Rakipsiz zaferde muhalefetin payı

Ermenistan’da 25 Ekim’de 19 bölgede yapılan yerel seçimlerin ön sonuçları Nikol Paşinyan açısından büyük bir zaferi gösteriyor. Seçimler aslında 21 bölgede yapıldı ancak Ezidi ve Rus toplulukların yaşadıkları bölgelerde bu topluluklar kendi yöneticilerini seçtiler.
Parti listelerinin yarıştığı 19 topluluğun 16’sında Sivil Sözleşme tek başına, Goris ve Gavar’da ise ittifaklarla birinci oldu. Yalnızca Stepanavan’da sandıkta ikinci sırada kaldı. Haziran’da ülke genelinde yüzde 50’ye yakın oy alan iktidarın bazı yerlerde yüzde 90’ı aşması, desteğini ikiye katladığı anlamına gelmiyor. Bazı bölgelerin sınırları bile değişti ama bu tabloda muhalefetin yaptıkları kadar yapmadıklarının da payı var.
Sivil Sözleşme bazı bölgelerde rakibini yenerek değil, yanına çekerek kazandı. Goris’te 2021’de oy satın alma suçlamasıyla tutukluyken iktidarı yenen belediye başkanı Aruş Aruşanyan, bu kez iktidarla kurulan ittifakın listesini yönetti. Gavar’ın 2021 galibi Gurgen Martirosyan ve Vardenis’te muhalefet koalisyonuyla göreve gelen Aharon Haçatryan da Sivil Sözleşme saflarına geçti.
Seçmene seçenek sunmamak
Armavir, Ahuryan, Vardenis, Garni ve Vayk’ta Sivil Sözleşme’nin karşısına başka liste çıkmadı. Seçmen oy pusulasında iktidara “hayır” diyebiliyor ama başka bir programı seçemiyordu. CivilNet’e göre 19 yerel yönetimin 11’inde yarışan güç sayısı azaldı. Artaşat’ta liste sayısı altıdan üçe, Hrazdan’da dörtten ikiye düştü.
Bu noktada en çarpıcı örnek Güçlü Ermenistan. Narek Karapetyan Haziran’da seçmenine mücadelenin sonbaharda yerel bölgelerde süreceğini söylemiş, Eylül’de de “Elbette seçimlere katılacağız” demişti. Oysa ittifak 19 bölgenin yalnızca üçünde sandıktaydı. Stepanavan’da kendi adıyla, Artaşat ve Yeğegnadzor’da bileşeni Yeni Dönem Partisi üzerinden katılım gösterdiler. Haziran’da her dört seçmenden birinin oyunu aldığı Tumanyan’da aday bile göstermedi. Ermenistan İttifakı kendi adıyla hiçbir yerde yarışmadı, bileşeni Taşnaktsutyun yalnızca dört bölgede liste çıkardı. Müreffeh Ermenistan ise hiç yoktu.
Elbette her parti her seçime katılmak zorunda değil. Ama birkaç ay önce ülkeyi yönetmeye talip olan güçlerin bugün pek çok bölgede aday dahi çıkaramaması seçim taktiğiyle açıklanamaz. Bu, kendisinden oy istediği seçmene karşı bir sorumluluk meselesi.
Aday göstermek de yetmiyor
Muhalefetin sandığa girdiği yerlerde de tablo parlak değil. Güçlü Ermenistan’ın bileşeni Yeni Dönem, Artaşat’ta yüzde 3, Yeğegnadzor’da yüzde 5 civarında kaldı. Taşnaktsutyun dört bölgede yüzde 9 ile 15 arasında oy aldı. İşhan Sağatelyan bunu “benzeri görülmemiş baskıya rağmen ciddi destek” diye açıkladı. Oysa partinin Hrazdan’daki oy oranı 2021’dekinden farksız.
Bağımsız Gözlemci İttifakı’nın raporu bu zayıflığa dair ipuçları veriyor. Gözlemcilere göre Artaşat’ta yarış fiilen Sivil Sözleşme ile Taşnaktsutyun arasındaydı. Rapora göre Hrazdan ve Tsağkadzor’da ise Taşnaktsutyun’un kampanyası pasif ve görünmezdi. Gözlemciler burada adaylara baskı yapıldığına dair bir kanıt bulmadı. Artik’te dört güç aday gösterdiği halde aktif kampanyayı yalnızca Sivil Sözleşme yürüttü. Goris’te ise muhalefet, belediye başkanını “hain” ilan edip güvenlik tehdidi söylemine yaslandı.
