1996 yılında haber takibi sırasında öldürülen Evrensel gazetesinin muhabiri Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri, bugün sahiplerini buldu. Metin Göktepe'nin doğum günü olan 10 Nisan'da yapılan tören Hrant Dink Vakfı ve Agos Gazetesi binasındaki Havak Salonu'nda düzenlendi.
Metin Göktepe Ödülleri'nin bu yılki jürisinde Abdurrahman Gök, Çiğdem Toker, Gökçer Tahincioğlu, Nazım Alpman, Nurcan Bilge Gökdemir, Özlem Akarsu Çelik, Sultan Özer ve Timur Soykan yer aldı.
İnadına buradayız

Ödül törenine Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, ablası Meryem Göktepe ve ailesinin yanı sıra sendika, gazetecilik örgütü, siyasi parti temsicileri de katıldı. Törenin sunuculuğunu evrensel.net Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Zeliha Irmak üstlendi.
Zeliha Irmak açılış konuşmasına 2025 Ekim ayında katledilen gazeteci Hakan Tosun’u anarak başladı. Gazetecilerin yoksulluk, işsizlik gibi birçok zorlukla karşı karşıya olduğu kadar ilan yasakları, erişim engelleri, soruşturmalarla da engellenmeye çalışıldığını belirten Irmak, buna rağmen gazetecilerin gerçeği duyurmanın bir yolunu bulmaya çalıştığını belirtti. TCK 217/A halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma iddiasıyla tutuklanan Alican Uludağ ve İsmail Arı’yı hatırlayan Irmak, “Metin’i örnek alan, onu kalemlerine yansıtan gazetecilerin ödüllendirilmesi ve gazetecilikle kavga eden iktidara başaramadıklarını söylemek için buradayız” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de törene bir mesaj göndererek, "Hakikatin peşinden gittiği için katledilen gazeteci Metin Göktepe’nin adı bu ülkede gerçeğin bedelinin ne kadar ağır ödendiğinin en çarpıcı hatırlatmalarından biridir” dedi. Özel, cezaevinde bulunan Alican Uludağ, Merdan Yanardağ, İsmail Arı ve Pınar Gayıp başta olmak üzere tüm tutuklu gazetecilere selamlarını gönderdi.
Ödül alanlar
Törende, İskenderun SES gazetesinde yayınlanan, Hatay’da milyonları etkileyen göç dalgasının sağlık alanında yarattığı dil sorunuru ele alan üç günlük dosyasıyla Akın Bodur, Yerel Gazetecilik ödülüne layık görüldü. Bodur’a ödülünü Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş verdi.
Mezopotamya Ajansı’nda yayımlanan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilcisi Emrah Kertiş’in maruz kaldığı muameleyi yansıtan “Postal altında tanıklık!” adlı fotoğrafıyla Fotoğraf Ödülünü alan Adnan Bilen’e ödülünü DİSK Basın-İş’ten Zana Kaya teslim etti.
Görüntülü Haber dalında Halk TV’de “Barakalara sıkıştırılan hayatlar: Silivri Harmanlık Mahallesi” başlığıyla yayımlanan haber Elifcan Yüksel’e Jüri Özel Ödülü kazandırdı. Yüksel, ödülünü Sultan Özer’in elinden aldı.
Sultan Özer, “Bu ödüle karar verenler arasında olmak çok değerli, Metin ile birlikte çalışmış olmaktan gurur duyuyorum. O dönemler öldürüyorlardı şimdi hapsediyorlar. Ama gerçeği gizleyemezler. Ne olursa olsun gazetecilik devam edecek” dedi.
Görüntülü Haber Ödülü’nü, T24’te “Hakan Tosun İstanbul'un orta yerinde nasıl öldürüldü?” başlığı ile yayınlanan haberiyle Emre Şimşek, Nurcan Gökdemir’in elinden aldı. Şimşek, Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin iddianamenin hazırlandığı belirterek Öznur Tosun’u sahneye çağırdı. Tosun, Hakan Tosun’un soruşturma sürecindeki eksiklikleri dile getirirken 6 Mayıs 14.00’da Hakan Tosun’un davasına çağrı yaptı.
