İmamoğlu’nun diploma iptali davası Silivri'de görüldü
Karar 15 gün sonra açıklanacak
CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının iptal edilmesi kararına karşı açtığı davanın ilk duruşması Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Yaklaşık dört saat süren duruşmanın ardından mahkeme, kararın 15 gün içinde yazılı olarak açıklanacağını bildirdi.
Duruşmayı Sezgin Tanrıkulu, Mustafa Sarıgül, Ahmet Özer, Gökçe Gökçen ve çok sayıda CHP'li, avukat ve gazeteci takip ediyor.
Medyascope muhabiri Furkan Karabay'ın aktardıklarına göre Silivri’de görülen önceki duruşmalara göre salon önünde ve cezaevi girişinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Jandarma cezaevi dışına barikat kurdu, çok sayıda jandarma eri salon çevresinde hazır bulundu.
Halk TV muhabiri Gamze Altunay'ın aktardığına göre CHP'li milletvekilleri Sibel Suiçmez ile Ali Gökçek, salona alımların kapatılmasının ardından jandarma ekiplerine tepki gösterdi.
Gazeteci Fatoş Erdoğan'ın sosyal medya hesabından aktardıklarına göre ise İmamoğlu duruşma için en küçük salon ayrıldı. Bu nedenle kurulan barikatlar önünde yığılma oluştu. CHP lideri Özgür Özel de yığılma nedeniyle jandarma barikatını güçlükle aşıp salona girebildi. Dışarda yüzlerce insan salona alınmazken duruşma başladı.
Ekrem İmamoğlu salona alkışlarla girdi. Furkan Karabay'ın X'ye paylaştığı videoya göre duruşma devam ederken salon önünde yurttaşlar, avukatlar ve gazeteciler bekledi. Barikat önünde çıkan arbedede bir yurttaş bayıldı. İmamoğlu ise savunma yaptı.
Ekrem İmamoğlu, "Diplomamı savunmaya gelmedim. Bir gencin devletine güvenerek kurduğu hayatın geriye doğru sökülmek istendiğini anlatmaya geldim" dedi.
Halk TV muhabiri Gamze Altunay’ın aktardığına göre, İmamoğlu beyanlarında sert ifadeler kullandı ve davanın yalnızca kişisel bir dava olmadığını vurguladı. İmamoğlu, “Bu dava bir ilke davasıdır. Verilecek karar yalnızca beni değil, Türkiye’de hukuki güveni ilgilendirir” dedi.
“Bu ağır bir siyasi talimatın alarm hâlidir”
İmamoğlu, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın “Siyasette erken öten horozun başını keserler” sözlerine atıf yaparak, diploma sürecinin siyasi saiklerle yürütüldüğünü savundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İstanbul Üniversitesi’ne gönderdiği yazıyı hatırlatan İmamoğlu, bu yazının bir denetim ya da uyarı değil, açık bir tehdit niteliği taşıdığını söyledi.
“Bu yazı, ‘Bu kişi Cumhurbaşkanı adayı olabilir, acele edin’ demektir” diyen İmamoğlu, lisans diplomasının anayasal olarak yalnızca cumhurbaşkanlığı adaylığı için gerekli olduğunu vurguladı. “Ortada bir seçim yokken, YSK’nın özellikle parantez içinde anılması tesadüf değildir” ifadelerini kullandı.
“Anamın ak sütü kadar helal bir diplomam var”
Savunmasında diplomasını kürsüden gösteren İmamoğlu, belgenin İstanbul Üniversitesi tarafından araştırılarak, incelenerek ve resmen verildiğini belirtti. Diplomanın 35 yıl boyunca devletin tüm kurumlarında geçerli kabul edildiğini hatırlatan İmamoğlu, iptal kararının cumhurbaşkanı adaylığını ilan etmesinin ardından gelmesine dikkat çekti.
“35 yıl susan idare, neden tam da bu açıklamadan sonra harekete geçti?” diye soran İmamoğlu, “Bu bir yorum değil, takvimle sabit bir olgudur” dedi.
Mahkeme başkanıyla tartışma, salondan sloganlar
İmamoğlu’nun son sözleri sırasında mahkeme başkanıyla kısa süreli bir tartışma yaşandı. Hakimin “beyanlarını kendisine bakarak yapması” yönündeki uyarısına İmamoğlu, “Herkese anlatabilirim” diyerek yanıt verdi. Tartışmanın ardından savunmasına devam eden İmamoğlu’nun konuşması sırasında dışarıdan atılan “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganları duruşma salonundan da duyuldu.
