Kumkapı Vakfı’na ait bazı mallar için haciz işlemi

20 Ekim Salı günü İstanbul 23. İcra Müdürlüğü’nden icra memuru, Kumkapı Meryemana Patriklik Kilisesi’ne geldi. Haciz tutanağına göre alacaklı Zela Kuyumculuk adına Avukat Fatih Sevimli, Kumkapı Meryemana Patriklik Kilisesi Vakfı Başkanı Hrant Moskofyan haciz esnasında kilisede bulundu. İşlemi gerçekleştiren icra memuru, vakfın sekreterlik odasındaki bilgisayar, masa, yazıcı ve hava temizleyici cihazına ilişkin tutanak tuttu. Tutanakta alacaklı vekilin kilise içerisine girilerek tabloların da haczedilmesini talep ettiği ancak icra memurunun tabloların tespit edilemeyeceği ve ibadethane olması nedeniyle haciz işleminin yapılamayacağı belirtildi. Haciz işlemi sırasında vakfa ait kasanın da kontrol edildiği ancak içerisinde kıymetli herhangi bir şey olmadığı tespit edildi. Tutanakta haczedilen mallar, yediemin olarak vakıf sekreteri Talin Galipoğlu’na bırakıldı. Tutanakta alacaklı vekilin kıymet takdiri için bilirkişi gerektiğini, bir sonraki haciz haklarını saklı tuttuklarını beyan etti.
Agos’a açıklama yapan Hrant Moskofyan, haciz sırasında kilisede ayin yapıldığını söyledi. Moskofyan, 27 Ekim’de İşler’in açtığı munzam zarar davasının, 3 Aralık’ta ise yeniden yargılama talepli davanın duruşmasının görüleceğini söyledi. Alacaklı Zela Kuyumculuk Yönetim Kurulu Başkanı Norayr İşler ise haciz işlemini avukatlarının düzenlediğini, işlemden sonradan haberdar olduğunu söyledi. İşler, vakfa ait Kapalıçarşı’daki dokuz mülke ilişkin başlatılan icra sürecinde Kumkapı Vakfı’nın açtığı faizin yeniden hesaplanması davasının ise istinaf aşamasında da kendi lehlerine sonuçlandığını, vakfın temyize başvurabileceğini söyledi.
Ne olmuştu?
Zela Kuyumculuk Limited Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Norayr İşler, Kumkapı’da “Papaz Evleri” olarak bilinen Kumkapı Meryem Ana Kilisesi Vakfı’na ait binanın restorasyonunu yapmak ve işletmek üzere 2013 yılında sözleşme imzaladı. Sözleşme kapsamında İşler, binayı restore ederek otel haline getirdi. Ancak Kumkapı Meryem Ana Kilisesi Vakfı, sonraki süreçte kiranın ödenmesinin sık sık ihlal edildiği gerekçesiyle ihtarnameler gönderdi, son ihtarnameden sonra da oteli mahkeme kararıyla tahliye ettirdi. İşler de yaptığı masrafları gerekçe göstererek vakfı dava etti.
İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme vakfın, bilirkişi raporundaki bedeli faiziyle birlikte Zela Kuyumculuk’a ödemesine hükmetti.
Gerekçeli kararda, “taraflar arası imzalanan kira sözleşmesinin 3. maddesine göre, vakıf tarafından 30 yıllık kira sürecinin herhangi bir nedenle sonlandırılması halinde yapılan onarım ve değişikliklerle ilgili harcamaların kiracıya ödenmesinin kabul ve taahhüt edildiği” hükmüne vurgu yapılmıştı. Kararda, Kumkapı Vakfı’nın davacı Zela Kuyumculuk’a otel ve restoran binasının tadilatı için 14 milyon 734 bin TL, bina değer artışı içinse 73 milyon 242 bin TL avans faizle birlikte ödemesine karar verilmişti. Kararın ardından vakfın banka hesaplarına tedbir konuldu. Taraflar, kararı farklı gerekçelerle İstinaf’a götürdü.
Zela Kuyumculuk, faiz başlangıcının 24 Nisan 2021 itibariyle hesaplanması gerektiğini öne sürdü. Kumkapı Vakfı’nın istinaf dilekçesinde ise mahkeme tarafından sözleşmenin hatalı yorumlandığı, mahkemenin belirlediği 73 milyon 242 bin 589 TL değer artış bedelinin gerçekçi olmadığı, tanıklarının dinlenmediği ve bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğu gerekçeleri yer aldı.
İstinaf Mahkemesi, değerlendirmesinde Kumkapı Vakfı’nın Zela Kuyumculuk’a ödemesi gereken 73 milyon 242 bin TL’deki faiz başlangıcının tahliye tarihi itibariyle değil, dava tarihi itibariyle işletilmesi gerektiğini belirtti. Kumkapı Vakfı, dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Başvuruda kira sözleşmesinin 3. maddesinin ancak haksız fesih halinde uygulanabileceği, kira sözleşmesinin davacının temerrüdü nedeniyle mahkeme kararı ile sona erdiği, kira sözleşmesinin sona ermesinde davacının kusurlu olduğu belirtildi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise Vakfın İşler’e tazminat ödemesini hükmeden yerel mahkeme ve İstinaf Mahkemesi kararlarını onadı.
Kumkapı Vakfı bu kararın ardından Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş ayrıca yeniden yargılama talep etmişti. Yargı süreci devam ederken vakfın Kapalıçarşı’daki dokuz mülkü için icra süreci başlamıştı. Vakıf, mülklerin satışının durması için ihtiyati tedbir başvurusunda bulunmuş, mahkeme ise kabul etmişti. Ancak vakıf, yatırması gereken 12 milyon TL’lik teminatı yatırmış, daha sonra 46 milyon TL’ye yükseltilen teminat bedelindeki kalan 34 milyon TL’yi yatırmamış ve tedbir ortadan kalkmıştı. Vakıf son olarak mülklere ilişkin faizin yanlış hesaplandığına dair yeni bir dava açtı. Davanın ilk derece mahkeme ve istinaf aşamaları vakfın aleyhinde sonuçlandı.



