“Ölümüyle ölümü yendi ve
dirilişiyle bize hayat verdi”
Sevgili imanlı halkımız,
İlahi Dirilişin bu görkemli ve aydınlık sabahında, kiliselerimizin kutsal çanları, göksel sevinçle yankılanarak bir kez daha yaşamın ölüm üstündeki zaferini ilan etmekte ve Rabbimiz İsa Mesih’in yüce ve hayat veren Kutsal Dirilişini ilan etmektedir.
Yedi hafta boyunca ruhsal bir seferberlik içinde dua, tövbe, oruç ve hayır işleriyle bu yüce gizemi karşılamaya hazırlandık. Şimdi ise tüm varlığımız dirilişin tarif edilemez nuruyla dolmuş olarak birbirimizi şu kutsal ve muzaffer müjdeyle selamlıyoruz:
MESİH ÖLÜLERDEN DİRİLDİ!
Elçisel tanıklık açıkça ilan eder ki Rabbimiz İsa Mesih “Günahlarımız için öldü, gömüldü ve üçüncü gün dirildi”. O, dirilmiş yüceliğiyle öğrencilerine ve birçok imanlıya görünerek bu kurtarıcı gerçeği tasdik etmiştir; bu gerçek, tüm çağlar boyunca imanımızın temeli ve umudu olmuştur.
Kutsal Diriliş’in sırrı bize derin bir teolojik hakikati hatırlatır: yaşam Tanrı’nın bir lütfudur, insanın mülkü değildir. Bizler, sınırlı varlıklar olarak, Hayatın Sonsuz Okyanusu’ndan yalnızca bir damla pay almaktayız. Ancak Tanrı, yaşamın ve varlığın kaynağı olarak, kudretiyle insan aklının imkânsız gördüğünü yeniden diriltmeye kadirdir.
Etkisi evrensel olan ölüm nihai bir otorite olamaz; zira son söz Yaratıcı’ya aittir. İnsan gücü ölümün kaçınılmazlığı karşısında yetersizdir, fakat Tanrısal müdahale onun zincirlerini kırar ve ebedi yaşamın kapılarını açar.
Bu nedenle Diriliş bizi imana çağırır; bu iman kör bir teslimiyet değil, ilahi vahiy ve tecrübe edilmiş hakikat üzerine kurulu bilinçli ve özgür bir tercihtir. Rabbimiz İsa Mesih’in dört günlük ölü Lazar'ın kızkardeşi Meryem'e yönelttiği ebedi sorusu bugün de ruhlarımızda yankılanmaktadır: “Diriliş ve yaşam Ben’im… Buna iman ediyor musun?”
Sevgili kardeşler,
Bu soru yalnızca sözle değil, tüm varlığımızla cevaplanmalıdır. Mesih’in boş mezarı insanlığın önünde ebedi bir seçim olarak durmaktadır: iman ya da inkâr, yaşam ya da kayboluş. Diriliş müjdesini kabul etmek yeni bir yaşama girmek demektir; onu reddetmek ise ölümün gölgesinde kalmaktır.
Ancak Diriliş yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay değildir; o, daimi bir gerçektir. Dirilmiş Kurtarıcı, değişmez vaadiyle her zaman bizimle kalmaktadır. O, yaşamlarımızda yenileyen, aydınlatan ve kurtaran canlı bir güçtür.
Nasıl bahar yeryüzünü canlandırır ve doğayı çiçeklendirirse, Mesih’in diriliş gücü de insan ruhunu yeniler, umudu yeniden diriltir ve sevgi ile barışın meyvelerini çoğaltır.
Bu kutsal ve yüce bayramın ışığında, çağımızın sıkıntılarına ve savaşlarına değinmeden geçemeyiz. Özellikle Orta Doğu’da süregelen çatışmalar ve İran bölgesinde yaşanan endişe verici gelişmeler, birçok masum insanın acı çekmesine ve kayıplar yaşamasına neden olmaktadır.
Bu vesileyle, pederane bir yürekle Yüce Tanrı’ya dua ediyoruz ki, barış ruhunu çatışan halkların üzerine indirsin, şiddetin dalgalarını dindirsin ve yöneticileri adalet, uzlaşı ve kardeşliğe yönlendirsin. Rab, acı çekenleri ve yas tutanları teselli etsin ve tehlike altında olan tüm evlatlarını korusun.