“Bu dava, hukuk devleti var mı yok mu sorusunun cevabıdır”
İmamoğlu, kararın ne olursa olsun tarihe geçeceğini belirterek, “Bu dava, Türkiye’de hâlâ bir hukuk devleti var mı yok mu sorusunun yargılandığı davadır” dedi. İstanbul Üniversitesi’nin de bu süreçte zarar gördüğünü savunan İmamoğlu, “Ülkemize ve İstanbul Üniversitesi’ne yazıktır” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık bir saat süren beyanların ardından avukatlar savunmalarını yaptı. Mahkeme, duruşmayı sonlandırarak kararın 15 gün içinde yazılı olarak açıklanacağını bildirdi.
Sezgin Tanrıkulu'dan açıklama
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, Ekrem İmamoğlu’nun iptal edilen diplomasına ilişkin davanın duruşması ile ilgili Silivri Kampüsü içerisinde bulunan duruşma salonu önünde açıklama yaptı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun açıklaması şöyle:
"İstanbul’da, Silivri Kampüsü içerisinde bulunan duruşma salonundayız. Bugün, Ekrem İmamoğlu’nun iptal edilen diplomasına ilişkin davanın duruşması yapılıyor.
Duruşma, İstanbul 5. İdare Mahkemesi tarafından Silivri Kampüsü içindeki “4 No’lu” duruşma salonunda gerçekleştiriliyor.
Bu salonların idaresi İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na ait. Buna rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bu binalar içerisindeki en küçük duruşma salonunu tahsis etmiş durumda. Bu tercihin kötü niyetli ve art niyetli olduğu açıktır; ancak bu kısmı bir kenara bırakarak duruşmanın kendisine odaklanmak istiyorum.
Duruşma başladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu, yaklaşık bir saattir diplomasının iptaline ilişkin süreçle bağlantılı tüm gelişmeleri ve belgeleri mahkeme huzurunda ayrıntılı biçimde anlatıyor.
Bilindiği üzere, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17 ve 18’inci maddeleri uyarınca idare mahkemelerinde duruşma istisnadır. Taraflardan birinin talebi üzerine ve dosya tekemmül etmişse, mahkeme duruşma yapılmasına karar verir ve duruşma açılır. İdari yargılamada duruşma sırasında tutanak tutulmaz; mahkeme başkanı daha sonra bir duruşma tutanağı düzenler. Şu anda içeride bu usule uygun şekilde işlemler sürdürülmektedir.
Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından, davacı ve davalı avukatları iki kez söz alacak ve sonrasında duruşma kapatılacaktır. Yine İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17’nci maddesine göre, mahkeme başka bir araştırma yapılmasına gerek görmezse, duruşmanın ardından en geç 15 gün içinde kararını açıklamak zorundadır.
Ancak bu işlem; hukuka aykırı idari işlemlerde istikrar, hukuk devleti ilkesi, öngörülebilirlik, müktesep hak ve idare hukukunun bilinen tüm temel ilkelerine aykırıdır. Bu konuda Danıştay’ın ve yerleşmiş yargı içtihatlarının son derece açık olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bu işlemin hangi gerekçelerle yapıldığını bugün artık bütün Türkiye bilmektedir."
Ne olmuştu?
18 Eylül 2024’te CİMER’e hakkında şikayette bulunulan Ekrem İmamoğlu’na İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Şubat ayında soruşturma başlattı. İmamoğlu, resmi belgede sahtecilik iddiasıyla suçlanırken 24 Şubat 2025 tarihinde iddialar bir yazıyla İstanbul Üniversitesi’ne gönderildi.
İmamoğlu’nun 5 Mart 2025 tarihinde ilk kez ifade vermesinin ardından, İstanbul Üniversitesi, Yüksek Öğretim Kurumu ve savcılık konu hakkında inceleme başlatıldığını duyurdu. 18 Mart’ta İstanbul Üniversitesi, İmamoğlu dahil 21 kişinin diplomasının iptaline karar verdi.
İmamoğlu, İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun 18 Mart 2025 tarih ve 3/1 sayılı işlemine itiraz etti. 6 Mayıs 2025’te İmamoğlu, “Yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle diplomasının iptal kararının iptal edilmesini talep etmişti. “İptalin iptali” davasını açan İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan 1,5 ay sonra İBB soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.
İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 22 Mayıs 2025’te İstanbul Üniversitesi’ne müzekkere yazarak iptal kararına dayanak olan bilgi ve belgeleri istemişti. Bir ay sonra Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından, İstanbul 5. İdare Mahkemesi Başkanı Recep Şendil ve üye hâkim Gün Yazıcı görevden alınmış, yerlerine yeni isimler atanmıştı. Yeni heyet, 30 Temmuz 2025’te diploma iptali kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddettmişti. İmamoğlu’nun yüksek lisans diploması da iptal edilmişti.
Ekrem İmamoğlu hakkında, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla “zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik” suçundan ceza davası açılmıştı. İmamoğlu’nun 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı diğer dava ise 16 Şubat’a ertelenmişti.

