AGOS’UN MERCEĞİNDEN
Kasapyan için yardım toplandı ama…
Haberimizin ardından pek çok kişi sosyal medyada Kasapyan için yardım edebileceğini duyurdu. Bireysel girişimlerle toplanan meblağ 31 Ocak Cumartesi günü Bakırköy Kilisesi’nin toplantı salonunda Kasapyan’ın da tanıklığında ev sahibine teslim edildi. Ocak ve Şubat ayları için ise oturum süresi alındı. Ermeni toplumundan Nurhan Çetinkaya “Yeni bir ev için arayışlarımız sürüyor” dedi.
Öte yandan haberimizin ardından pek çok kişi, yardım talebinde bulunan kişiye doğrudan para göndermek istedi. Gazete olarak bu kişileri Kasapyan’ın oturduğu semt olan Bakırköy Kilisesi Vakfı’na yönlendirdik. Vakıf ise hukuki olarak isme özel bağış alamadıklarını ancak kiliseye bağış yapılabileceğini, yardımların değerlendirileceğini belirtti.
Kasapyan’ın asıl talebi İstanbul’daki Ermeni toplumuna ait vakıf evlerinden bir eve ya da bir odaya yerleşmekti. Ancak Vakıflarımız bu konuda son duruma dair bir envanter paylaşmış değil. Dolayısıyla toplum olarak elimizde kaç vakıf mülkü var, bunların kaçı kirada, kaçı oturulamaz durumda, kaçı boş, bilemiyoruz.
Bir diğer belirsizlik ise bu ve benzer vakalarda yardımların ne şekilde toplanacağı konusunda yaşanıyor. Semt vakıfları genel bağış alabilse de daha önce de belirttiğimiz gibi isme özel bağış alamıyor. Patrikhane Sosyal Yardım Komisyonu ise Türkiye Ermenileri Patrikliği’nin İBAN hesabı üzerinden kişinin ismi ve açıklama bölümüne “Barınma ihtiyacı” gibi ibareler eklendiği sürece yardım toplayabildiğini açıkladı.
Bu konuda çalışan (Mer Hayer gibi) sivil toplum kuruluşları da var. Ancak yoksulluk meselesi gündemimizi uzun süre meşgul edecek, bu açık. Bu durumda bir koordinasyon merkezi gibi bir ihtiyaç ortaya çıkıyor. Böyle bir ihtiyaç olduğu Agos tarafından 6 Ocak resepsiyonunda Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan’a iletilmişti. Ancak o zaman doyurucu bir yanıt alamamıştık.
Tüm bu tablo içinde bazı soruları bir kez daha buradan kamuoyuna yöneltmemiz gerekiyor:
-Rita Kasapyan örneğinde yardımlar bireysel çabalarla toplandı ve toplanan meblağ yine bir kişinin çabasıyla ev sahibine teslim edildi. Bundan sonra böyle bir yol izlenemeyeceği açık. Böylesi sorunlarda süreç (yardım toplama, teslim etme vs) tek tek bireyler üzerinden yürüyemez. Peki ne tür bir yol izlenecek?
-Tekil vakalarda yardım etmek isteyenler gönderdikleri meblağın o kişinin eline geçtiğinden emin olmak istiyor. Bu anlaşılır bir talep ve kurumlarımız da yardımlar konusunda şeffaf olacaklarını ve olduklarını bildiriyor. Ancak ortada bir vaka yokken de insanlar yardım edebilirler. Hatta etmeliler. Böylesi durumlar için nasıl bir yol izlenmeli? Bir havuz oluşturmak neden gündeme alınmasın?
-Bir koordinasyon sistemi ya da merkezi kurulması gerektiği açık. Bu konuda kim adım atacak? Patrikhane mi, Ermeni Vakıflar Birliği mi, PSYK mı, yoksa yeni bir yapılanma mı?
-Vakıflarımızın dar gelirlilerin barınacağı evleri var mı, yok mu, varsa bu sayı nedir? Mevcut veriye ulaşmak nasıl mümkün olacak?
Bu sorulara acilen yanıt bulmamızda ve harekete geçmemizde fayda var.

