11. YARGI PAKETİNDEN ÇIKARILMIŞtı
LGBTİ+'lara 3 yıl hapis cezası öngören taslak yeniden gündemde
11. Yargı Paketi’nden çıkarılan LGBTİ+ karşıtı düzenlemelerin yeniden gündeme alınacağı öne sürüldü. İddialar, iktidara yakın Türkiye gazetesinden. Gazetenin 17 Şubat tarihli “LGBT’yi övene 3 yıl hapis yolda! Sapkın akımlara karşı ağır yaptırımlar geliyor” başlıklı habere göre, 11’inci yargı paketinden son anda çıkarılan cezai düzenlemelerin kısa süre içinde yeniden gündeme getirilmesi bekleniyor.
Haberde iddia edildiği üzere, taslakta LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı yasal ve tıbbi düzenlemeler daha da katı hale geliyor. Ayrıca hak savunucularını da kapsıyor. Habere göre taslakta şu maddeler yer alacak:
-Cinsiyet uyum operasyonlarının yaşı 25’e yükseltilecek ve operasyon için kişilerin mahkemeye başvurarak izin alması gerekecek. “Kanuna aykırı cinsiyet değişikliği” operasyonu gerçekleştiren kişilere 3-7 yıl hapis ve adlî para cezası verilecek. Eğer ameliyat çocuğa karşı veya yetkili olmayan biri tarafından yapılmışsa, cezalar bir kat artırılacak. Kanunda belirtilen kurallara aykırı olarak cinsiyet uyum operasyonu yaptıran kişiye ise 1-3 yıl hapis cezası öngörülüyor.
-Operasyonun ruh sağlığı açısından zorunlu olduğunu belgelemek için kişilerin, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen eğitim ve araştırma hastanesinde en az üçer ay aralıklarla yapılan dört değerlendirme sonucunda verilecek resmî sağlık kurulu raporuna sahip olması şart olacak.
-Taslak ayrıca, “genel ahlâka aykırı” tutum ve davranışlarda bulunan veya bunları alenen teşvik eden, öven ya da özendiren kişilere 1-3 yıl hapis cezası getirilmesini öngörüyor.
-Aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlilik töreni düzenlemesi hâlinde taraflar 1 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak.
Doğrudan LGBTİ+ların yaşam haklarına müdahale eden ayrımcı taslak iddiaları üzerine siyasi partiler, feministler ve insan hakları kurumlarından tepkiler geldi.
(İHD) Genel Merkezi LGBTİ+ Komisyonu: “Basına yansıyan ‘düzenleme’ hazırlıkları, biçimsel/kozmetik değişikliklerle yeniden dolaşıma sokulmak istense de özünde aynı şeyi hedeflemektedir: LGBTİ+’ları toplum önünde meşruiyetsizleştirmek, görünürlüğü ‘suç’ ilân etmek, ayrımcılığa, şiddete ve faşizme devlet eliyle hukuki kılıf kazandırmaktır. Bu yaklaşım, zaten etkili korunmadan yoksun bırakılan LGBTİ+’ları tamamen güvencesiz hale getirmekle kalmayacak; onları açık hedef haline getirerek nefret saldırılarını, şiddeti ve cezasızlığı büyütecektir. İHD olarak, ayrımcılık içeren her türlü uygulama ve sürecin karşısında kararlılıkla duracağımızı; bu tür girişimlere karşı tüm yasal yolları sonuna kadar kullanacağımızı; sorumlular hakkında ulusal ve uluslararası mekanizmalar nezdinde gerekli başvuruları yapacağımızı ve hiç kimseyi geride bırakmayacağımızı kamuoyuna duyuyoruz. Nefret siyaseti meşrulaştırılamaz. Varoluş yasaklanamaz.”
Devrimci Sosyalist İşçi Partisi: “Devrimci Sosyalist İşçi Partisi olarak LGBTİ+’ların yanında durmaya devam edeceğiz. Bu nefret kanunu sadece LGBTİ+’lara değil demokrasinin kendisine yöneliktir ve toplumun tümünü etkilemektedir. Buna var gücümüzle karşı çıkacağız. Tüm demokratik kamuoyunu nefret yasalarına karşı LGBTİ+’ların yanında durmaya davet ediyoruz. Yalnız değilsin lubunya. Vardık, varız, varolacağız!”
Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği: LGBTİ+’ları hedef alan her türlü düzenleme; anayasal eşitlik ilkesine, insan onuruna ve temel hak ve özgürlüklere açıkça aykırıdır. Bizler, evlatlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Onların güvenliği, onuru ve hakları için her koşulda mücadele edeceğiz.”
Emekçi Hareket Partili (EHP) LGBTİQ+’lar: “LGBTİQ+ varoluşunu suç haline getirmeyi hedefleyen 11. Yargı Paketinin düzenlemelerinin yeniden gündeme getirilmesi açık bir kriminalizasyon politikasıdır. Aile ve genel ahlak söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılan bu saldırılar bedenlerimize, kimliklerimize ve yaşam hakkımıza yöneliktir. Cinsiyet uyum süreçlerinin 25 yaşına bağlanması ve cezai yaptırımlarla düzenlenmesi transların varoluşuna açık bir saldırıdır! Hiç kimsede bedenlerimiz ve yaşam tarzımıza karışma inisiyatifi olamaz. Haklarımızı pazarlık konusu yapan bu politikalara karşı susmayacak ve geri adım atmayacağız!”
Aralık Feminist Kolektif: “Varoluşumuzun, bedenimizin, cinselliğimizin denetlenmesini; kendi hayatlarımıza dair aldığımız kararların yasaklanmasını, suç ilân edilebilmesini kabul etmiyoruz! Hayatlarımız üzerinde baskı kurmaya çalışan düzenlemelerin karşısında birlikte duralım.”
Kaynak: Binaet, T24

