Karanlıktan Günışığına: Arşiv Belgelerinde Ermeni Kurumları
Kilisesi, okulu, mezarlığı, yetimhanesiyle Balat
Hrant Dink Vakfı’nın, ilk etabı Karagözyan, Getronagan ve Pangaltı Anarad Hığutyun okulları ile Balat Kilisesi’ni kapsayan Ermeni Vakıf Arşivlerinin Dijitalleştirilmesi projelerine destek olmak üzere vakfın arşiv katının kapısından ilk kez geçtiğim an, aslında İstanbul Ermeni toplumunun çok zengin ve aynı derecede çalkantılı yakın tarihine açılan bir kapıdan da geçmiş oldum.
Bugün kayıt altına alabildiğimiz belgeler, vakıf arşivlerinin günümüze ulaşabilen ve bunların içinden de çeşitli nedenlerle henüz ancak erişebildiğimiz çok küçük bir kısmını oluştursa dahi, barındırdıkları bilgi hazineleri bizi çok heyecanlandırıyor. Toplumsal tarihimizle ilgili edindiğimiz bu bilgilerden örnekleri, Agos okuyucularıyla paylaşmam istendiğinde tek tereddüdüm "Hiç tecrübemin olmadığı böyle bir işin altından kalkabilir miyim?" sorusu oldu. Fakat sonuçta heyecanı korkusunun önüne geçen amatör bir yazar olarak affınıza sığınacak ve önümüzdeki haftalarda her yazıda bu farklı vakıf arşivlerinden, farklı konu veya hikâyeler üzerine bulduğumuz bir veya birkaç belgenin ışığında bu hazineleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım.
Balat Surp Hıreşdagabet Kilisesi, Horenyan Okulu ve Balat Yetimhanesi
Bu proje ile gün ışığına çıkan Balat Vakfı arşivi, vakıf bünyesinde olan Surp Hıreşdagabet Kilisesi, Edirnekapı Mezarlığı, Khorenyan Okulu ve Balat Yetimhanesi ile ilgili 12 bin civarında belge ile 1800’lü yıllardan bu yana Balat ve çevresinin Ermeni cemaati odaklı toplumsal hayatına ışık tutuyor.
Bu toplumsal hayatın çok özel bir penceresi ise 1919-1922 yılları arasında semt sakinlerinin de büyük gayreti ile ayakta kalan ve 1915 sonrası yetim kalmış 300 civarında çocuğa yuva olan Balat Yetimhanesi’ne açılıyor. Mimar Bilge Ar. 2006 tarihli ve “İşgal Altındaki İstanbul’da Kentsel Ve Mimari Ortam” başlıklı yüksek lisans tezinde nedenine değinmeden “Yetimhaneler içinde Ermeni kurumları önemli yer tutmaktadır” diyor (1). Nedenini ise Zakarya Mildanoğlu’nun 4 Ekim 2013 tarihli Agos Gazetesi’nde yayınlanan “1918’de İstanbul Ermeni dul ve yetimler diyarıydı” başlıklı yazısında okuyabiliriz.
Balat tarihinde önemli isim: Nevdon Melikyan
Balat Vakfı arşivi, bu kapsamda kurulan ve Khorenyan Okulu binasında, okul ile iç içe faaliyet gösteren Balat Yetimhanesi’nin dört yıllık ömrünün arka planını ve çok sayıda kişisel hikâyeyi; semtin, diğer Ermeni kurumlarının ve o dönemdeki diğer toplum kurumlarının tarihiyle iç içe geçmiş olarak, belgeler eşliğinde ve neredeyse eksiksiz olarak gözler önüne seriyor. Ben de bu dizinin ilk kısmını Balat Yetimhanesi çevresinde gelişen olaylara, ismi geçen kişilere ve kurumlara ayırmak istedim. İlk yazı ise kuşkusuz yetimhanenin dört yıl boyunca değişmeyen tek ismi, pek çok belgede adı geçen, her gün okul içinde koşuşturur veya okul ile kilise arasında mekik dokur şekilde gözümün önüne gelen, 1931 yılında yayınlanmış olan “Balat Surp Hıreşdagabet Kilisesi’nin 300 yılı” isimli kitapta (2) da yetimhane ile ilgili bölümü kaleme almış olan Nevdon Melikyan’a ayrılmalıydı.
Yetimlere kapının açılması
1918 yılının sonlarına doğru Balat semtinde bir yetimleri himaye heyeti kurulmasına ihtiyaç olduğu düşüncesiyle Peder Apel ve mütevelli heyeti aracılığı ile semt sakinlerinden kişiler davet edilir, çoğunluk daveti kabul ederek 20 Kasım günü yapılan toplantıya katılır ve yönetim kurulu oluşturulur. Bir sonraki toplantıda ise Arşag Doğramacıyan başkan seçilir. Yetimlerin Khorenyan Okulu’nda himaye edilmesi konusunda mütevelli heyeti ile anlaşmaya varılır. Açılışı Ermeni Yetimleri Himaye Heyeti tarafından 17 Aralık 1918 tarihli yazı ile onaylanan yetimhane, 21 Aralık’ta gönderilen Hamaspür, Arşaluys, İsguhi ve Maryam isimli dört ve ertesi gün gönderilen Yester, Şuşanig, Araksi, Maryam, Vehanuş, Hripsime ve Horen isimli yedi yetim ile kapılarını resmen açmış olur.
