Bildiğim kadarıyla eskiden bu binada hizmet veren Anarat Hığutyun Okulu’ndan mezunsunuz?
Evet ana okulu ve ilkokulu ağabeyim Murat Gazeroğlu ile birlikte burada okudum. Binanın eski halini hatırlıyorum. Eskiden boş zamanlarımı şimdi girişinizde bulunan piyanonun başında geçirirdim. Özel günlerde, sololar söyleyip, şiirler okuduğum tüm anılarım buraya ait. Anaokulumuzu, oyunlar oynadığım bahçemizi dolaşıp, farklılıkları görmek, güzel duygular yaşattı bana.
Daha o günlerde sololar seslendirip, piyano çalmaya başlamışsınız. Sanat eğitiminiz nasıl başladı?
Ben 2007 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Opera Şan Ana Sanatları'ndan mezun oldum. Sonra 2009 yılında İstanbul Devlet Opera Balesi'nde koro sanatçısı olarak göreve başladım. 2013 yılında Lusavoriç Çocuk Korosu'nu çalıştırmaya başladım. İlk şeflik deneyimim o koroda başladı. 2016 yılında Bahçeşehir Üniversitesi'nin koro şefliği eğitimine katıldım ve aynı sene koro şefliği belgemi aldım.
Tam on yıl önce bu sayfalarda koro şefliği sertifikanızı ve geleceğe yönelik planlarınızı Tuğba Esen’e anlatmıştınız. O günden bu güne hayatınızda neler değişti?
2017 yılında İstanbul Devlet Opera Balesi’nde Çocuk Korosu Şefliği yapmaya başladım. Aynı zamanda da 2020 yılından bugüne kadar Bakırköy Surp Asdvadzadzin Kilisesi’ne bağlı Karasun Mangants Korosu’nun şefliğini ve aynı koronun uzantısı olan Çocuk Korosu Şefliği’ni üstlendim. Aslında biraz heyecanlıyım çünkü ilk defa bu koroyla kapsamlı bir konser gerçekleştireceğiz.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde de çocuk korosunun şefliğine devam ediyor musunuz?
Hayır, 2023 yılında şeflik görevimden ayrıldım. Ama operadaki koro sanatçılığı görevime devam ediyorum. 16 senedir İstanbul Devleti Opera Balesi'nde koro sanatçısı olarak görevliyim.
Bu sezon sahnelenen bir operada yer alıyor musunuz?
Tabii tabii. Daha geçen hafta ‘Uçan Hollandalı’ eserinin temsilini yaptık. Beni orada koro sanatçısı olarak görebilirsiniz.
21 Mayıs'ta ‘Lucia di Lammermoor’ operasının temsili olacak. Ben de o eserde koro da görevliyim. Yine bu sene ‘Carmina Burana’, ‘La Traviata’, ‘Gılgamış’, ‘Carmen’ ve ‘Aida’ operalarında görev aldım.
Daha önceleri Turandot Operası'nda çocuk korusu şefliği görevini yaptım. Yine çocuk korusu şefliği yaptığım dönemde Carmen’de, Carmina Brana’da çocuk korusu partilerini çalıştırdım.
Aynı zamanda koro şefliği yaptığım süre içerisinde ‘Dans et, şarkı söyle’ temsilleriyle birçok konser verdik opera içerisinde.
AKM'ye geçtikten sonra her şey daha çok yoğunlaştı. Temsillerimiz çok yoğun geçiyor. Yoğun bir prova tempom var ama operadan fırsat bulduğum zamanlarda Lusavoriç Korosu'na devam ediyorum. Koro'nun konserlerinde görev alıyorum. Lusavoriç’te hem koristlik, hem solistlik yapıyorum. Armaş Korosu'nun etkinlikleri olduğu zaman Patrikhane'deki koro içerisinde de görev alıyorum.
Farklı konserlerden teklif geldiği zaman, onları da kırmayıp, gidip solo şarkılar söyleyerek sahne alıyorum. Aslında hem koro şefliği, hem de şarkıcılık görevimi icra etmeye çalışıyorum.
Bunun yanısıra her pazar Bakırköy Dzınunt Surp Asdvadzadzin Kilisesi ayinlerde görevli olarak bulunuyorum.
