Ermenistan'ın başkenti Yerevan'da bu öğlen başlayan “Yerevan Diyaloğu” qorumunun açılışında konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, konuşmasında gazetemizin kurucusu ve genel yayın yöntemeni Hrant Dink'i andı ve Dink'ten "İki yakın halk, iki uzak komşu" alıntısı yaparak, sınırın açılmasının mümkün ve zorunlu olduğunu söyledi.
Macron, "Yerevan Diyaloğu” toplantısında Ermenistan Başkanı Paşinyan’dan sonra yaptığı konuşmada birçok konuya değindi. Macron, bölgesel barış ve sınırlar konusuna geldiğinde şu cümleyi kurdu: “Türkiyeli Ermeni müteveffa Hrant Dink nasıl diyordu: 'İki yakın halk, iki uzak komşu'yu, birbirinden uzaklaştıran kilitleri kırmamız gerekiyor.”
Macron, "Ve öyle olmalı, sınırlar açılmalı ve Kafkas dönemi başlamalı. Avrupa'nın talebi Ermenistan'ın Azerbeycan ve Türkiye sınırlarının açılmasıdır" ifadelerini kullandı.
Ermenistan zamanı başladı
Macron konuşmasında Ermenistan'ın barış gündemini, ekonomik ilerlemesini ve artan bölgesel önemini vurguladı ve artık "Ermenistan'ın zamanı" olduğunu vurguladı.
Dört ya da sekiz yıl önce, Avrupa Siyasi Topluluğu çerçevesinde Erivan'da yaklaşık 40 devlet başkanını bir araya getirmenin veya Avrupa Birliği ile Ermenistan arasında bir zirve düzenlemenin mümkün olabileceğini kimsenin hayal düşünemeyeceğini yineledi.
Macron, Ermenistan'ın 2020 sonbaharında ciddi sonuçları olan ağır bir savaş geçirdiği göz önüne alındığında, Ermenistan'ın kendine yeni bir yol açtığını ve bunun bile kendi başına büyük bir başarı olduğunu ifade etti. Her şeyden önce barış yolundan bahsedildiğini vurgulayan Macron, Ermenistan'ın barışı seçme cesaretini gösterdiğini ve Azerbaycan ile ilişkileri normalleştirmek için gerekli yolları bulduğunu belirtti. Ayrıca, 2022'deki Prag ve Washington zirvelerinin bu sürece katkıda bulunduğunu sözlerine ekledi.
Fransa Cumhurbaşkanı ayrıca ekonomik gelişmelere de değinerek, Ermenistan'ın son sekiz yılda ortalama yüzde 6 civarında ekonomik büyüme kaydettiğini ve son iki yılda daha da etkileyici bir büyüme gösterdiğini belirtti. Macron, bunun "barış ve refahı birleştiren modelin etkinliğini" gösterdiğini ifade etti.
Macron ayrıca “Ermenistan zamanı"nın tüm bölgeyi kapsayan bir “Kafkas zamanına” dönüşmesini istediğini vurguladı. Güney Kafkasya ile ilgili iki temel inancı olduğunu söyledi: "Bölge emperyal rekabet alanı haline gelmemeli; coğrafi konumu sayesinde bir kavşak noktası olmalı."
Soykırım Anıtı'na ziyaret
Öte yandan Macron, sabah saatlerinde Yerevan'daki Ermeni Soykırımı anıtını ziyaret etti. Anıta çiçek bırakan Macron, sonra sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Fransa'nın Ermeni halkıyla dayanışmasını dile getirdi.
Macron, Tsitsernakaberd Anıtı'ndan fotoğraflar paylaşarak, "Hatıra ve görev yeri olan bu mekânda, silinmez izlerle yüzleşiyoruz. Her ismin duyulması ve unutulmaması için. Fransa, Ermeni halkının yanında, saygıyla ve yaşanan soykırımı ve çalınan birçok hayatı anarak sonsuza dek duracaktır" dedi.
