Osman Kavala 3 bin gündür tutuklu
İş insanı Osman Kavala, 1 Kasım 2017 tarihinde 15 Temmuz ve Gezi eylemleri soruşturmalarından "hükûmeti devirmek veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs" ve "cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni devirmeye teşebbüs" suçlamalarıyla tutuklandı.
Ekim 2019'da, Kavala'nın 15 Temmuz dosyasından tahliyesine karar verildi. Ancak hakkında açılan Gezi Parkı eylemleri davasından tutuklu olan Kavala, bu nedenle özgürlüğüne kavuşamadı.
AİHM kararına rağmen tahliye talebi reddedildi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 10 Aralık 2019'da Kavala'nın tutukluluğa itirazını öncelikli olarak görüştü ve Türkiye'nin birden fazla hak ihlali yaptığını tespit etti. Mahkeme, “Kavala'nın özgürlüğünün haksız yere kısıtlandığını, esas amacın onu ve sivil toplumu susturmak olduğunu” belirtti. Mahkeme, Türkiye'nin Kavala'nın serbest bırakılması için gerekli olan her şeyi yapması ve Kavala'yı derhal serbest bırakması gerektiğine hükmetti. Ancak AİHM kararına rağmen Kavala'nın tahliye talebi reddedildi.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 18 Şubat 2020'de, Kavala'nın da aralarında olduğu dokuz kişinin beraatine, Kavala'nın da tahliyesine hükmetti. Fakat İstanbul Başsavcılığı, 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasını gerekçe göstererek henüz tahliye olmadan Kavala hakkında yeni gözaltı kararı verdi. Birkaç ay önce tahliye edildiği dosyadan hakkında gözaltı kararı verilen Kavala, emniyete götürüldü ve çıkartıldığı savcılık tarafından “casusluk” suçlamasıyla yeniden tutuklandı.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, gelişmelerden sonra 29 Aralık 2020 tarihinde Kavala'nın dosyasını ele aldı. Genel Kurul, beklentilerin aksine 7'ye karşı 8 oyla Kavala'nın haklarının ihlal edilmediğine karar verdi.
Beraat kararı bozuldu
22 Ocak 2021'de de İstinaf Mahkemesi, Gezi davasında verilen beraat kararını bozdu.
Kavala, 25 Nisan 2022'de, "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kavala'nın “casusluk” suçlamasından beraatine ve tahliyesine karar verdi. Ancak Kavala, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığı için cezaevinde kalmaya devam etti.
2023 yılında Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sekiz kişinin yargılandığı Gezi davasında, Osman Kavala'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis ile Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater'e verilen 18'er yıl hapis cezalarını onadı.
Yargılanmanın yenilenmesi talebine ret
Kavala’nın avukatlarından Hilal Zengin, yargılamanın yenilenmesi talebiyle, AİHM kararlarını ısrarla uygulamayan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne dilekçe verdi. Bu talebin reddedilmesinin ardından Zengin, 30 Nisan 2024'te karara itiraz etti ve kararı veren hakimlerin bu talebi karara bağlayamayacaklarını belirtti.
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Nisan 2024'te Kavala’nın avukatının 30 Nisan’da verdiği yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde yer alan talepleri yerinde gördü ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 2006 tarihli içtihat kararlarını gerekçe göstererek, talebi yeni bir heyetin karara bağlamasına hükmetti.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Osman Kavala'nın yaptığı "yargılanmanın yenilenmesi" talebini 15 Mayıs 2024'te oybirliğiyle reddetti.
Dosya AİHM Büyük Daire'de
Kavala'nın başvuru dosyası, 2025'te AİHM Büyük Daire'ye devredildi. 23 Aralık 2025’te alınan kararla, duruşma tarihi de belirlendi. AİHM Büyük Dairesi, duruşmanın 25 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilmesini planladı. Mahkeme, taraflardan yazılı görüşlerini en geç 26 Ocak 2026’ya kadar sunmalarını istedi.

