Ermeni toplumunun önemli günlerinden Çevirmenler Bayramı’nı kapatılmış bir eğitim yuvasının yüzüncü yıldönümünü hatırlayarak anmak ne kadar çelişkili bir durum. Soykırım sonrası dönemin okul inşa seferberliği, aynı zamanda ulusu koruma eğilimi de taşıyordu. Amaç, beşiğinden kökünden sökülmüş bir halkın sonraki nesillerini yabancı ülkelerde yetiştirmekti. Bu, başlı başına oldukça yüce bir bilinç gerektiren, büyük fedakârlık isteyen bir görevdir. Böylece her göç yerleşiminde yeni bir okul kurulurken, o okulları bitirenleri daha yüksek düzeyde eğitime ulaştıracak başka kurumlara da ihtiyaç vardı. Bunlardan biri, kurucuları Kayserili Krikor ve Garabet Melkonyan kardeşler olan Kıbrıs’taki Melkonyan Okulu’ydu.
Onlar, onlarca yıl boyunca diasporanın çeşitli cemaatlerinde öğrenime susamış gençler için bir cazibe merkezi oldu. Uzak bir kazadaki Antakya Vakıflıköy İlkokulu bu bakımdan ilginç bir örnek sayılmalı. Köyün cemaat konseyi, her öğretim yılının en başarılı öğrencisini Melkonyan’a göndermeyi, gerekli masrafları da üstlenerek, gelenek haline getirmişti.
Ne yazık ki okulun vesayetini üstlenen Ermeni Genel Hayırseverler Birliği’nin (AGBU) merkez yönetimi, Haziran 2005'te Melkonyan Eğitim Kurumu’nu kapattı. Üstelik bunu yalnızca arazisinin değerine sahip olmak için yaptı.
Tüm bunlardan bağımsız olarak, Melkonyan’ın eski İstanbullu öğrencileri okullarının kuruluşuna dikkat çekmek istediler. Melkonyan kardeşleri bir konserle ve ardından bir ayinle anmaya karar verdiler. Üstlendikleri bu görevi sonuçlandırmak için, kendisi de Melkonyan mezunu olan şef Hagop Mamigonyan’a başvurdular. Mamigonyan da Lusavoriç Korosu’nu seferber etti.
Nitekim 30 Ekim akşamı Beyoğlu Üç Horan Kilisesi, bu eşsiz konserin tadını çıkarmak için akın eden müzikseverlerle tamamen doluydu.
Etkileyici bir konser
Koronun hazırladığı programı özellikle vurgulamak gerekir. Bu yıl doğumunun 100. yılı anılan büyük besteci Khachatur Avetisyan’ın eserleri programda ağırlıklıydı. ‘Tarergutyun’, ‘Oror’ ve ‘İm Yeğek’ şarkılarının yanı sıra Gomidas Vartabed’in ‘Chinar Es’, ‘Hoy Nazan’ ve ‘Antsrevn Egav’ şarkıları seslendirildi. Ayrıca Ara Bartevyan’ın ‘Der Voğormya’sı, Tatul Altunyan’ın ‘Almasdı Şoğum E’si, Parseğ Ganaçyan’ın ‘Nanor’u, Henrik Anasyan’ın ‘Ap Mı Hogh’u (Bir Avuç Toprak), Smbatyan’ın ‘Hayasdan’ı, Edgar Hovhannisyan’ın ‘Arpa Sevan’ı, Ardaşes Khachaturyan’ın ‘İm Anuş Hayrenik’i ve Vahan Bedelyan’ın ‘Melkonyan Eğitim Kurumu Marşı’ eserleri de programda yer aldı.
Konserin açılış anı çok etkileyiciydi. Korunun kadın ve erkek üyeleri kilisenin sağ ve sol yan duvarlarının önüne dizilmişti. Magar Yegmalyan’ın düzenlemesiyle ‘Surp, Surp’ seslendirildi.
Rober Doğanay’ın piyano eşliğinde seslendirilen konser boyunca bazı şarkıların solo bölümlerini büyük bir başarıyla Maral Çağlıçubukçu, Şant Çakmakçıyan ve Sercan Gazeroğlu icra etti. Günün sunuculuğunu Karolin Mamigonyan üstlendi.
Günün sonunda, Patrik Maşalyan’ın elinden, etkinliğe katkıda bulunanlara hatıra hediyeleri verildi.
Cuma günkü bu konserle yapılan anma, yine Üç Horan Kilisesi’nde 1 Kasım Pazar günü yapılan Surp Badarak ile sona erdi.




