Kurultayda kaybettiği CHP’nin genel başkanlık görevine mahkeme kararıyla dönen Kemal Kılıçdaroğlu Ankara'da Kurban Bayramı'nın birinci gününde açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu Özgür Özel'in kurultay çağrısına yanıt verdi.
Özgür Özel'le henüz görüşmediğini belirterek “Ama olur niye olmasın, bayramlaşma da olur. Biz düşman değiliz ki aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Ayrışmak, kavga etmek, ayrışmayı dönülemez noktalara taşımak doğru değil" diyen Kılıçdaroğlu, kurultay için "yasal zemin" vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, "Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır" dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli'yle yaptıkları telefon görüşmesine ilişkin bilgi veren Kılıçdaroğlu, sadece bayramlaştıklarını, başka bir konuda konuşmadıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Sayın Bahçeli'yle her bayram bayramlaşıyorduk. Bayramlaşmada başka bir konuda konuşmadık. İyi niyetli mesajları oldu, bizim de iyi niyetli mesajlarımız oldu ve telefonları kapattık.
"Bütün gerçekleri anlatacağım"
Özel'in "2 milyon CHP'li genel başkanı seçsin" çağrısına "Genel Başkanın nasıl seçileceği belli, siz kurultayı devre dışı bırakamazsınız" diye yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Sizin henüz daha bilmediğiniz pek çok ayrıntıyı halkla buluşmada anlatacağım. Mahkeme kararı çıkmasaydı hiç anlatmayacaktım. Ben bütün gerçekleri halkımla paylaşmak zorundayım" ifadelerini kullandı.
1 Haziran’da Parti Meclisi’ni toplamayı planladıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, partiden bazı isimlerin “ihraç” edileceği iddiaları için de “Bir parti yönetimi hukuk içinde ve ciddiyetle yapılır, dedikodularla bir şey yapamazsınız” dedi.
"Kurultay yapacağız"
Kurultay sorusuna, "Kurultay yapacağız, kurultaysız bir parti olur mu? Bunun için yasal zeminde yapılması lazım. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır. Kuşkusuz bu hukukçuların alanında. Hukukçu arkadaşlarla bir araya geleceğiz, en kısa sürede kurultayı nasıl yaparız diye konuşacağız" dedi.
Kurultayda aday olacak mı?
Kılıçdaroğlu, "Kurultayda aday olacak mısınız?" sorusuna, "Kurultay hele bir olsun, Allah kerim ondan sonra hiç meraklanmayın" yanıtını verdi.
Genel merkeze polis müdahalesi
Kılıçdaroğlu, genel merkeze polis müdahalesiyle ilgili, "Herkes yasalara uymak zorundadır, bu konuda bütün ayrıntıları halkla buluşmada anlatacağım. Hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmaz. Niye böyle düşünmüyorsunuz? Bir CHP grubu, CHP Genel Merkezi'ne gittiği zaman, genel merkezin kapısı o milletvekillerine nasıl kapatılır? Tarihinde CHP Genel Merkezi'nin kapısı kapatılmamıştır, CHP Genel Merkezi'nden dışarıya taş atılmamıştır. Bir partinin kapıları halka, milletvekillerine kapanamaz. Böyle bir şey yoktur. Bizim tarihimizde yoktur. Kapanması ne demektir? Hangi gerekçeyle kapanıyor? Kimse bu soruyu sormuyor. Akıl tutulması var. Açarsınız kapıyı, çay kahve ikram edersiniz. İnsani davranışlar varken birbirimizi kırmanın ne mantığı var? Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şey" ifadelerini kullandı.
"Genel merkez kimsenin babasının malı değildir"
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Burası devlet dairesi değil, burası parti. Partiye her saatte, her zaman herkes gelebilir. Partiye protesto etmeye gelenler de oldu, çıkıp da bir şey mi söyledik? Ya demokrasiye inanacaksınız ya baskıcı rejimden yana olacaksınız. Biz demokrasiye inanıyoruz. Orası kimsenin babasının malı değildir, orası halkındır. Girseydi milletvekilleri içeri ne olacaktı, kavga mı çıkacaktı yani?
Adnan Beker'in otobüsünün orada ne işi var, bir akıl var ya akıl. Bunların orada ne işi var? Bunların çoğu partili değil. Taş atmak, olay çıkarmak için mi? CHP'yi yaralamak için mi? Bunlara nasıl güveniyorlar, nasıl partiye sokuyorlar? Ahlaki sorunlu olan bir kişinin CHP Genel Merkezi'nde ne işi var ya! Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy vermedim diyen bir insanın orada ne işi var, kabul edilemez! Onların aklıyla giderseniz işte bu tablo ortaya çıkar.
Medyanın tek taraflı yayın yaptığını gayet iyi biliyorum. Allah akıl fikir versin, hiç söylemediğim, düşünmediğim şeyler yazıldı çizildi. Halka doğru bilgileri verecek medya."
Kaynak: Oksijen, T24, bianet.



