Takvimler 28 Şubat’ı gösterirken ABD ve İsrail, İran’a saldırdı. Hâlâ devam eden saldırılarda, İran’ın üst düzey yöneticilerinin öldürülmesinin yanı sıra çok sayıda çocuk hayatını kaybetti.
Aynı gün, İsrail'in ateşlediği füze İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentinde bulunan Shajareh Tayyebeh Kız Okuluna isabet etti. Yerel sağlık yetkilileri ve İran devlet medyasına göre, Minab kasabasındaki Şajarah Tayyebeh okulunda ders gören çoğu öğrenci olmak üzere 165 kişi öldürüldü, 100 kişi yaralandı. The Times ve The Guardian tarafından doğrulanan çeşitli video ve görüntüler, iki katlı binanın en az yarısının patlamada yıkıldığını gösteriyor.
The Guardian'ın özel araştırmasına göre saldırılar cumartesi günü sabah 10 civarında başladığında dersler devam ediyordu. Sabah 10 ile 10.45 arasında, bir füze İran'ın güneyindeki Minab'daki Shajareh Tayyebeh okulunu doğrudan vurdu, beton binayı yıktı.
BM İnsan Hakları Ofisi, İran'da çok sayıda sivilin ölümüne neden olan okul saldırısı için soruşturma talep etti. BM Sözcüsü, saldırının "savaş suçu" teşkil etme ihtimaline dikkat çekti.
Cenevre’de düzenlenen basın toplantısında konuşan BM İnsan Hakları Ofisi Sözcüsü Ravina Shamdasani, "Çocuklar, küçük kızlar… Okul gününün başında bu şekilde öldürülüyor; kan lekeli sırt çantaları… Bu gerçekten dehşet verici" ifadelerini kullandı.
"Eğer bu çatışmanın yıkımını, umutsuzluğunu, anlamsızlığını ve acımasızlığını özetleyen bir görüntü varsa, o da bu görüntülerdir" diyen Shamdasani, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün de siviller ve sivil altyapı üzerindeki etki karşısında "derin bir şok" yaşadığını belirtti. BM Sözcüsü, Türk'ün Minab’daki saldırının koşullarına ilişkin "hızlı, tarafsız ve kapsamlı bir soruşturma" çağrısında bulunduğunu aktardı.
The Guardian'ın etik anlayışı nedeniyle yayımlamadığını söylediği fotoğraflara göre ulaştıkları gelen fotoğraflar ve doğrulanmış videolar, enkazın altında kısmen gömülü olarak yatan çocukların cesetlerini gösteriyor.

The Guardian, ilkokulun yerini doğrulamak için siteden doğrulanmış videoları uydu görüntüleriyle karşılaştırdı. Shajareh Tayyebeh okulu, yerel İslam Devrim Muhafızları Kolordusu (İDMO) kışlasını ve destek binalarını oluşturan bir bina kümesinin bitişiğindeydi. Okulun yanındaki komplekste, İDMO logosu taşıyan ve "İslam Devrim Muhafızları Kolordusu Donanma Tıp Komutanlığı" yazan bir tıp kliniği ve eczane bulunuyor. Ayrıca daha geniş komplekste, "Devrim Muhafızları Seyyed el-Shohada Kültür Kompleksi" olarak işaretlenmiş bir spor salonu veya konser alanı gibi görünen bir yer var. Okulun konumu Osint (açık kaynak istihbaratı) araştırmacıları, İranlı öğrenci ağı ve bağımsız Farsça bilgi kontrol hizmeti Factnameh tarafından da doğrulandı.
Bununla birlikte, okulun herhangi bir anlamda askeri kullanım binası olduğuna dair bir işaret olmadığı vurgulandı. Ssınıf binası ve oyun alanı, İDMO kompleksinin geri kalanından duvarla çevrili. Binanın okul olduğunu gösteren, duvarlarındaki renkli duvar resimleri bazı uydu görüntülerinde görülebiliyor.
İran'daki öğretmen sendikaları ağlarından ran Öğretmenler Ticaret Dernekleri Koordinasyon Konseyi'nin temsilcisi Shiva Amelirad, gazeteye verdiği demeçte, sınıflarının yalnızca askeri ailelerin çocukları için de ayrılmadığını söyledi. Okul, yerel topluluktan, özellikle de özel okul ücretlerini karşılayamayan birçok çocuğun eğitim aldığı bir kurumdu. Amelirad, "Öğrenim ücreti diğer birçok özel okuldan daha düşük olduğu ve devlet okullarındaki aşırı kalabalık nedeniyle, sıradan aileler çocuklarını oraya kaydettirmek zorunda kaldı" dedi.
ABD durumu inceliyormuş
Unesco tarafından uluslararası hukukun "ciddi bir ihlali" olarak tanımlanan saldırı, İran ile İsrail ve ABD arasındaki savaşın en büyük sivil katliamı olarak tarihe geçti. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, yaptığı açıklamada ABD ve İsrail’in okulu hedef aldığı saldırının soruşturulduğunu kabul ederek, "Sivil hedefleri asla kasten vurmayız ancak bu durumu inceliyoruz" dedi.
ABD Merkez Komutanlığı sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins ise ABD'nin "devam eden askeri operasyonlardan kaynaklanan sivil zararla ilgili raporların farkında olduğunu söyledi. Bu raporları ciddiye alıyoruz ve araştırıyoruz." ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise ABD'nin "kasıtlı olarak bir okulu hedef almayacağını" söyledi.


