MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Meclis grup toplantısında açıklamalarda bulundu.
İran’dan ateşlenen ve Türkiye sınırları içerisine parçaları düşen füzelerle ilgili, "Her ülke aklını başına almalı, Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir" ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail'in, 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların bilançosunun giderek arttığını belirten Bahçeli, bölgeyi "içinden nasıl çıkılacağı muamma olan bir akıl tutulmasının" sardığını söyledi. Uluslararası toplumun ayağa kalkması gerektiğini dile getiren Bahçeli, "Adı konulmamış bir din savaşı çıktı da biz mi farkında değiliz" şeklinde konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'da Kürtler ile ilgili açıklamasına tepki gösteren Bahçeli, "Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için ortam yoklayan, İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka, Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalı. Kürt kardeşlerim satılık ve kiralık değildir" dedi.
Bahçeli'nin açıklamasından satırbaşları şöyle:
"Amerika Birleşik Devletleri-İsrail koalisyonunun İran'a başlattığı kirli savaşın 11. gününde bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik, dijital, elektronik ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir.
Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı muamma olan akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır. Karşılıklı fırlatılan füzeler, katledilen masum insanlar, tahrip edilen kaynaklar, hedef alınan altyapılar, tıkanan deniz yolları, daralan ticaret kanalları, çıta yükselten intikam yeminleri, yaygınlaşan suikastlar, süregelen örtülü operasyonlar, körfez ülkelerine yönelik sabotajlar, insanım diyen herkesi nefesini tutup takip ettiği savaş tablosunun hepimizin gündemine yansıyan satır başlarıdır. İran'da rejim değişikliği hesabından stratejik ve askeri yeteneklerin imha edilmesine kadar operasyonların bölgemizi ateşe attığı açıkça ortadadır.
‘Uluslararası toplum ayağa kalkmalı’
Ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı'nın 'savaşın bitiş zamanına Netanyahu'yla karar vereceğiz' demesi dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır. Felaket kol gezmektedir. Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki sorumluluk Amerikan halkının ve Yahudi topluluğunundur.
‘Kürt kardeşlerim kiralık değildir’
Kürt kardeşlerimizi sahaya sürmek için hava koklayan ve ortam yoklayan, bu sayede İran'ı içten çökertmenin planını yapan hiçbir mihraka Kürtler paralı askerlik yapmaz, yapmamalıdır. Kürt kardeşlerim satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir.
Bu tehlike saçan vakalarla ilgili İran İslam Cumhuriyeti'nin yaptığı özür mahiyetindeki açıklamalar egemenlik haklarımıza gösterilen saygının telafi edilmesi elbette tarihi kıymettedir. Ancak 9 Mart tarihinde İran'dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir mühimmatın yine NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olmadığını netleştirecek ülke İran'dır. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak ve komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye'nin de yol geçen hanı olmadığını, canı sıkılanın füze ateşleyeceği bir ülke olmadığını de ihtiyatlı bir dille beyan ediyoruz.
Elbette Türkiye ile İran'ı karşı karşıya getirmeyi mafut bir komployu da göz ardı etmiyoruz. Bir daha hava sahamızda veya Azerbaycan hava sahasında yolunu veya yönünü kaybetmiş bir füze ya da İHA görmek, duymak ve buna da şahit olmak istemediğimizi de cümle alem bilmelidir. Türkiye ile Azerbaycan arasında nifak tohumları ekmek isteyenleri reddediyoruz.
‘Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalı’
Biz hem dünyanın her noktasında hem de coğrafyamızın her köşesinde barış, huzur ve istikrarın kökleşmesini arzuluyoruz. ABD-İsrail saldırganlığı son bulmalıdır. Silah, seçenek olmaktan çıkarılmalıdır. Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir. Terörsüz Türkiye hedefiyle iç barış ve huzur ortamını güçlendirmenin gayesinde olan bir ülkenin komşu coğrafyalardaki sıcak çatışma iklimine cemrenin suya düşmesi gibi barışçıl çabalarla nüfuz etmesi mukadderdir.
CHP Genel Başkanı ve yönetiminin infial uyandıran açıklamaları tek kelimeyle şuursuzluktur. Coğrafyalar deprem geçirirken, Türkiye muhalifliğinde yeni kulvarlar açmaları, vatan ve millet sevgisiyle bağdaşmayan ayıp ve ahlaki seviyesizliktir. CHP Genel Başkanı diyor ki, 'Türkiye'nin füzesi, hava savunma sistemi, savaş uçağı yok, F-16'lar modernize edilemedi, korkudan S-400'ler hangarda tutuldu.'
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ölmeyi emretmişti, onun koltuğunda köhne köhne oturan zat ise Türkiye'yi karalamanın peşindedir. Sinop'taki füze testleri karşısında 'yapmayın balıklar korkuyor' diyen şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye'yi düşünseydin, bugünkü zırvalarınla rezil olmaz, en azından Atatürk'ün emanetlerine saygı gösterirdin.
‘Mahkemede selamlama konuşması olduğu nerede görülmüştür’
Asrın yolsuzluk davasında her çirkeflik yaşanmış, hukuk güvenliğine darbe vurulmuştur, mahkeme salonunu miting meydanına çevirenler adalet nedir bilmeyen zavallı aymazlardır. Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşması olduğu nerede görülmüştür. Böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur. Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır.
Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Kararın daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkarılması temin edilmeli."



