Macaristan’da Viktor Orban, 16 yıl sonra iktidarı kaybetti. Muhalefet lideri 45 yaşındaki Peter Magyar ise seçimin kazananı oldu.
İlk sonuçların ardından Magyar Facebook'tan "Teşekkürler Macaristan" diye yazdı. Alman Spiegel dergisi de Orban'ın yenilgiyi kabul ettiğini, Magyar'ı telefonla arayarak zaferinden dolayı kutladığını aktardı. Sonrasında destekçilerine yaptığı konuşmada yenilgiyi kabul ederek, "Seçim sonucu açık ve acı verici" dedi. İstifa etmeyen Orban, "pes etmeyeceklerini" ve yaralarını saracaklarını da savundu.
İmamoğlu'ndan tebrik
CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve genel başkanı Özgür Özel, Macaristan'da 16 yıllık Viktor Orban iktidarına karşı seçim kazanan Peter Magyar'ı tebrik etti.
İmamoğlu, uluslararası X hesabından paylaştığı mesajda "Macaristan korku yerine umudu, otokrasi yerine demokrasiyi seçti" diye yazarak şunları dedi:
"Macar halkı bu gece, Avrupa ve dünyaya vatandaşlar özgürlüklerini teslim etmeyi reddettiğinde hiçbir tek adamın yenilmez olmadığını hatırlattı."
CHP lideri Özel de X paylaşımında "otoriterliğin Avrupa’daki sembol ismi mağlup olduğunu" söyledi. "Demokrasinin araçlarını kullanarak otoriterleşenlerin eninde sonunda mağlup olacağını" belirten Özel, şunları dedi:
"Kendisini, demokrasinin ve hukukun üstünde görenler yenilmiştir. Orban ile onun tam destekçisi Trump ve ekibi kaybetmiştir. Halkın iradesi tek adamlardan güçlüdür. 16 yıllık otoriter bir iktidarı, sandığa giderek değiştirme iradesini ortaya koyan Macar halkını dayanışma duygularımla selamlıyorum."
CHP lideri ayrıca Magyar ve Tisza'ya tebrik ve başarılar dileklerini iletti.
Konuşmasına, "Başardık" sözleriyle başlayan Magyar, "Seçimi Tisza ve Macaristan kazandı. Hem de küçük bir farkla değil, büyük bir farkla. Birlikte Macaristan'ı özgürleştirdik. Siz olmadan başaramazdık." dedi.
Magyar, böylesine büyük bir zaferin hiçbir Macar parti tarafından kazanılmadığını belirterek, "Her bir Macar vatandaşı için işleyen ve daha insani bir Macaristan inşa etme meşruiyetini kazandık." diye konuştu.
"Macaristan'ı demokrasiye döndürmek için en yumuşak ve barışçıl geçişi yapacağız." diyen Magyar, tüm Macarların bir sistem değişikliği için çalıştığını ifade etti.
Rekor katılım
Orban döneminin sonunu getiren oylama, ülkenin kader seçimi olarak görülüyordu. Seçime katılım da buna paralel şekilde rekor düzeyde oldu. Sandıkların kapanmasına yarım saat kala, yaklaşık 8 milyon seçmenin yüzde 77'si oy kullanmıştı. Bu, Macaristan'da 1990'daki demokratik dönüşümden bu yana görülmemiş seviyede bir katılım oranı.
Orban'a veda, Macaristan'ı ne bekliyor?
Orban, Avrupa Birliği’ne yönelik sert çıkışlarıyla tanınan bir siyasetçi. Macaristan Başbakanı, özellikle Ukrayna başlığı olmak üzere Birlik’in kritik kararlarını yıllardır veto ederek süreci tıkıyor; bu tutumu AB’yi adım atamaz bir noktaya sürüklüyordu. Siyasi yorumcular, Orban’ın yeniden seçilmesi halinde Birlik’in daha da güç kaybedeceğini öngörüyordu.
Nitekim AB içinde hiçbir ülke, Rusya ile Macaristan’ın kurduğu ölçüde yakın ilişkilere sahip değil. Orban yönetimindeki Budapeşte, uzun süredir Rusya’ya karşı atılan adımları geciktirmeye ya da etkisini sınırlamaya dönük hamlelerde bulunuyor. Viktor Orban, yalnızca Avrupa’da değil, küresel ölçekte popülist sağ, muhafazakâr ve aşırı sağ hareketler için de bir referans figür olarak görülüyor.
ABD Başkanı Donald Trump ve MAGA hareketinin Orban’a verdiği desteğin arkasında da bu tablo yer alıyor. Trump, Macaristan’daki seçim sürecinde önce Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu, ardından Başkan Yardımcısı JD Vance’i Budapeşte’ye göndermişti. Bununla da sınırlı kalmayarak iki gün önce sosyal medya üzerinden “Viktor Orban’a oy verin” çağrısı yaparak seçimlere doğrudan müdahil oldu.
Buna karşılık Magyar, Macaristan'ı yeniden Batı'ya döndürmeyi, Rusya'ya olan enerji bağımlılığına son vermeyi taahhüt ediyor. Magyar kampanya döneminde seçimin, otokrasi ve Avrupa demokrasisi arasında bir "referandum" olacağını söylemişti.
Kaynak: DW Türkiye, Euronews, Anadolu Ajansı



