İstanbul’un kültürel hafızasının simgelerinden tarihi Büyükada Rum Yetimhanesi’nin kapsamlı bir restorasyon projesiyle yeniden hayata kazandırılması için imzalar atıldı. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise ikinci en büyük ahşap yapısı olarak kabul edilen yapı, Ekümenik Patrikhane ve Bilgili Holding ile ĒNSOFI Holding’in katılımıyla yürütülecek çalışmaların ardından yeniden işlevlendirilerek kullanıma açılacak.
Restorasyona ilişkin anlaşma, 15 Haziran’da İstanbul Rum Patrikhanesi’nde Ekümenik Patrik Bartholomeos, Avustralya Başepiskoposu Makarios Griniezakis, Bilgili Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Bilgili ve Yönetim Kurulu üyeleri, ĒNSOFI Holding Yönetici Mimar ve UNESCO İyi Niyet Elçisi Costantza Sbokou-Constantakopoulou ile Büyükada Yetimhane Binası Restorasyon Kurulu Koordinatörü Laki Vingas’ın katıldığı törenle imzalandı.

Laki Vingas ile Yetimhane’nin geleceği ve işlevi üzerine konuştuk.
Anlaşmadan bahsedebilir misiniz?
Büyükada Rum Yetimhanesi’ni uzun vadeli bir anlaşmayla, Türk şirketi Bilgili Holding ve Yunanistan merkezli, sürdürülebilir turizm ve gayrimenkul geliştirme şirketi ĒNSOFI Holding’e restorasyon karşılığı kullanıma tahsis edildi. Bu anlaşmada uzun süreli kiralama modelini önemli ve değerli buluyoruz. Bu şirketlere, deneyimlerine ve birikimlerine güveniyoruz. Böyle zor bir projenin altından kalkabilecekleri kanaatindeyiz. Bu nedenle de böyle bir iş ortaklığına çok sıcak baktık. Ayrıca Yunan ve Türk şirketlerinin birlikte çalışıyor olmasını, vizyonlarını birleştirmesini de önemli buluyoruz.
Mevcut yapı korunacak mı, yoksa tamamen yıkılacak mı?
Bunun kararını biz değil, Kültür Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları verecek. Bana sorarsanız, Yetimhane binasının şu anki haliyle değerlendirilmesinin imkan dahilinde olduğunu düşünmüyorum. Yapının sağlıklı kalmış elemanlarının korunacağını düşünüyorum. Ancak bina son 15 yılda o kadar çok yağmur aldı aldı ve dış etkenlere maruz kaldı ki yapısal olarak büyük zarar gördü. Ayrıca günümüzde uygulanan inşaat yönetmelikleri de çok değişti. Nihai karar, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulları’na aittir.
Yapının otel olacağı konuşuluyor. İşlevi netlik kazandı mı?
Çok uzun bir yol var önümüzde. Var olan projelerimizi verdik, üzerinde çalışılacak. Hangi fonksiyonun nasıl verileceğine,imalatı ve işletmesine dair yol haritasının muhatapları şirketlerdir. Bütün bunlar bizleri aşan iş insanlarının yapacağı işler zaten. Yunan şirketi, turizm konusunda Yunanistan’ın öncü firmalarından olup, Bilgili Holding de anıt binaları restore etmekte çok iyi ve deneyimli şirketlerdir. Biz onlara güveniyoruz. Bizim başından beri çok hassas olduğumuz taleplerimizden biri, Yetimhane’nin filantropik hizmetini, toplumun sosyal ve kültürel yapısını yansıtacak daimi bir mekânın ve sergisinin var olmasıdır. Bu hassasiyetimizi muhataplarımız da büyük bir içtenlikle kabul etti. Herkesin ziyaret edebileceği bir mekân olacak. Tabii ki doğa dostu olmasına da özen gösterilecek.
Diğer tüm detaylar da yatırımcı şirketlerin kararı. Çok hızlı bir dönüşüm beklentisi içinde olmak için çok erken. Eminim ki yatırımcılar da henüz bu sorulara cevap vermeye hazır değildir. İşlevi noktasında da turistik gelir kaynaklı bir yatırımın olacağı muhakkak. Bildiğiniz gibi tarihsel olarak bu bina ilk yapıldığında otel olarak düşünülmüştü. Mutlaka otel tarafı olacak ama başka birimler de olabilir. Ancak şu an ne olacağına dair yatırıma karar veren şirketler de dahil olmak üzere kimse cevap veremez. İşlevi, inşaatı ve kullanımı, zaman isteyen konulardır. Önemli olan, benim için çok değerli olan ve 2009’dan beridir içinde olduğum projenin, ilham veren bir dönüşümle sonuçlanmış olmasıdır.
Bu girişim ile yapı kurtulabilecek mi?
Hepimizin çok mutlu olduğu bir kararlılık var. Patrikhanemiz, önceki aylarda bu yerin üçüncü şahıslara kiralanması konusunda karar vermişti. Bugünkü aşamada da bu kararın uygulandığı şartları oluşturduk. Daha önceki yoğun çalışmalarımızda, küçük binanın ruhsatı dahil, birçok projeyi sonuçlandırmıştık. Bu süreçte Kültür Bakanlığı, Koruma Kurulları, yerel makamlar, belediye, kaymakamlık, İBB ve devlet kurumlarından büyük destek gördük. Bu vesileyle yıllardır süren çalışmalarımıza destek veren onlarca gönüllü arkadaşa, akademisyen hocalarımıza, mimar ve mühendis danışmanlarımıza müteşekkir olduğumu belirtmek istiyorum. Hepimizin ortak beklentisi, bu bina böyle kalmasın ve tekrar hayata geçsin.
Marmaris’teki Kayaköy, mübadeleden sonra terk edilmiş. Yetimhane de bugünkü hâliyle Kayaköy’deki terk edilmişliğin hüznüne benziyor. Rum toplumunun geçmişle olan küskünlüğünü de anımsatıyor. Ancak geleceğe inanmamız gerekiyor. O açıdan bu dönüşüm hem heyecan hem de ilham verici.
Patrik Bartholomeos, 16 Haziran’da Cumhurbaşkanı ile görüştü. Görüşmede Yetimhane gündemi de ele alındı mı?
Genel olarak Heybeliada Ruhban Okulu gündemin ana konulardan bir tanesiydi. Patriği ilgilendiren başka konular da görüşüldü. Yılda bir iki kere görüşüyorlar, bu görüşme de o çerçevede gerçekleşti.




