İstanbul 45. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi, geçtiğimiz yıl vakfa ait dokuz mülk için keşif yaparak, ortalama bedelleri tespit etmişti. Dokuz mülk, Kapalıçarşı içerisinde ve sınırlarında bulunuyor. Bazı mülkler, Kapalıçarşı’nın işlek bölgelerinde yer alıyor. Dükkan vasıflı mülkler için bilirkişiler tarafından belirlenen muhammen (tahmin edilen) bedellerin toplamı 371 milyon 725 bin TL’yi buluyor. İhale süreci İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesi tarafından yürütülüyor.
İhtiyati tedbir kararı
İlk ihale için süreç, 7 Mayıs’ta başlayacaktı. Kumkapı Vakfı ise Anayasa Mahkemesi’ne başvurmanın yanısıra yeniden yargılama davası da açmıştı. Bu dava ile ilgili duruşma 30 Haziran’da görülecek. Kumkapı Vakfı açtığı bu dava kapsamında ihtiyati tedbir kararı istemişti.

Kumkapı Vakfı’nın verdiği bilgiye göre ilk ihalenin yapılacağı 7 Mayıs öncesinde 6 Mayıs akşamı ihtiyati tedbir kararı geldi. Kumkapı Vakfı Başkanı Hrant Moskofyan bu kararla birlikte ihale sürecinin duracağını söyledi. Yeniden yargılama talepli dava 30 Haziran’da görülecek.
Altı vakıf formül bulmak için toplandı
Bu gelişme öncesinde Kumkapı Vakfı’nın mülklerinin toplum içinde kalması için 4 Mayıs Pazartesi günü Türkiye Ermeni Patrikliği’nde bir toplantı yapıldı. Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan’ın başkanlık ettiği toplantıya Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi, Ortaköy Meryem Ana Kilisesi, Karagözyan Yetimhanesi, Kuzguncuk Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi, Beyoğlu Üç Horan Kilisesi, Beykoz Surp Nigoğayos Kilisesi vakıf yönetimleri katıldı. Toplantıda Kumkapı Vakfı yönetimi de hazır bulundu ve dava sürecine dair bilgilendirmelerde bulundu. Bilgilendirmenin ardından Yargıtay kararı uyarınca Zela Kuyumculuk’a ödenmesi gereken 248 milyon TL için fikir alışverişi yapıldı. 248 milyon TL’nin ilk ihaleden önce ödenmesi halinde dosyanın kapanacağı ve ihale işlemlerinin durdurulacağını belirtildi.
Edindiğimiz bilgilere göre, toplantıya katılan kimi vakıflar katkıda bulunmaya olumlu yaklaşsalar da bunun hangi yolla yapılacağı sorusuna yanıt arandı. Kimi vakıflar maddi kaynak aktarma konusunda, bilanço şeffaflığı açısından sorun yaşanabileceğini belirterek çekimser kaldı. Kimi vakıflar ise hayata geçirecekeri projeleri olduğunu belirterek maddi kaynak aktarmaya sıcak bakmadı.
Dava süreci
Zela Kuyumculuk Limited Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve Eski İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Norayr İşler, Kumkapı’da Muhsine Hatun Mahallesi, Tavasi Çeşme Sokak’ta yer alan ve “Papaz Evleri” olarak bilinen Kumkapı Meryem Ana Kilisesi Vakfı’na ait harabe binanın restorasyonunu yapmak ve işletmek üzere 2013 yılında sözleşme imzaladı. Sözleşme kapsamında İşler, binayı restore ederek otel haline getirdi. Ancak Kumkapı Meryem Ana Kilisesi Vakfı, sonraki süreçte kiranın ödenmesinin sık sık ihlal edildiği gerekçesiyle ihtarnameler gönderdi, son ihtarnameden sonra da oteli mahkeme kararıyla tahliye ettirdi. İşler de yaptığı masrafları gerekçe göstererek vakfı dava etti.
İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme, 29 Nisan 2024’teki duruşmasında vakfın bilirkişi raporundaki bedelin faiziyle birlikte Zela Kuyumculuk’a ödenmesine karar verdi.
Gerekçeli kararda, “taraflar arası imzalanan kira sözleşmesinin 3. maddesine göre, vakıf tarafından 30 yıllık kira sürecinin herhangi bir nedenle sonlandırılması halinde yapılan onarım ve değişikliklerle ilgili harcamaların kiracıya ödenmesinin kabul ve taahhüt edildiği” hükmüne vurgu yapılmıştı. Kararda, Kumkapı Vakfı’nın davacı Zela Kuyumculuk’a otel ve restoran binasının tadilatı için 14 milyon 734 bin TL, bina değer artışı içinse 73 milyon 242 bin TL avans faizle birlikte ödemesine karar verilmişti. Kararın ardından vakfın banka hesaplarına tedbir konuldu. Taraflar, kararı farklı gerekçelerle İstinaf’a götürdü.
Zela Kuyumculuk, faiz başlangıcının 24 Nisan 2021 itibariyle hesaplanması gerektiğini öne sürdü. Kumkapı Vakfı’nın istinaf dilekçesinde ise mahkeme tarafından sözleşmenin hatalı yorumlandığı, mahkemenin belirlediği 73 milyon 242 bin 589 TL değer artış bedelinin gerçekçi olmadığı, tanıklarının dinlenmediği ve bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğu gerekçeleri yer aldı.
İstinaf Mahkemesi, değerlendirmesinde Kumkapı Vakfı’nın Zela Kuyumculuk’a ödemesi gereken 73 milyon 242 bin TL’deki faiz başlangıcının tahliye tarihi itibariyle değil, dava tarihi itibariyle işletilmesi gerektiğini belirtti. Kumkapı Vakfı, dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Başvuruda kira sözleşmesinin 3. maddesinin ancak haksız fesih halinde uygulanabileceğini, kira sözleşmesinin davacının temerrüdü nedeniyle mahkeme kararı ile sona erdiğini, kira sözleşmesinin sona ermesinde davacının kusurlu olduğunu belirtti. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Vakfın İşler’e tazminat ödemesini hükmeden yerel mahkeme ve İstinaf Mahkemesi kararlarını onadı. Kumkapı Vakfı, Yargıtay kararının ardından Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundu ayrıca yeniden yargılama davası açtı.




