Osman Kavala’nın avukatlarından Köksal Bayraktar, Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi’nin 25 Ağustos’ta verdiği “ihlal” ve “derhal serbest bırakılmalı” kararının ardından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu.
DW Türkçe'den Alican Uludağ'ın haberine göre Osman Kavala'nın avukatı Ahmet Köksal Bayraktar, Gezi davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Dilekçede, Kavala hakkında kesinleşen mahkûmiyet hükmünün infazının AİHM kararı uyarınca durdurulması talebinde bulunuldu. Ayrıca Kavala'nın tahliye edilmesi istendi.
Talep, "hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. Maddesi kapsamında yapıldı. Bu maddede, AİHM tarafından verilen kesinleşmiş ihlal kararları da yargılanmanın yenilenmesi nedenleri arasında sayılıyor.
Mahkeme kararı Adalet Bakanlığı'ndan istedi
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, bunun üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanlığı'na yazı yazarak Osman Kavala'ya ilişkin AİHM kararını istedi. 9 Eylül'de gönderilen yazıda, Osman Kavala ile ilgili AİHM tarafından verilmiş bir ihlal kararı bulunup bulunmadığının araştırılması ve böyle bir ihlal kararı olması halinde, söz konusu kararın Türkçe tercüme metnin ivedi olarak mahkemeye gönderilmesi talep edildi.
Ne olacak?
Adalet Bakanlığı'nın, AİHM'in Osman Kavala kararının tercümesini mahkemeye göndermesinin ardından Kavala'nın başvurusu esastan görüşülecek. Yerel mahkeme, AİHM kararına uyarsa Osman Kavala'nın hüküm giydiği Gezi davası yeniden başlayacak.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 2017’den bu yana cezaevinde bulunan Osman Kavala’nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını 25 Ağustos’ta açıklamıştı. Büyük Daire, ikinci kez hak ihlali kararı verirken Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması gerektiğini belirtmişti.
Ne olmuştu?
Kavala Gezi eylemleri sonrasında “cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandığında takvimler 2017’yi gösteriyordu. 2019’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, tutukluluğun hak ihlali olduğuna ve derhal serbest bırakılması gerektiğine karar verdi, ancak tutukluluğu devam etti.
18 Şubat 2020’de Gezi davasından beraat etti; fakat henüz özgürlüğüne kavuşmadan bu kez casusluk suçlamasıyla yeniden gözaltına alındı. Ertesi gün, daha önce tahliye edildiği dosyadan bir kez daha tutuklandı. 25 Nisan 2022’de “hükümeti devirmeye teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay 2023’te kararı onadı, 2024’te Adalet Bakanlığı yeniden yargılanma talebini reddetti.



