Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, 25 Ekim 2026'daki 81. BM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında önemli konulara değindi. Konuşmasının büyük bölümünü Azerbaycan ile devam etmekte olan barış sürecindeki gelişmelere ayırdı. Öne çıkan konular TRIPP projesi ve Rusya’ya karşı olan mesajlardı.
Ermenistan, Paşinyan liderliğinde daha önce kendisinden beklenilmeyen politikaları gerçekleştirdi ve bu politikalar neticesinde ülke daha önce tecrübe edilmemiş yeni bir gerçekliğe adım attı. Dağlık Karabağ’ın Ermenistan kontrolünden çıkması ve neticesinde Rusya ile kötüleşen ilişkiler doğrultusunda AB ile yakınlaşma, Ermenistan’ın yeni realitesi haline geldi. İlerleyen dönemde Ermenistan’ın hangi çizgide ilerleyeceğini de Paşinyan konuşmasında vurguladı.
Barış yolunda TRIPP
Ermenistan ve Azerbaycan arasında barışın sağlanması için TRIPP gerekli mi? Uluslararası ilişkilerde kabul gören karşılıklı bağımlılık teorisine göre ülkeler birbirlerine ne kadar bağımlı hale gelirlerse aralarında silahlı şiddetin olasılığı da azalır. TRIPP projesi ekonomik kaygıları ön plana taşıyor fakat ilerleyen süreçte bu proje sayesinde toplumlar arasında da barışın sağlanmasında önemli bir rol oynayacak. Ülkelerin karşılıklı ticari ilişkileri geliştirmeleri birbirlerine güven duygusunu da peşinden getirir. Ticaretin dışında açık sınırlar sayesinde karşı tarafı ziyaret etmek daha kolay olacağından toplumların birbirlerini tanıması daha kolay olacak.
TRIPP kapsamında Ermenistan-Türkiye sınırının açılması ve küresel ticarette Orta Koridor olarak adlandırılan rotanın, Çin, Orta Asya ülkeleri, Kafkasya, Türkiye ve Avrupa hattı, Ermenistan ekonomisine olumlu katkıları olacak. Dağlık Karabağ sorunundan dolayı Ermenistan küresel projelerden dışlanan bir ülke konumundaydı. Türkiye ve Azerbaycan ile sınırların açılması sonrasında Ermenistan'ın küresel projelere dahil olarak bölgedeki ekonomik güç haline gelmesinin önü açılacaktır.
Kuşkucu olanlar, ABD’nin bölgeye gelmesinin gerekli olup olmadığını sorguluyor. ABD’nin bölgeye gelmesi olumlu ve olumsuz sonuçlar doğuracaktır elbette. Ermenistan’ın Rusya’dan uzaklaşma ve Batı yönlü politika gütmesi nedeniyle ABD tarafından verilecek destekler önem arz ediyor. Ayrıca, bölgede barışın ve istikrarın sağlanabilmesi için ABD’nin varlığı önemli. TRIPP projesinden önce Paşinyan “Barış Kavşağı” adında bir projeyle ortaya çıkmış fakat bu proje Azerbaycan ve Türkiye tarafından destek görmemişti. Bölgedeki dengelerin dağılımı gözetildiğinde Ermenistan tarafından teklif edilen veya başlatılan bölgesel projelerin başarıya ulaşması çok düşük bir ihtimal. Bundan dolayı ABD gibi süper güç olan bir ülkenin bölgeye müdahil olması, barış projelerinin gerçekleşmesi için gerekli. Rusya ve İran’ın ABD’ye karşı olan tutumları ve bölgedeki çıkarları doğrultusunda bölgede zaman zaman tansiyonların yükselmesi beklenilebilir.
Rusya’ya mesajlar
Paşinyan konuşmasında "Rusya ile olan ilişkilerimiz dönüşüm içerisindedir, bu ilişkinin temeli Ermenistan-Azerbaycan çatışmasından kaynaklanıyordu, iki ülke arasında barış kurulduğuna göre Ermenistan-Rusya ilişkileri doğal olarak değişecektir, bunun dostluk ve karşılıklı saygı prensipleri içerisinde olmasını hedefliyoruz” dedi.
Paşinyan, Rusya’ya kesin ve net bir söylemde bulunuyor: Ermenistan’ın 35 yıllık bağımsızlık sürecinde Rusya’ya olan ihtiyaç artık sona ermiştir, Ermenistan bundan sonra bölgede kendi çıkarlarına göre hareket edeceğini belirtmiş oldu. Önceki yıllarda Rusya, Ermenistan’ın garantörüydü ve Karabağ sorununda Ermenistan’a verdiği destekten ötürü Ermenistan’ın uluslararası arenada özgür politika gütme imkanı bulunmuyordu. Karabağ’ın Ermenistan kontrolünden çıkması ve Batı’ya yaklaşma politikaları neticesinde Ermenistan kendisini dış politikada daha serbest bir konumda buldu.
AB yanlısı politikalar, Ermenistan için farklı bir gelecek sunsa da halihazırda var olan gerçekliğin de gözardı edilmemesi gerekir. Bunlardan en önemlisi Ermenistan’ın doğalgazda Rusya’ya bağımlı olması. Geçmiş dönemlerde sık sık Rusya kanadından doğalgaza satış fiyatının artırılması gündeme gelmiş, Ermenistan tarafı ise bunun anlaşma neticesinde mümkün olmadığı yönünde yanıt vermekle yetinilmişti. Rusya’nın ilerleyen dönemlerde fiyat artışına gitmesi veya en kötü senaryo olan doğalgazın aktarımını durdurması halinde Paşinyan, “yeni doğalgaz partneri veya imkan dahilinde partnerler buluruz” açıklamasında bulundu. Bu açıklama hükümetin geleceğe dönük kötü senaryolara hazırlıklı olmadığını gösteriyor. Örneğin, Rusya, Ermenistan’a ekonomik yaptırım uygulamaya başladığında Ermeni ihracatçılar alternatif pazar olmadığından zarar etti ve bu da ülke ekonomisini olumsuz yönde etkiledi. İhracatçıların ve ülke ekonomisine olumsuz etkisinin devamlılığı yeni pazar arayışını hâlâ devam ettiriyor.
Olası bir doğalgaz kesiminde Ermenistan’ın alternatif kaynağı olmadığı müddetçe Ermenistan’ı çok kötü günlerin beklediğini söyleyebiliriz. Ülkenin elektrik üretiminin yarısından fazlası doğalgaz santrallerinden karşılanıyor, Rusya’dan kesilen doğalgaz ile ülkedeki elektrik üretimi önemli derecede sekteye uğrayıp gündelik yaşamı felç etmesi mümkün. Sanayinin tamamen durma noktasına, tarımda kullanılan seraların da kullanılmaz hale gelmesi ve bunların yanı sıra borsada oluşacak oynamalar Ermenistan’ın gündelik yaşantısında, sanayi, tarım ve borsada büyük zorluklar çekeceği anlamına geliyor. 1990’larda Ermenistan büyük elektrik krizi yaşamıştı ve bunun tekrarlanmaması için hükümetin acilen alternatif doğalgaz kaynağı bulması ve bu alternatiflerin mümkün olduğunca kısa süre içinde kullanıma hazır hale getirilmesi gerekiyor.


