması, altın fiyatlarının artmasına neden oldu. 7 bin dolaylarında olan gram altın, saldırının başladığı ilk gün 8 bin TL’ye yükseldi. Türkiye’de altına yatırım yapan vatandaşlar, fiyatların artmasıyla kuyumcu dükkanlarına ve Kapalıçarşı’ya akın etti. 10 Mart Salı gününde gram altının satış fiyatı 7 bin 400 TL civarına gerilemiş durumdaydı. Bu tabloya paralel olarak Türkiye’de son altı yıldır dolar ve euro’nun yükseliş evresinde olması ekonominin kalbi olarak nitelendirilen Kapalıçarşı esnafını olumsuz etkiliyor Çarşıda üretim, geçmiş yıllara göre oldukça düşmüş durumda. Kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterenlerle yaptığımız görüşmelerde, Kapalıçarşı’da işlerin parlak olmadığı, kapanan atölye sayısının ve işten çıkarmaların giderek arttığı bilgisine ulaştık. Konuştuğumuz kişiler, özellikle sanal bahis ve kumar oynayanların sayısının arttığına da dikkat çekiyor.
Apraham Kuyumculuk yetkilisi Alen Tekbıçak, altın fiyatlarında yaşanan artışın piyasaları olumsuz yönde etkilediğini belirtti. Özellikle yurtdışına ihracat yapan firmaların sıkıntı yaşadığını söyleyen Tekbıçak, yurtdışında altının kilosunun 160 bin dolar olduğunu ancak Türkiye’de bu fiyatın 170 bin dolar olduğunu ifade etti. Tekbıçak, oluşan fiyat farkının hükümetin uyguladığı kotadan kaynaklandığını belirtti
Tekbıçak, ayrıca ekonomik kriz nedeniyle Kapalıçarşı’da imalatçıların zorluk yaşadığını, kepenk indirenlerin sayısının giderek arttığını belirtti ve şunları söyledi:
“Bugün bir imalatçının atölyesinde en az 3-5 çalışanı olur. Senin işin gücün olmasa da, her hafta sonu ya da her ay o kişinin maaşını, SGK'sını, yemeğini ödeyeceksin. Şimdi esnaf
dayanmaya çalışıyor ama bu bu durum aylar sürünce eleman çıkarmaya başlıyor. Sonra da atölye kapatmak veya atölyesini küçültmeye kadar gidiyor adam. Çünkü kiralar yüksek, eleman ücretleri yüksek. Hal böyle olunca dayanacak güç, o oranda sermayeye bakıyor. Senin sermayen güçlüyse hadi dayanıyorsun 6 ay, 8 ay ya da 1 yıl. Ama sermayen düşükse ne yapıyorsun? Önce eleman çıkarıyorsun. Sonra bakıyorsun ki kiran yüksek burayı daha küçük bir yere taşıyayım diyorsun. Küçülüyor.”
Kuyumculuk meslek okulu önerisi
Tekbıçak, buna bağlı olarak foreks ve kaldıraçlı işlemler, bahis ve kumar oynayanların giderek arttığını belirtti. Gençler için artık Kapalıçarşı’nın artık cazibe merkezi olmadığını kaydeden Alen Tekbıçak, bir meslek okulunun elzem olduğunu vurguladı:
“Kuyumculuk ve gümüş sektörünü cazip hale getirmemiz lazım. Okumak istemeyen çocuğu kuyumculuk meslek okuluna getirip, buradan da bizim piyasamızda büyük olan, marka olan firmaların içine entegre edebiliriz. Bu çocuklara dolgun maaşlar verirsek aileler de mutlu olur. Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini artık maddiyatla sağlamamız lazım. Bunun için altyapıyı sağlamamız ve el birliği içinde olmamız lazım. Artık kendimizi değil de biraz toplumumuzu düşünerek yaşamamız lazım. Elimizi taşın altına koymamız lazım. Şimdi bu meslek artık bizden gitti, gidiyor.”
Sanal bahis oynayanlar artıyor
Kuyumcu firması sahibi Sarkis Arık ise, Ramazan ayı sonrası piyasalarda bir hareketlilik olacağını yönelik duyumlar ortaya atıldığını ancak İran’a saldırılar sonrası piyasaların tepetaklak olduğunu ifade etti. Arık da, son yıllarda atölyelerde çalışan işçilerin sanal bahis ve kumara yöneldiğini vurguladı.
Kapalıçarşı’da uzun yıllardır firma sahibi olan Şahin Gezer de, Kapalıçarşı’da sıkıntının koronavirüs pandemisi döneminde başladığını, giderek kötüleştiğini söyledi. Altının kilosunun 170 bin dolar olduğunu hatırlatan Gezer, geçmişte hazırlanan tasarımlardan kuyumcuların para kazanabildiğini ancak günümüzde bunun pek mümkün olmadığını ifade etti. Gezer, ekonomik kriz nedeniyle yakın zamanda beş arkadaşının atölyelerini kapatmak zorunda kaldığını vurguladı. Gezer de, üretimde yaşanan durgunluk nedeniyle bahis ve kumar oynayanların yanı sıra kaldıraçlı işlem yapanların sayısında artış yaşandığını, bu işlemi Ermeni toplumu üyelerininin de yaptığını belirtti.




