Likya’nın izlerini taşıyan Kaş’ta tiyatro, bu kez antik kentlerin gölgesinde, mitolojinin ve ortak bir emeğin eşliğinde sahneye çıkıyor. Kaş Tiyatro Günleri, beşinci yılında “Likya Kültürel Mirası” temasıyla tiyatroyu arkeolojiyle buluştururken dayanışmayla kurulan bir şenliğin kapılarını da aralıyor.
Kaş Tiyatro Günleri, 15 Ekim’de beşinci kez perdelerini açtı. Bu yıl “Likya Kültürel Mirası” temasıyla düzenlenen etkinlik, 18 Ekim’e kadar Kaş’ın yanı sıra Myra ve Patara’ya uzanıyor. Likya’nın izlerini taşıyan Kaş’ta tiyatro, bu kez antik kentlerin gölgesinde, mitolojinin ve ortak bir emeğin eşliğinde sahneye çıkıyor. Kaş Tiyatro Günleri, beşinci yılında “Likya Kültürel Mirası” temasıyla tiyatroyu arkeolojiyle buluştururken dayanışmayla kurulan bir şenliğin kapılarını da aralıyor.
Kaş Çevre ve Kültür Derneği tarafından, Kaş esnafının ve gönüllülerin maddi ve manevi katkılarıyla düzenlenen Kaş Tiyatro Günleri’nde her şey imece usulüyle yürüyor. Etkinlik kapsamındaki tüm oyunlar seyirciyle ücretsiz olarak buluşuyor.
Antik kentlerin izinde
Tiyatro oyunlarının yanı sıra düzenlenen antik kent gezileri, katılımcılara Likya’nın geçmişini bu alanda çalışan arkeologlardan dinleme olanağı sunuyor. Myra Antik Kenti ve Likya Uygarlıkları Müzesi, kentteki kazı çalışmalarını uzun yıllar yöneten Prof. Dr. Nevzat Çevik eşliğinde gezildi. Patara Antik Kenti gezisine ise kazı başkanı Dr. Şevket Aktaş eşlik edecek. Böylece festival izleyicileri, oyunların yanı sıra antik kentleri, kazı çalışmalarını ve Likya uygarlığının izlerini uzmanlarından dinleme fırsatı bulacak.
Bağımsız tiyatrodan çocuk oyunlarına
Kaş Tiyatro Günleri’nin ilk kurucularından, etkinliğin eş direktörü ve Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy, tiyatro günlerini öncelikle Kaşlılar için düzenlediklerini söylüyor. Akoy, turizm sezonu dışında Kaş’ta kültür-sanat etkinliklerinin sınırlı olduğuna dikkat çekerek bir oyun izlemek isteyenlerin çoğu zaman Antalya’ya ya da Fethiye’ye gitmek zorunda kaldığını belirtiyor. Bunun hem zaman hem de ekonomi açısından bir karşılığı olduğunu vurgulayan Akoy, “Oyunları insanların yaşadığı yere getirdiğinizde bu karşılaşma kolaylaşıyor” diyor.

Çocuk oyunlarını köylere, performansları sokaklara ve kamusal alanlara taşımanın da bu anlayışın bir parçası olduğunu belirten Akoy, insanların gündelik hayatlarının içinde tiyatroya yer açmaya çalıştıklarını söylüyor. Beş yılda Kaş’ın tiyatroya bakışının bütünüyle değiştiğini söylemenin iddialı olacağını ifade eden Akoy, buna karşın düzenli bir buluşmanın zeminini oluşturduklarını düşünüyor. Uzun yıllar önce Kaş’a yerleşen Akoy, etkinliğin gönüllülük esasına dayandığını da vurgulayarak bu dayanışmanın hem kendilerine hem de yolu Kaş’a düşen herkese cesaret vermesini umuyor.
18 Ekim’e kadar sürecek Kaş Tiyatro Günleri, tiyatronun bir kentin gündelik hayatında nasıl yer edinebileceğini ve dayanışmayla nasıl büyüyebileceğini hatırlatıyor. Bu yıl festivale katılamayanlar içinse Kaş’ın sahneleri, sokakları ve antik kentleri gelecek yıl yeniden buluşmak üzere açık bir davet bırakıyor.



