Aralarında CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu, 107’si tutuklu 402 kişinin yargılandığı İBB davasında dokuzuncu günde savunmalar devam ediyor.
Dün Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Duruşma Salonu’nda görülen duruşmada savunma yapan Ağaç AŞ Genel Müdürü olan tutuklu sanık Ali Sukas suçlamaları reddederken, savcılığın delilleri ve grafikleri mahkemede tartışma konusu oldu. İmamoğlu söz konusu iddialara 'çöp niteliğindedir' diyerek tepki gösterdi.
Dava bugün Şişli Belediyesi’ne yönelik suçlamalarla, ilk olarak eski belediye danışmanlarından Akın Ertürk, daha sonra ise Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunmalarıyla devam etti.
Şişli'nin tutuklu Belediye Başkanı Şahan sanık kürsüsünde
Şişli'nin tutuklu belediye başkanı Resul Emrah Şahan sanık kürsüsüne geldi. Şahan, "1 yıl sonra karşınızdayım. 12 metre karelik hücremde binlerce mesajla yarınlara umudum arttı. Bana suçlusun diyorlar, neden suçluyum diyorum, bilmiyorum diyorlar. Tam da bu boşluğa karşı savunma yapıyorum" dedi. Halk TV'den Gamze Altunay'ın haberine göre Şahan'ın ifadeleri şu şekilde:
Şahan, "1 yıl sonra karşınızdayım. 12 metre karelik hücremde binlerce mesajla yarınlara umudum arttı. Bana suçlusun diyorlar neden suçluyum diyorum 'bilmiyorum' diyorlar. Tam da bu boşluğa karşı savunma yapıyorum. Şişlinin seçilmiş 11 aylık belediye başkanına bu gözaltı ve tutuklama yöntemi ne akla ne hukuk sığar. Bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır" diye konuştu.
Maruz kaldığı gözaltı sürecinin ne akla ve mantığa ne de hukuka sığdığını belirten Şahan, "Bu yöntem incitici ve onur kırıcıdır. Sabahın kör saatinde, 5,5 yaşındaki kızımın gözü önünde gözaltına alındım. Çağırsalar gelirdim. 1 kilometre uzaktaydım. Benim bildiğim devlet bu değil" dedi.
"Kürtlerin mecliste temsil edilmesini sağladığım için suçluyum"
Resul Emrah Şahan'ın konuşmasında şu ifadeler yer aldı:
Siz ve sayın heyetinize tarihsel yükümlülüğünüzü hatırlatmak isterim. Meşru olmayacak bir karar, hangi deftere yazılırsa yazılsın hukuki olamaz. Hakkımda adaletle verilecek bir karar bekliyorum; buna inancım tamdır.
Ben bir senedir neden tutukluyum? Anlatayım. Ben, 19 Mart günü Kent Uzlaşısı davasından tutuklandım. Bunun altını çizmek isterim. Ben, bir siyasetçi olarak partimle beraber Batı illerindeki Kürtlerin mecliste temsil edilmesini sağladığım için suçluyum. Bu siyasetin arkasındayım, gözümü kırpmadan.
İşte bu operasyon, birlik olma hâlinedir. Ancak bu durum büyük bir çelişkidir. Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin bir süreç varken, Kent Uzlaşısı kapsamında bir belediye başkanını tutuklamak abestir. Bu operasyon devlet aklına çelme taktı, devlete rağmen.
Tutuklandım. Dört ay sonra Ahmet Özer tahliye edildi. Tam o dönemde “kardeşlik zamanı” açıklamaları geldi. Benim hücremin kilidi de açılmıştı. Bunun üzerine ikinci bir dosya eklendi.
"Şişli, Türkiye gibi, bu operasyonun siyasi olduğunu söyledi"
Ağustos ayında etkin pişmanlıktan yararlananlar ortaya çıktı. Sadece tanık ifadelerine dayanılarak tutuklandım."