Önceki yazılarımda yalnızca karşıtlık üzerinden siyaset yapmanın neden çıkış üretmediğini tartışmıştım. Şimdi bunun belediye sandığındaki karşılığını görüyoruz. İtiraz etmek başka, alternatif olmak ise bambaşka bir şey. Bir lideri eleştirmek kolay ancak seçmene yaşadığı kasabanın nasıl daha iyi yönetileceğini anlatmak zor.
Nitekim iktidarı gerçekten zorlayan iki rakip de meclisteki muhalefetten değil, iktidara yakın çizgiden çıktı. Stepanavan’da 2021’de Sivil Sözleşme listesinden seçilen belediye başkanı Armen Grigoryan, Gortsarar Parti listesiyle birinci oldu. Yeğegnadzor’da Civilnet’e göre büyük ölçüde hükümet yanlısı sayılan Cumhuriyet Partisi’nin listesini yöneten belediye başkanı, Sivil Sözleşme’nin yalnızca birkaç yüz oy gerisinde kaldı. Güçlü Ermenistan’ın Stepanavan’da liste başı tutukluyken bile yüzde 20 alması ise, sahaya çıkıldığında seçmenin karşılık verdiğini gösteriyor.
Baskı her şeyi açıklıyor mu?
Bağımsız Gözlemci İttifakı’nın raporu, Sivil Sözleşme adaylarının muhalefet adaylarına ve destekçilerine baskı yaptığı vakaları kaydediyor. Belediyeye bağlı kurumların çalışanları üzerinden idari kaynak kullanımını, iktidarın yerel kampanyasının “belkemiği” olarak tanımlıyor. Stepanavan’da Güçlü Ermenistan’ın liste başı Arsen Gevorgyan seçimden dört gün önce oy satın alma suçlamasıyla tutuklandı. Artik ve Martuni’de muhalefet adayları seçim arifesinde gözaltına alındı ve Yeğegnadzor’da belediye başkanının da gözaltına alındığı bildirildi. Bununla beraber Güçlü Ermenistan adaylarının genel seçimlerde de çeşitli rüşvet iddiaları ile gündeme geldiğini ve davaların halen devam ettiğini de söylememiz gerekiyor. Sonuçlanmamış dosyalardan hüküm çıkarmak doğru olmaz ama bu zamanlama şeffaf bir soruşturmayı gerektiriyor.
Yine de baskı, Haziran’da ana muhalefet olan bir ittifakın, 19 topluluğun 16’sında liste çıkaramamasını açıklamaya yetmiyor. Karapetyan seçimden sonra, kendilerinin yarıştığı yerde iktidarın düşük oy aldığını, olmadıkları yerde baskıyla hâkim olduğunu söyledi. Bu cümle aslında sorunun kendisini tarif ediyor. Varlığınızın iktidarı zayıflattığına inanıyorsanız, neden yalnızca üç bölgede varsınız?
Rakip arayan iktidar, alan bekleyen muhalefet
Paşinyan da tablodan memnun değil. Yüzde 70, 80 ve 90’ı aşan oranlardan rahatsız olduğunu, Ermenistan’ın “devlet merkezli” ve demokratik bir muhalefete ihtiyacı olduğunu söyledi. Hükümet eliyle kurulacak bir muhalefetin “kontrollü” olacağını da kabul etti. Ama aynı konuşmada rakiplerinin bir kısmına “casus muhalefet” demesi çelişkili. Hangi muhalefetin meşru olduğuna iktidar karar veremez. Onun görevi özgürce örgütlenme alanını korumak.
Muhalefet de iktidarın kendisine alan açmasını bekleyemez. Yerelde güvenilir kadrolar yetiştirmek, belediyecilik programı hazırlamak, kaybetse bile seçmenin karşısında kalmak onun sorumluluğu. Haziran’da muhalefetin seçmene pozitif bir gelecek hikâyesi sunamadığını yazmıştım. Yerel seçim bu hikâyeyi bir kasabanın yolu, suyu ve okulu üzerinden anlatmanın en kolay fırsatıydı. 29 Kasım’da Kapan ve Aştarak dahil yeni bölgelerde sandığa gidilecek ve muhalefetin mücadeleyi sürdürme sözünün sınavı orada tekrar verilecek.
Sonuç olarak 2018’de başlayan değişimin vaadi bir partinin sürekli kazanması değil, yurttaşın siyasette söz sahibi olmasıydı. Bunun için iktidarı yalnızca eleştiren değil, denetleyebilen ve gerektiğinde iktidarı devralabileceğine inandıracak bir muhalefete ihtiyaç var. 25 Ekim’in söylediği belki de en açık şey şu: İktidarı yenmek istiyorsanız önce seçmenin karşısına çıkmalı, sonra da ona neden sizi seçmesi gerektiğini anlatmalısınız.