Yetimhane başlangıçta 10 kız çocuk himaye etmek istediğini belirtiliyor. Ancak muhtemelen küçük Horen de ablası Hripsime’den ayrı kalmaması için onunla beraber gönderiliyor. Çocuklar Anadolu’nun dört bir yanından geliyor. Yetimhanenin 22 Mayıs 1919 tarihinde Ulusal Bakım ve Yardım Organizasyonu’na bağlanması ile Haziran ayından itibaren 100’ü aşkın yetim himaye edilmeye başlanacaktır. Artan işlerle beraber 10 Temmuz 1919 tarihinde Nevdon Melikyan muhasip – kâtip olarak görevlendirilmek üzere davet edilir. Aylığı 1500 kuruş olacaktır. Melikyan muhtemelen daha erken bir tarihte yetimhaneye destek olmaya başlamıştır çünkü Haziran ayından itibaren kendisinin pek çok çalışma notunu görüyoruz. 24 Haziran 1919 tarihli notunda Melikyan, yeni gelen yetimlerden, yetimhaneyi ziyaret edip çok memnun kalan bir görevliden, kendisinin yetimhanenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere verdiği sözden ve hasta olan yetimlerden bahsediyor.

1920: Melikyan’ın kısa süren müdürlüğü
2 Eylül itibariyle ambar sorumluluğu da kendisine verilir. Bu tarihten itibaren günlük alışverişten yetimlerle ilgili her türlü ihtiyacın takibine, rutin yazı işlerinden Merkezi Yönetim tarafından talep edilen her türlü raporun hazırlanmasına kadar tüm sorumlulukları kendisi üstlenir. Yetimhane müdürü Bayan Anahid Boğosyan’ın yurt dışına yerleşecek olması nedeniyle 20 Kasım 1920'de Nevdon Melikyan müdürlük görevine getirilir. Bu görev geçici midir, yoksa yetimhanenin gözetmen annesi Bayan Maritsa Çakıryan ile olan ve Bayan Çakıryan’ın istifası ile sonuçlanan bazı anlaşmazlıklar nedeniyle midir, bilemiyoruz. Ancak Mart 1921’de Bayan Gadarine Eskanaz’ın müdür olarak atanması ile kendisine tekrar tedarikçi – muhasiplik görevi verilir. Yetimhanenin tüm maddi işlerinin de takibini yapacaktır.

13 Aralık 1920 tarihli ve Nevdon onaylı belge, yetimhanede düzenlenecek olan yılbaşı kutlaması için yapılan 687 kuruşluk harcamanın listesi. Daha sonraki yazılarda da ele alınacağı gibi içinde bulunulan yokluk şartları düşünüldüğünde yetimhane yönetiminin her şeye rağmen çocukların yılbaşı kutlamalarına verdiği önem de dikkat çekici. Yazıdan okuduğumuza göre yılbaşı süslemeleri için toplar, tırtır süsler, çıngırak, kurdele, renkli kağıtlar ve krapon kâğıdı, ayrıca çocuklara oyuncaklar alınmış. Nevdon Melikyan tedarikçi – muhasiplik görevini yetimhanenin kapandığı Aralık 1922 tarihine kadar yürütür. Yönetim Kurulu’nun 10 Aralık 1922 tarihli olağanüstü kapanış oturumunda başkan Delemak Kazancıyan üç yıl aşkın samimi ve dürüst çalışması için Nevdon Melikyan’a özel olarak takdir ve teşekkürlerini sunar.
Okul kuruculuğu görevi
1924-1925 öğretim yılı başında Maarif Nezareti tarafından azınlık okulları yönetimlerinden okullara birer kurucu (müessis) seçmeleri istenir ve Balat Vakfı Mütevelli Heyeti bu tarih itibariyle Khorenyan Okulu okul kuruculuğu görevini Bay Nevdon Melikyan’a verir. Melikyan’ın 1931 yılında da bu görevi sürdürmekte olduğunu biliyoruz, ancak kendisi ile ilgili bilgilerimiz burada sona eriyor. Sonrası maalesef bizim için meçhul. Fakat arşivden çıkan belgeleri tarihsel perspektif ışığında paylaşmayı sürdüreceğiz.
KAYNAKÇA: Bu yazıda yararlanılan arşiv belgeleri Hrant Dink Vakfı Arşivi (HDVA), Balat Surp Hreşdagabed Kilisesi ve Khorenyan Okulu Koleksiyonu’na aittir.
Diğer kaynaklar:
(1) Bilge Ar (2006), İşgal Altındaki İstanbul’da Kentsel Ve Mimari Ortam, Yüksek lisans tezi, İTÜ Mimarlık Fakültesi
(2) Երեքդարեան Պատմութիւն Սուրբ Հրեշտակապետ Եկեղեցւոյ Պալաթու (1627–1931)

