Mahkemenin CHP Kurultayı’na yönelik mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi’nde kaos hakim. Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Genel Merkez binasının tahliye edilerek kendilerine teslim edilmesi yönünde talepte bulunmasının ardından genel merkez binasını polisler abluka altına aldı ve girmelerini önleme çalışan CHP'lilere bibergaz ve copla müdahale ederek, binayı ele geçirdi.
Özel, direneceğiz açıklamasından sonra Özel'in başını çektiği kalabalık ilk olarak TBMM'ye yöneldi ancak polisin engellemesi ve çıkan yüksek sesli tartışmalar sonrası yapılan müzakerelerle Milli Egemenlik Parkı'nda buluşuldu.
Özgür Özel burada beraberindekilere seslenerek, "Biz CHP'ye yenilgiyi yakıştıramayanlarız. Babaocağını işgalden kurtaracağız" dedi.
Özel'in açıklamalarının satır başları şöyle:
"Bugün CHP'de günlerdir sabaha kadar bekleyen sizlerle baba ocağını korumak için; baba ocağı işgal olmasın diye oraya canını siper edenlere selam olsun.
28 Mayıs 2023 günü, o seçimi kazanamadığımızda artık hepimiz bir şeylerin sonuna geldik dediğimizde gözler yerdeyken, başlar öndeyken görev yine bize düşer dedik. Yola çıktık, söz verdik. Bir daha kaybetmeyeceğiz, yenilmeyeceğiz, ışıkları erkenden kapatmayacağız dedik.
Millet biz size güveniyoruz, geçin partinin başına dedi. O gün söz verdiğimiz gibi o günden dört ay sonraki ilk seçimde 47 yıllık hasreti bitirdik, 23 yıllık kibri söndürdük, yendik. Adalet ve Kalkınma Partisi'ni ilk kez yendik. CHP, Türkiye'nin birinci partisiydi artık. Niye zulüm görüyoruz? Kazandığımız, onu yendiğimiz, yeneceğimiz, onu indireceğimiz için görüyoruz zulmü.
AK Parti'nin yargı kollarıyla AK Parti'nin butlan kolları kol kola karşımızdadır.
Bugüne kadar hep sustum ama yeter! Size söz veriyorum; beni acıyla, zulümle, baskıyla terbiye edemezler, gazla sindiremezler. Dayaktan yılmam ama asla bir daha ben mağlubiyete alışmam, kaybetmeye tahammül edemem.
Ankara'nın ne kadar suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak partimize saldırdılar. Baba evimizi hep beraber koruduk. Hani diyor ya birileri 'arının' diye, onların sıktığı biber gazından, yediğimiz yağmurla arındık. Üzerimizdeki biber gazından gayrı 'arınacağımız' bir şey yok.
Burası Milli Egemenlik Parkı, Meclis'in bahçesi. Buraya gelmeyelim diye altı barikat kurdular, en son TOMA'ları koydular ama hep beraber aştık geldik. Genel merkezimizde yapılanı biliyorsunuz. Ama parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Parti milli mücadelede asker çadırlarında, karargah çadırlarında kuruldu.
Bu partinin ilk Genel Merkezi 1. Meclis'teki bir odaydı sadece. Genel Merkezimi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP'yi elimizden alacağına sananlara söylüyoruz:
Biz o binadan çıktık. Meraklısına bıraktık. Şimdi söylüyoruz bundan sonraki genel merkezimiz TBMM'dir. Parti işgalden kurtulana kadar genel merkezimiz TBMM'dir. Teslim olmuyoruz. Boyun eğmiyoruz. Geri çekilmiyoruz. Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz."
İstanbul'da üç noktada eylem
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, genel merkez binasına yönelik polis baskınına tepki olarak İstanbul'da üç noktada eylem yapılacağını duyurdu.
Çelik, "Halkın iradesine, demokrasiye ve geleceğimize sahip çıkmak için meydanlardayız" diyerek Kadıköy'de Boğa Heykeli'nde, Beyoğlu'nda Şişhane Metrosu'nda, Bahçelievler'de ise CHP İlçe Başkanlığı önünde eylemle yapılacağını açıkladı.
Neler yaşandı?
Öğle saatlerinde Ankara Valiliği'nin görevlendirdiği çevik polis kuvvetlerinin müdahalesi sonrası Özgür Özel, bir açıklama yaparak "Ne kadar dayanırız bilmiyoruz ama buradan çıkmayacağız" dedikten birkaç sonra parti binasında yeni bir açıklama yaptı.
Özel'in Meclis'e yürüyüşe geçmeden önce yaptığı açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
“Herkes kendisine yakışanı yapıyor. Biz CHP’ye yakışanı yapıyoruz. Çok üzgünüm ancak bir baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz. Bir daha buraya geldiğimizde bu iktidar ve işbirlikçileri buna cesaret edemeyecekler.
14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 gününden beri ben, bana yakışanı, mücadele arkadaşlarım bana yakışanı yapmaya çalışıyoruz. Bize kaybetmek yakışmıyor. Atatürk’ün partisine teslim olmak yakışmıyor. Atatürk’ün partisini teslim almak isteyenlerle Atatürk’ün partisini teslim etmek isteyenlerin ittifakına isyan ediyorum. Ekrem Başkan da değişim diye yola çıkan burada gördüğünüz her bir partinin neferi de değişimin samimiyetini, başarısını görüp ona katılan herkes bir süredir kendine yakışanı yapıyor. Birileri de kendine yakışanı yapıyor. Bu baba ocağına, Atatürk’ün evine, hepimizin baba kucağına, ana kucağına bugün sabahın 7’sinde, biz onlara ‘en kısa sürede kurultay ilan edin bu sorun bitsin’ dedik. Öğlen 12.00’de bunu konuşalım demişken sabahın 7’sinde, arkalarına ne kadar kriminal tip varsa onları katıp baba ocağının kapısına dayananlar da kendilerine yakışanı yaptı.
Partiyi kişisel hırslarınızdan dolayı, bir yenilgiyi kabul edemediğiniz için AK Parti’ye teslim etme planının parçası olmayın dedik, dinletemedik. Yalancıları, iftiracıları, arabalarıyla mahkeme mahkeme gezdirdiler. Butlan kovaladılar. Delegenin vermediği yetkiyi AK Parti’nin hâkiminden dilendiler. Bundan sonra eğriye eğri, doğruya doğru. Biz bugün de kendimize yakışanı yaptık. Sizin gibi her yenilgiden sonra bunu kabul edecek miydik, teslim mi olacaktık?
Baba ocağına polisle girenlere, bu partinin evlatlarına gaz sıktıranlara yazıklar olsun!
Daha önce söyledim. Ancak bizi buradan söküp atarsınız. Söküp atmaya kalktılar, nereye? Sokağa. Biz zaten bu seçimi kazanmayı, bu partiyi birinci parti yapmayı burada oturarak yapmadık ki sokakta yaptık, meydanda yaptık! İktidarın zavallı aparatlarına söylüyorum, her akşam haysiyet cellatlığı yapanlara söylüyorum, CHP bundan sonra yoldadır, sokaktadır, meydandadır, iktidara yürümektedir. Yürüyor muyuz arkadaşlar? Benimle iktidara yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar.”



