Beyoğlu Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu, dört ay önce sokak hayvanları için Beyoğlu Belediyesi Sahipsiz Hayvan Bakımevi'nde çalışmalarına başladı. Şu anda 60'ya yakın köpekle ilgileniyorlar. Çalışma Grubu’nda yer alan gönüllüler, sahipsiz hayvanların bakımevinde rehabilite edilmesine ve yuvalandırılmasına destek oluyor. Gönüllüler, dört aylık çalışmaları kapsamında hayvanseverleri, öğrencileri, gazetecileri ve çeşitli kurum temsilcilerini 7 Haziran Pazar günü bakımevine bilgilendirmeye ve hayvanlarla tanışmaya davet etti.
Etkinlikte ilk olarak gönüllüler ve Veteriner İşleri Müdürü Mehti Fidan, bilgilendirme toplantısı yaptı. Ardından buluşmaya katılanlar bir köpek ve gönüllü ile eşleştirildi, köpekler gezdirildi.
Buluşmaya katılanlar ile deneyimleri üzerine sohbet ettik. Gönüllüler, hedeflerinin halk tarafından “Katliam Yasası” olarak adlandırılan Hayvanları Koruma Kanunu sonucu toplanan köpeklerin tekrar yuvarlandırılma sürecine hazırlığını sağlamak ve köpeklerin rehabilitasyonunu desteklemek olduğunu söyledi.
Gönüllüler, Hayvanları Koruma Kanunu’nun bir önceki maddesinde yer alan "kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat" uygulamasından yeni yasayla “toplama ve bakımevlerine” alma uygulamasına geçişte, hayvanları bakımevlerinde yalnız bırakmadıklarını ifade etti.
Köpekleri yuvalandırma çalışmaları
Ayrıca bakımevlerindeki travmatik köpeklerin sosyalleşmesine destek olan gönüllüler, tasmaya ve yürüyüşe hazırlayarak köpeklerin yuvalanması için ekip olarak çalışma yürüttüklerinin bilgisini verdi. Hayvan Hakları Çalışma Grubu’nun “Patilen Beyoğlu” isimli dijital medya hesabından da yuvalandırma çalışmalarını sürdüren gönüllüler, bu süreci Beyoğlu Belediyesi'nin Veteriner İşleri Müdürlüğü ile birlikte sürdürüyor.
Haftanın birkaç günü bakımevine giderek köpeklerin taranması, sevilmesi ve gezdirilmesiyle ilgilendiklerini dile getiren gönüllüler, “Bu süreçte beş köpek yuvalandırdık. Ayrıca SemtPati Vakfı'ndan da köpeklerle temel iletişim üzerine eğitim alıyoruz. Bu sayede hayvanlarla daha sağlıklı saygı, güven temelli, iletişim ve bağ kurabiliyoruz” dedi.
Dayanışma ile örülen süreç
Patilen Beyoğlu gönüllülerinden Taci Karan, şunları söyledi: "İlk başlarda sayımız azdı ama zamanla gönüllü sayımız ve kurduğumuz bağlar arttı ve güçlendi. İş yükümüz de bölüşüldü. Kadıköy’deki hayvan gönüllülerinin de bize ilk başlarda tecrübelerini aktarmasının faydası oldu. Önemli olan hayvanları barınaklarda yalnız bırakmamaktı. Barınakların, mutlaka gönüllülerin de fiili olarak koordinasyonda yer aldığı bir kamu kurumu, yurttaş işbirliği ile çalışmasını amaçlıyoruz. Bu aynı zamanda yerel yönetimlerin hayvan hakları ile ilgili konulardaki hizmet standartlarının iyileştirilmesi, yükseltilmesi hatta başka bir düzeye çekilmesini de içeriyor. Yani hayvan refahını da kapsıyor.
Aynı zamanda yerel, denetlenebilir, hesap verilebilir ve yurttaşların karar süreçlerine katılımlarını da öngören bir çalışmayı, kurumlarla birlikte hayata geçiriyoruz. Umarım birlikte yürütülen bu süreç, tüm yerellere, kurumlara ve gönüllülere örnek olur."
Köpeklerin yuvarlandırılma süreçlerinde, insanların bakımevinde hayvanlarla bağ kurduğunu belirten Beyoğlu Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Mehti Fidan da, “Hayvanlarla birlikte yaşamak istediklerini söylüyorlar bize. Ama maalesef apartman ve sitelerde evcil hayvan bakımına yönelik Kat Mülkiyeti Kanunu, yuvalanmak isteyenleri daha detaylı düşündürtüyor” dedi.
Veteriner sağlık emekçiliği
Fidan, veteriner hekimliğin zorluklarını ise şu sözlerle anlattı: “Bizler meslek açısından, maalesef Türkiye'nin üvey evlatları gibiyiz. Aynı zamanda bir diş hekimiyiz, kalp doktoruyuz, ortopedistiz, göz cerrahıyız. Yani her yerde biz varız ve çalışıyoruz. Fakat sağlık çalışanı olarak sayılmıyoruz ve görülmüyoruz. Bunca zamandır sağlık sektöründe çalışmamıza rağmen yıpranma payımızdan bile bahsedilmiyor. Avrupa'da yapılan çoğu araştırmada, meslekler arasındaki intihar oranının en yükseği veterinerlik. Çünkü biz hastalarımızı kaybettiğimizde çok büyük bir depresyon yaşıyoruz. Beşeri hekimler, en azından konuşabilen canlılarla müdahil olurken, biz ise hayvanın derdine ve anlatamadığı derdine de yanıyoruz. Duygusal olarak mesleğinize bağlıysanız, bu ağır süreçleri yönetip devam ettirmeniz de çok zor.”
Gönüllüler ise yuvalandırmanın artması, bu çalışmanın tüm yerellere örnek olması ve kurumlarla şeffaf bir süreç işletilmesi çağrısında bulundu.