FRANSA-ERMENİSTAN STRATEJİK ORTAKLIK BİLDİRGESİ
4 Mayıs'tai Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi için Yerevan'da bulunan ve aynı zamanda Yerevan Diyaloğu 2026 forumuna da katılan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bugün Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'a bir resmi ziyarette bulundu. Ziyaret sonunda iki lider Ermenistan ve Fransa arasında stratejik ortaklık kuran ortak bir bildirge imzaladılar.
Bildiriye göre, iki ülke egemenlik, eşitlik, toprak bütünlüğü, demokratik değerler, insan hakları ve hukukun üstünlüğü temelinde ikili ilişkilerini stratejik ortaklık düzeyine yükseltme konusunda anlaştı.
Belgede, Ermenistan ve Fransa'nın siyasi, ekonomik, savunma, güvenlik, teknolojik, eğitimsel, kültürel ve çevresel alanlarda işbirliğini önemli ölçüde derinleştirmeyi hedeflediği belirtiliyor. Taraflar ayrıca, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygıya, BM Şartı ilkelerine ve 1991 Alma-Ata Deklarasyonu'na dayalı olarak Güney Kafkasya'da kalıcı barışa olan desteklerini yeniden teyit etti.
Bildiri, 8 Ağustos 2025'te Washington'da varılan anlaşmaların önemini vurguluyor ve Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile ilişkilerini derinleştirme konusundaki kararlılığının altını çiziyor.
Avrupa'ya doğru destek
Anlaşma kapsamında Ermenistan ve Fransa, her düzeyde siyasi diyaloğu genişletme ve dışişleri bakanlıkları arasında düzenli istişareler yapma sözü verildi. Fransa ayrıca Ermenistan'ın Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurmasına, demokratik kurumları, egemenliği güçlendirme çabalarına ve Ermenistan'a Avrupa yatırımlarını artırmayı amaçlayan girişimlere destek verdiğini ifade etti.
Bildirinin önemli bir bölümü güvenlik ve savunma iş birliğine odaklanıyor. İki ülke, savunma, askeri eğitim, askeri-teknik ve askeri-teknolojik alanlarda uzun vadeli iş birliğini derinleştirme konusunda anlaştı. Ayrıca, savunma kurumları arasında üst düzey stratejik diyaloğu sürdürme ve AB'nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası çerçevesi de dahil olmak üzere barış koruma misyonlarında iş birliğini genişletme sözü verdiler.
Bildiride ayrıca siber güvenlik, yapay zeka, dezenformasyonla mücadele, iç güvenlik, göç ve afet risk yönetimi konularında genişletilmiş iş birliği öngörülüyor. Ermenistan ve Fransa ayrıca terörizm, organize suç ve yasadışı kaçakçılıkla mücadelede ortak çabaları güçlendirme konusunda da ortak anlayışa vardı.
Ekonomik alanda ise iki ülke, altyapı, ulaşım, tarım, sağlık, inovasyon, yenilenebilir enerji, yarı iletkenler, havacılık ve uzay, çevre koruma ve finansal hizmetler konularında iş birliğini derinleştirme sözü verildi. Bildiri ayrıca, Ermenistan'ın "Barış Kavşağı" girişimi ve TRIPP projesi de dahil olmak üzere bölgesel bağlantı projelerini ve AB'nin Küresel Geçit stratejisini destekliyor.
Üniversiteler
Anlaşma, iklim eylemine ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına büyük önem veriyor ve Fransa, Ermenistan'ın 2026'da Erivan'da düzenlenecek COP17 Biyolojik Çeşitlilik Konferansı'na ev sahipliği yapmasına destek verdiğini ifade ediyor.
Bildiride ayrıca eğitim, bilim, kültür, spor ve gençlik değişimleri alanlarında işbirliğini güçlendirme planları da özetlendi. İki taraf, Ermenistan'daki Fransız Üniversitesi'nin geliştirilmesine, Ermenistan'da Fransız dilinin ve Fransa'da Ermeni dili eğitiminin yaygınlaştırılmasına ve kültürel ve akademik ortaklıkların genişletilmesine destek sözü verdi.