Solistlik yaptığınız eserleri konuşalım mı?
‘Ariadne Auf Naxos’, ‘The Rake’s Progress’ eserlerinin solistliğini yaptım. Bazı çocuk oyunlarında başrol oynadım. Mesela ‘Kuklacı’, ‘Pinokyo’, ‘Mozart Küçük Dahi' çocuk oyunlarında başrol oynadım. Hepsi İstanbul Devlet Opera Balesi bünyesi altında gerçekleştirildi.
2009 ile 2021 yılı arası tüm temsillerimiz Kadıköy Süreyya Operası'nda gerçekleştirildi. 2021 yılına AKM'ye geçtik ve çoğu temsilimiz burada oluyor.
İstanbul Devlet Operası korosu kaç kişiden oluşuyor?
80 civarı. Ama tabii her eserde bütün koro bulunmuyor. Esere göre bir sayı belirleniyor.
Eserler farklı dillerde olduğu zaman söylemekte zorlanıyor musunuz?
Biz konservatuarda Almanca diksiyon, Fransızca diksiyon, İtalyanca diksiyon derslerini aldık. Bu dilleri konuşma ve okuma yeteneğimiz var. Aynı zamanda zaten şeflerimiz de bizi çalıştırıyorlar.
Zaten operaların büyük çoğunluğu yabancı dilde. Son oynayacağımız eser İtalyanca. Mesela ‘Uçan Hollandalı’ eseri Almancaydı.
Bir opera oyunu ne kadar zamanda hazırlanır?
Aslında bir önceki sezondan diğer sezonda ne eser çıkacağı önceden belirleniyor. Daha sonra solistlere partiler veriliyor. Solistler kendi bireysel çalışmalarını, koro ise kendi çalışmalarını yapıyor.
Arkasından orkestra da kendi bireysel çalışmalarını yapıyorlar. Sonra kostüm, sahne tekniği… Herkes kendi alanında çalışmalarını yapıyor. Ondan sonra esere bir ay kala koro provalarını yapmaya başlıyor. Provalar iki veya üç hafta süren bir çalışma dönemini kapsıyor. Koro çalıştıktan sonra sahne provaları başlıyor. Rejisörle birlikte sahne provalarına katılıyoruz. Premier ve gala temsilleriyle o eser çıkmış oluyor.
Çocuk korolarında büyüdünüz diyebilir miyiz?
Evet. 1989 yılında Sayat Nova Çocuk Korusu’na başladığımda henüz sekiz yaşındaydım. Üç sene oraya devam ettim. Arkasından bir sene Asoğik Korosu'na gittim. 1994’den beri Lusavoriç Korosu'nda görevliyim.
Yetiştirdiğiniz çocuk korosu üyelerinin sayısından memnun musunuz?
Maalesef eski dönemlere göre çocuk koroları artık çok fazla kalabalık olamıyor. 9-13 yaş arası çocuk korosu için ideal yaştır. Tüm çocuk korolarını birleştirip konser yapma arzusundayım. Aslında böyle bir proje çok güzel olur. Her koro kendi bünyesinden çocuklar yollasa daha kalabalık karma konserler yapılabilir.
Peki yetişkinler koronuz aktif mi?
Sadece Pazar ayinlerinde büyük koroyla yan yana gelebiliyoruz. Onlarla çalışma yapmamız pek mümkün olmuyor. Maalesef provalarda bir araya gelemiyoruz.
24 Mayıs Pazar günü Karasu Mangants Çocuk Korosu konseriniz var. Bu koronun şefliğini üstlendiniz. Koronuzda kaç çocuk yer alıyor?
Koroda görev alan 24 çocuğumuz var. 18 Ermenice şarkı seslendirecekler. 6 kişilik bir orkestra bize eşlik edecek. Piyano ve klavyede Adis Doğanay, bas gitarda Aret Hırimyan, udda Tatyos Şant Karapekmez, dudukta Özcan Gül, dhulda Sevan Karabetoğlu ve kanunda Sevan İnyapan bizlerle olacak.
Ayrıca konuk sanatçı Silva Gomikyan ve Kareograf Narod Nair Güleç bizleri sahnede yalnız bırakmayacaklar.