Bu kutsal vesileyle sizleri imanınızı güçlendirmeye, umudunuzu yenilemeye ve ilahi sevgide daha derin yaşamaya davet ediyoruz ki doğru kişilerin görkemli dirilişine layık olabilelim.
Dirilmiş Mesih’in hayat veren ışığı kalplerinizi aydınlatsın, ailelerinizi kutsasın ve toplumumuza ve tüm dünyaya barış ve güç versin.
Son olarak, dudaklarımızda daima şu muzaffer ilahi yankılansın:
MESİH ÖLÜLERDEN DİRİLDİ!
KUTLUDUR O’NUN DİRİLİŞİ!
Kutsal Diriliş Yortusu vesilesiyle, Mesih’ten bizlere miras kalan sevgiyle, Resuli kilisemizin tüm evlatlarını, Patrikliğimize bağlı episkoposları, rahipleri, pederleri, sargavakları, tıbirleri, Kalfayan Topluluğu rahibelerini, Patrikliğimiz Mali Komisyonu, Patriklik Sosyal Yardım Komisyonu ve ona bağlı olarak hizmet veren alt komisyonları, Kadınlar Kolu ve Hay Menti Mentor Komisyonu üyelerini, Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı yöneticilerini, Başhekimini, tabiplerini ve hemşirelerini, cemaat ve kilise vakıflarımızın yöneticilerini, kadın kolları üyelerini, cemaat okullarımızın kurucu temsilcilerini, müdürlerini ve öğretmenlerini, yoksullara ve engellilere yardım kolları üyelerini, İstanbul’daki okullarımızın derneklerinin, spor kulüpleri ile hemşeriler derneklerinin, insanî yardım ve kültür kuruluşlarının üyelerini, basınımızın yazarlarını ve çalışanlarını, Patrikliğimizin, hayır ve eğitim kurumlarımızın hayırseverlerini, İstanbul, Anadolu ve Girit Adası’ndaki tüm imanlıları kutluyor ve hepsine mutlu bir Diriliş Yortusu dilerken, ruhanî, sosyal ve hayrî çalışmalarında başarılar diliyoruz.
Kutsal Diriliş Yortusu vesilesiyle Surp Eçmiyadzin, Kilikya ve Kudüs’teki tarihî Patriklik makamlarımız için de dua etmeyi sürdürüyoruz. Bayram coşkusu içersinde Tüm Ermeniler Katolikosu Kadasetli Karekin II. Hazretleri’ne derin saygılarımızı sunuyoruz. Kadasetli Katolikosumuz’dan ve Eçmiyadzin Rahipler topluluğundan Patriklik Makamı’nın bekası için dualarını sürdürmelerini rica ediyoruz.
Kadasetli Kilikya Katolikosu Aram I. Hazretleri’ni ve Saadetli Kudüs Patriği Nurhan I. Hazretleri’ni ve onlara bağlı tüm rahipleri, ayrıca tüm Kilise Önderleri’ni ve onlara bağlı din görevlilerini Mesih’teki sevgi ile selamlıyor, Kutsal Diriliş Yortusu’nu kutluyoruz.
Diaspora’da bulunan İstanbul, Tıbrevank, Getronagan, Esayan, ve Mıhitaryan Okulları Dernekleri’ne, yurtdışında yaşayan ve zor şartlarda gelenek ve göreneklerine sahip çıkmaya çalışan imanlı cemaat üyelerimize en içten sevgilerimizi gönderiyoruz.
Kutsal Diriliş Yortusu vesilesi ile başta Ermeni Katolik ve Ermeni Protestan Kiliseleri olmak üzere tüm kardeş Kiliseler’in ruhani önderlerini, din görevlilerini ve imanlı cemaatlerini de Mesih sevgisi ile kutluyoruz.
Tanrı’nın lütuf, sevgi ve kutsayan gücü hepimizle birlikte olsun. Amen.
MESİH ÖLÜLERDEN DİRİLDİ!
MESİH’İN DİRİLİŞİ KUTLUDUR!
Pederane sevgilerim ve Mesih’te dualarımla.



