YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği haftalık grup toplantısında konuştu. Bugün saat 11.30'da başlayan toplantıda Özel, güncel siyasi gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında fon soruşturması, emekli aylıkları, dış politika ve CHP'deki butlan tartışmasına değinen Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı fon soruşturmasındaki sorumluluğa ilişkin açıklama yapmaya çağırdı.
Özel, fon soruşturmasıyla ilgili olarak Erdoğan'a, “Bu yaşananları biliyor muydun, bilmiyor muydun?” diye seslendi. Özel, “Biliyordum, derhal istifa et, milleti nasıl soyarsın? Bilmiyordum, derhal seçime götür. Ülkeyi yöneteceklere emanet et. Burnunun dibindeki bu soygunu nasıl görmüyorsun?” dedi. CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'na da tepki gösteren Özel, "Dokunulmazlıkları kaldırırım, bunun için Anayasa'yı değiştiririm diyor" ifadelerini kullandı.
"Esas kararı üyeler verecek"
Yeni Parti'nin 1. Olağan Kurultayına sayılı günler kala, genel başkanlık önseçimi hazırlıklarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşen toplantıda konuşan Özel, "Kararı üyeler verecek" dedi.
Özel, "AK Parti faizcilerin vurguncuların partisi olmuşken, Yeni Parti emeklilerin, çiftçinin partisidir. Zeytine, yaşanan sıkıntılara bolca değindik. Yeni Parti keyiften değil zaruretten kuruldu. Dertler bitsin diye kurduk. Yeni Parti kurulduğunda, 'Neyi yeni' dediler. Adını millet koydu, millet istedi, kurduk. İsmimize saldırdılar, kaybettiler. Para yoktu, bütçemizi milletimiz oluşturdu. Yeni Parti'de esas kararı üyeler verecek. Üyeler geldi ilçe başkanlarını, il başkanlarını seçtiler. Sıra geldi genel başkan seçimine" dedi.
Demirtaş hatırlatması
Özel, geçmişte Selahattin Demirtaş'ın tutuklanma sürecine ilişkin Anayasa değişikliğine de atıfta bulunarak, benzer bir yaklaşımın Yeni Partili kadrolar için de sergilenebileceğini ileri sürdü. Özel'in ifadeleri özetle şöyle:
"Ve buradan bir hatırlatma: Öyle polemik olsun, nispet olsun diye değil. Hani bazısı diyor ya, 'Ya Yeni Parti'yi kurmayaydınız, önceki partide duraydınız, bekleyeydiniz.' Gelin gidelim oralara, ta Haziran'ın sonuna. Mücadele ediyoruz. Millet diyor ki 'Bir yol bulun, partiyi geri alın. 47 yıl sonra kazanmış, AK Parti'yi ilk kez yenmiş kadrolar partideki görevinde olsun' diyor. O zaman söylüyoruz: 'Gelin kurultay yapın.' 'Yapmayız. 9 Eylül'de başlayacağız, takvim ilan edeceğiz, Kasım olmadan bitireceğiz.' Ama orada gördük ki ne böyle bir niyet var, aksine öyle bir kötü niyet var ki verilmiş sözler şimdi çıkıyor teker teker. Ne diyor? 'Anayasayı değiştirmeye varım' diyor. Ne diyor? 'Bütün muhalefetin karşı çıktığı anlaşmayı imzalarım, Mehmetçik'i çöllere yollarım, Suudi Arabistan'ı korumak için savaşta Suudi Arabistan'ın yanına Mekke Anlaşması'yla Erdoğan'ın Trump'tan talimatla yaptığı anlaşmada ben de varım' diyor.'
Dokunulmazlıkları kaldırırım. Bunun için anayasa bile değiştiririm.' Nasıl Selahattin Başkan'ın anayasa değişikliğiyle kolaylaştırarak, hızlandırarak içeriye gitmesine sebep olduysa gerekirse YENİ Partili kadrolar için de yaparım diyor. Ne diyor?
'Cumhurbaşkanlığı seçimi 1 hafta erken de olsa ben oy veririm, Erdoğan'ı yine aday ederim.' Yeter ki beni yerimden etmeyin. Ben burada oturayım diyor. O günlerde söylemiştim. Demiştim ki, niyet kurultay olsa biz buradayız. Ama yapmayacaklar. Ne 9 Eylül'de yapacaklar, ne Ekim'de yapacaklar; uzattıkça uzattılar.
Mahkeme yolunu kapatacaklar. Bizim kararı götürmediler, Yargıtay'a ta adli tatile kadar tuttular. O günden bugüne de o partideki yöneticileri tek tek partiden atıyorlar. Yargıtay bizi haklı görse de o partide kalınmasın, o parti geri alınmasın, falandır filandır. Şimdi bunların hepsi yaşanırken bir yanda da delegelerin iradesi; ya delegenin iradesi mahallede delege, ilçede delege, ilde delege. Bunlar kimin yerine delege? Üyenin yerine delege. Sizin yerinize delege. O zaman haziran sonunda burada dedim ki, 'Hiçbir yere gitmem. Gel, bütün üyeyle seçime girelim. Bütün üyeyle gel yarışalım. Eğer kaybeden partiyi bize bıraksın.' Hatta dedim ki; 'Özgür Özel yüzde 90'ın altında oy alıyorsa aday olmayacak, siyaseti bırakacak' dedim. Önceki partinin 2 milyon üye vardı. Gel üyeye soralım dedim. Dedi ki, 'Kanuna aykırı, tüm üyelerle seçim yapılamaz. Delegeyle yapılır. Önce delegeyi yenileceğiz.' Tüm üyeyle olsa ama yapılamaz dedi.
"Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu"
Fon vurgununa değinen ve borsanın tarihin en büyük çöküşlerinden birini yaşadığını belirten Özel, Erdoğan'a seslenerek şunları dile getirdi:
"Milletin devlete emanet ettiği paralara Tayyip Bey'in atadığı kadrolar çöktü. Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu. Bütünüyle AKP kadrolarının büyük bir operasyonu. 'Türkiye Yüzyılı' dediler ya, bu Türkiye Yüzyılı'nda yüzyılın vurgunudur. Ve bunun başındaki isim, hiç kimse kıvırmasın oradan buradan, Recep Tayyip Erdoğan'dır. Çünkü Tayyip Bey'in bu soruya iki cevabı var. Bu yaşananları biliyor muydun, bilmiyor muydun? 'Biliyordum', derhal istifa et, milleti nasıl soyarsın? 'Bilmiyordum', derhal seçime götür. Ülkeyi yöneteceklere emanet et. Burnunun dibindeki bu soygunu nasıl görmüyorsun?"
"En yakındakilere gel görelim"
Fon Koordinasyon Kuruluna dair konuşan Özel, masadakilere tek tek 'veda edildiğini' belirtti ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sorumluluğuna işaret ederek çağrıda bulundu:
"Servetine servet katanların tamamı neredeyse AKP'li. Atadıklarını koruyan kollayan da Erdoğan. Masada liste var, listenin içinde bakanlar var milletvekilleri var parti yöneticiler var ama Erdoğan'da çıt yok. 245 kişilik ana listeyi yayınlamıyor. 80 kişilik o listeyi ne yalanlıyor ne doğruluyor ama bir yandan 'Merak etmeyin, çözeceğim masa kurdum' diyor. Masanın burasındaki Yunus Arıcı, Takasbank Genel Müdürü gözaltına alındı, adli kontrolle evde duruyor. Kuzuyu kurda emanet etmişler. Burada SPK Başkanı Mahmut Sütçü, masada oturuyor. Gözaltında, hapiste, görevden almalar… Borsa İstanbul Genel Müdürü tutuklu, burada oturuyor. Erdoğan'ın fon krizini çözecek masası, masada oturanlar adaya tek tek veda ediyor. Bir şey dikkatimi çekti, bakın uzakta oturanlar gidiyor. Bir de yakında oturanlar var. Erdoğan'a kim en yakın? Galiba Adalet Bakanı Akın (Gürlek). Sayın Erdoğan, sakın ha uzaktakileri adadan yollayarak bu işten çıkamazsın, biraz yaklaş bakalım yakın yakın... En yakındakilere gel görelim. O en yakındakilere koruyarak bu milletin gönlünde asla affedilmezsin. Bu işin kurgucuları en yakında otururken uzaktan üç beş bürokratla bu işten kurtulamazsın. Millet her şeyin farkındadır. Borsadaki çöküşle birlikte Merkez Bankası'nın rezerv kaybının da eklenmesiyle toplam ekonomideki kaybın 195 milyar dolara ulaştığı ortaya çıktı. 50 gün oldu, bir kısım mağdura 250'şer bin lira yatırdılar, para bitti. O tamahkarların, günahkarların tövbe hesabına para koyacağını bekliyorlar."
"Millete hikaye anlatma dönemi bitti"
Erdoğan'ın 14 gündür fon vurgununa dair konuşmadığını söyleyen Özel, "Bu krizi konuşmuyor, unutturmaya çalışıyor. Bir gün KAAN motifli kravat takıyor, herkes kravat konuşuyor. Dün Sayın Feridun Sinirlioğlu'nu aradım, BM Genel Sekreterliği adaylığını desteklediğimi söyledim. Dünyadaki bütün kardeş partilerimizin genel başkanlarına bir mektup kaleme aldık. Dış politikada millete hikaye anlatma dönemi bitti. Erdoğan esas Trump'ı ikna edip KAAN'ın motorlarını alması gerekiyordu. Müjde olarak verildi, motoru gelmedi. F-35'ten attılar S-400'ler yüzünden" dedi.
"Bu itibar suikastini yapanlar utansın"
Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül'ün kendisini hedef alan ve belgelerle yalanlanan iddialarına değinen Özgür Özel, şunları dile getirdi:
"Fon meselesinde gizlilik kararı var. Bir ifadenin bir virgülü bile sızmıyor. Neden? AK Parti'ye dokunuyor. Ya bu yargı bağımsızsa, bu yargı eşitse, ya her yere yasak, ya hiçbir yere değil. Ya fon soruşturmasının ifadeleri de salın dolaşsın, ya bu itibar suikastini yapanlar artık biraz utansın. Muhittin Böcek'i hapiste tuttular. İlla de ki 'Özgür Özel'e para verdim' diye. Günlerce bununla uğraştılar. Avukatım 'Tapuları istensin' diyor, mahkeme tapuları istemeden karar veriyor. Tir tir titriyor hakime hanım. Akın Gürlek'in tarih verdiği gün, Muhittin Böcek o benzinlikte tek başınaydı, ben de Ankara'da İçişleri Bakanlığı kayıtlarıyla sabit. Utanmadılar, sıkılmadılar. Emir Sarıgül ifade veriyor, konu Almanya'da birisi ifade vermiş, neyse neymiş. İlk gün olayla ilişkisini kesmişiz partimizin. Adam ifade veriyor, ilk ifadede 'Babam Özgür Özel'e para verdi.' Ağustos ayında Vakko'da atkı satılıyor mu sorsunlar! Bu ifadeyi alıyorlar, fon konuşulmasın, Sarıgül odur budur."
(Kaynak: Evrensel, Cumhuriyet, ANKA)


