Masumiyet Müzesi Netflix'te
Orhan Pamuk uyarlanma sürecini anlattı
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk'un, 60'tan fazla dile çevrilen ve milyonlarca okura ulaşan "Masumiyet Müzesi" romanı, dizi olarak seyirciyle buluşuyor. Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir'in başrolde olduğu dizi bugünden itibaren yayında.
New York Times gazetesi, Pamuk ile dizinin yaratım sürecini konuştu. Röportajda, Pamuk'un Masumiyet Müzesi'ni daha önce ekrana uyarlama denemesinden ve şu an Ay Yapım'ın üstlendiği projeye yoğun bir biçimde dâhil olduğundan bahsedilirken, dijital platform kararının 73 yaşındaki yazar için "bir ilk olduğuna" değinildi.
Ben Hubbard imzalı röportajda, Orhan Pamuk’un altı yıl önce, ismini vermediği bir Hollywood şirketi ile en çok okunan romanlarından biri olan "Masumiyet Müzesi"nin ekrana uyarlanması için anlaştığı ancak hazırlanan senaryo nedeniyle yazarın “dehşete kapıldığı” aktarıldı. Röportajda verilen bilgiye göre; yapım şirketi, 1970’ler ve 80’ler İstanbul’unda geçen, takıntılı bir aşkı anlatan 500 sayfayı aşkın romanı ekrana uyarlarken, Pamuk’un makul bulduğunun çok ötesinde değişiklikler yapmış; anlatıyı ciddi biçimde saptırdığını düşündüğü yeni olay örgüleri eklemişti.
NYT’ye verdiği röportajda “O dönemde kâbuslar görüyordum; California’lı bir avukata, kendi ölçütlerime göre, çok para ödüyordum ve ‘Ya metni yazdıkları gibi çekerlerse?’ diye endişeleniyordum” diyen Pamuk, hikâyesinin haklarını geri almak için başlattığı hukuk mücadelesini 2022 yılında kazandı. Pamuk, aradan geçen dört yılın sonunda eserinin dizi uyarlaması için Ay Yapım’la anlaştı. “Masumiyet Müzesi”, 13 Şubat Cuma günü Netflix’te dokuz bölümlük bir dizi olarak izleyiciyle buluşuyor.
"Kariyerinin geç döneminde bir ilk"
“Orhan Pamuk için bu dijital platform prömiyeri, 73 yaşındaki ve Türkiye’nin en tanınmış romancısı olarak kariyerinin geç dönemindeki bir ilk anlamına geliyor” ifadelerinin yer aldığı röportajda, eserin televizyon ekranlarına taşınmasının küresel erişim alanını daha da genişleteceği belirtildi.
Pamuk, röportajda “Elbette her romancı eserinin filme uyarlanmasını ister. Çoğu zaman motivasyon ya paradır ya da popülerliktir. Ben de bu zaafları taşıyorum” dedi.
"Peşin ödeme talep etmedi, bitene kadar sözleşme imzalamadı"
Pamuk’un Ay Yapım’a teslim ettiği eserin hazırlık sürecinde 'yapımcının hikâyede aşırı serbest ilerlememesini sağlamak için' peşin ödeme talep etmediği ve senaryo tamamlanmadan sözleşme imzalamadığı belirtildi. Şartları arasında ise künye kısmında yalnızca kitabın değil, Masumiyet Müzesi’nin de yer alması ve dizinin ne kadar başarılı olursa olsun ikinci sezonunun yapılmaması bulunuyordu.
Röportaja katkı sunan Ay Yapım İcra Kurulu Başkanı Kerem Çatay da Pamuk’un sürece yoğun bir şekilde katıldığını doğruladı. Senaryo yazım sürecini benzersiz olarak nitelendiren Çatay, dizinin tamamlanmasının dört yıl sürdüğünü ve bunun 19 yıllık kariyerindeki en uzun proje olduğunu söyledi. “Orhan Bey’in standartları yüksek,” diyen Çatay, bir yazar, bir yapımcı ve romanın yazarı arasında sayfa sayfa ilerleyen bu sürecin kolay olmadığını belirtti.
Kerem Çatay, iki yıllık çalışmanın ardından hâlâ ortada imzalanmış bir sözleşme olmadığını fark ettiğini söyledi. Bu da Orhan Pamuk’un herhangi bir anda projeden çekilebileceği ve tüm emeklerinin boşa gidebileceği anlamına geliyordu.
"Tüm feminist eleştirileri kabul ediyorum"
Şirket, 1970’lerin Nişantaşı’sını temel alan bir set inşa etti. Kemal rolü için Türk yıldız Selahattin Paşalı seçilirken, Füsun’u daha az tanınan Eylül Kandemir canlandırdı. Yapım şirketi ayrıca Pamuk’un tercihi olan kadın yönetmen Zeynep Günay ile çalıştı.
Pamuk, roman yayımlandıktan sonra feministler tarafından hikâyeyi erkek karakterin bakış açısından anlattığı için eleştirildiğini anlattı ve şunları söyledi: “Orta Doğulu erkeklere atfedilen yaygın yanlış anlamalardan ve önyargılardan kaçınmaya çalıştım ama ne yazık ki Orta Doğulu bir erkeğim ve tüm feminist eleştirileri tamamen kabul ediyorum”.
Orhan Pamuk, bir kadın yönetmenle çalışmanın, hikâyeye kadın kahramanın bakış açısını daha fazla kattığını söyledi.
Kerem Çatay, dizi tamamlandığında dokuz bölümün tamamını izleyen Pamuk’u aradığını anlattı. Çatay, yazarın nasıl tepki vereceği konusunda gergin olduğunu hatırladığını söyledi. Çatay, "Çok mutluydu, beğendiğini söyledi" diye aktardı.
Dizide sahnesi de var
Orhan Pamuk için dizi bir başka kariyer dönüm noktasına da işaret ediyor: oyunculuk. Bazı sahnelerde, Kemal’in yaşadıklarını anlattığı ünlü yazar Orhan Pamuk karakterini, yani kendisini, canlandırıyor. Lansman partisi gibi etkinliklere hevesli olmadığını söyleyen Pamuk, ekrandaki performansıyla ilgili “Buna oyunculuk denemez, çünkü kendimi oynuyorum,” dedi. Pamuk’un performansı sorulduğunda Kerem Çatay da “İdare eder, ama daha iyi bir yazar" dedi.