Daha sonra söz alan Nurcan Gökdemir, “Öldürülen bir gazetecinin gazetesinin salonunda, öldürülen bir gazeteci adına verilen bir ödülü, öldürülen bir gazeteci hakkında yapılan bir habere verdik. Bu ülkede gazetecilik uzun süredir tehditlerle, cezalandırmalarla ve ölümlerle sınanır bir meslek oldu. Ama gazetecilik her dönem bir yol buldu ya da yol açtı. Metin’i öldürdüler ama yerine nice Metinler geldi. Bizi gazetecilik yapmaktan alıkoyamayacaklar. İnadına gazetecilik” dedi.
Yazılı Haber kategorisinde verilen üç jüri özel ödülünü, Bianet’te “Nusaybin sınırında işkence gören D.K’ya 'bayrak indirme' iddiaları sorulmadı” başlığıyla yayımlanan haberiyle Ayşegül Başar; “Yeşilden Griye” başlık dosya haber ile Cemre Demircioğlu, Zeynep Şentek, Craig Shaw ve Vedat Örüç, “Cezaevindeki çocuklar: Islah mı işkence mi?” dosya haberiyle Evrensel'den Eylem Nazlıer almaya hak kazandı.
Ayşegül Başar’a ödülünü Özlem Akarsu Çelik verdi. Özlem Akarsu Çelik ise son yıllarda iktidarın gazetecilere "yerli ve milli gazetecilik" adı altında dayatmalarda bulunduğunu söyleyerek, bunun karşısında genç bir gazetecinin gerçekleri ortaya çıkartmak için çabalamasının oldukça önemli olduğunu belirtti.
Abla Meryem Göktepe
Eylem Nazlıer’e ödülünü Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe verdi. Evrensel muhabiri Eylem Nazlıer konuşmasında, sahada gazetecilerin altında oldukları baskı ve şiddet ortamından bahsetti ve şöyle dedi: "Ne kadar şiddet görsek de, onların saklamaya çalıştığı her şeyi ortaya çıkarmaya devam ediyoruz. Çünkü biz cesaretimizi Metin’den alıyoruz.”

Meryem Göktepe, umudunu genç gazetecilerle büyüttüğünü belirterek ödül alan tüm gazetecileri kutladı: “Metin hep bizimle, o büyük özlemimizle birlikte hep yanımızda olmaya devam edecek” dedi.
Bu sene Yazılı Haber Ödülü, Aposto’da “Yeni 'Türk Beşleri'yle tanışın: Kurusıkıdan dönüştürülmüş silah piyasasında Türkiye'nin rolü ne?” başlığıyla yayımlanan haberiyle Hazar Dost’a ve T24’te “AYM'den 10 Ekim Katliamı'nda ölen Veysel Atılgan hakkında tek cümlelik karar: Yaşam hakkı ihlal edilmedi” başlığıyla yayımlanan haberiyle Cengiz Anıl Bölükbaş’a verildi.
Ödül Jürisi, bu kategoriler dışında, son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve baskıların arttığına dikkat çekerek “Tutuklu gazeteciler ve saldırı altındaki gazetecilik” başlığıyla Jüri Özel Ödülü verilmesine karar verdi. Jüri, bu ödülün, hakikat peşinde koşan tüm gazetecileri “Benim için hepiniz Metin’siniz” diye tarif eden, Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe'ye verilmesini kararlaştırdı.
Etkinliğin sonunda öldürülmesiydi bugün 58 yaşında olacak Metin Göktepe'nin doğumgünü için ödül alan gazeteciler anne Fadime Göktepe ile birlikte pasta kesti.