"Çağlayan Adliyesi nerededir? Abide-i Hürriyet Anıtı’nın yanındadır. Bunu niye hatırlatıyorum? Çünkü böyle bir mekândan yürütülen bu siyasi operasyon, Türkiye siyasi tarihine kara bir leke olarak yazılacaktır. Şişli herhangi bir ilçe değildir; Atatürk’ün izleriyle doludur. Her sokak… Daha geçen hafta yaptırdık: Şişli halkının yüzde 72’si bu davaya “siyasi” diyor. Yüzde 80’i Şahan’ın suçlu olduğuna inanmıyor. Yüzde 85’i tutuklu yargılamayı doğru bulmuyor. Yüzde 92’si bu davayı üzüntü, şaşkınlık, öfke ve korkuyla karşılıyor. Şişli, Türkiye gibi, bu operasyonun siyasi olduğunu söylüyor."
"11 ayda belediyeye 36 mülk kazandırdık"
Resul Emrah Şahan'ın savunmasında öne çıkan diğer başlıklar şu şekilde:
"2026 Şubat ayında, Kent Uzlaşısı dosyasından yapılan tutukluluk incelemesinde 5 dakika içinde tahliye edildim. 400 kişi hakkında 4 bin sayfalık iddianame yazanlar, 5 kişinin iddianamesini 1 yıldır yazamadı. Bu işin 'yedek tutuklama' olduğu ancak böyle ispatlanır.
Kent Uzlaşısı dosyasından tahliye edildim. Süreç Komisyonu bir hafta sonra raporunu açıkladı. Meclis üyeleri de o gün tahliye edildi. Olması gereken budur.
Ancak yargılamaların siyasi olduğunu anlatmaya çalışıyorum. 'Ama Emrah çıkmamalı' anlayışıyla hareket ediliyor. Yedek tutukluluğu bu yüzden anlatıyorum.
Niye benim çıkmam istenmiyor? Anlatayım. Şişli’de kimlikler üzerinden değil, hizmet üzerinden çalıştık. “Biz” olabilmek için yaptık bu işi.
11 ayda 150’ye yakın proje gerçekleştirdik. Şişli’de 1500 öğrenciye öğün verdik. Kayyum uygulaması da kaldırıldı.
Fatura desteği sağladık, emeklilere pazar desteği verdik, Kent Market açtık. Okullarımız temiz olsun diye Temizlik Şefliği kurduk ve özel personel görevlendirdik.
Bir yandan Türkiye’de kurumlar çok zor durumda. Biz, Türkiye’nin en borçlu belediyesiyiz. Buna rağmen kaynak geliştirmek için çalıştık. 11 ay boyunca en fazla bakan ve bürokratla görüşen, en çok toplantı yapan belediye başkanı benim; bunu iddia ediyorum.
Çalıştığım belediyenin kurumsal olarak güçlenmesi için çaba gösterdim. 11 ayda belediyeye 36 mülk kazandırdık. Bunu Türkiye ilk defa duyacak. Şişli Belediyesine yaklaşık 46 milyar TL’lik mülk kazandırdık. Cumhuriyet tarihinde bir ilkti. Şişli Belediyesi’nin bu tapuları bir gecede elektronik sistemden iptal edildi. Murat Kurum’la görüştüm. Bu, Şişli’nin helal malıydı.
Daha kötüsü ne oldu? Bu işlemden sonra bakanlık, ilçe belediyelerinin böyle bir kaynak yaratmaması için yasa çıkardı."
"Fotobloktaki her tapu gerçek"
5,5 yaşındaki kızının evinin kapısına astığı "Bu eve polis giremez" yazısını mahkeme heyetine gösteren Şahan, 11 ayda belediyeye 36 tane mülk kazandırdıklarını belirtti ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'le ilgili tapu tartışmalarına gönderme yaparak, "11 ayda belediyeye tam 36 mülk kazandırdık. 46 milyar TL’lik mülk kazandırdık. Boş alanları, kamuya kazandırırsınız. Bir kaynak yarattık, bunlar gerçek tapular. (Monitörü göstererek) Fotobloktaki her tapu gerçek. Proje değeri 2,5-3 milyar dolar. Şişli'deki binaların yüzde 92'si depreme dayanıklı değil. Şişli'deki kentsel dönüşüm sorununu çözecektik. Yapamazsın dediler, dava açtık. İnşallah tahliye oacağım görevimin başına döneceğim ve bu işi yapacağım" dedi.
"İkinci tutukluluğum siyasi"
Şişli'de her 10 seçmenden 7'sinin oyunu aldığını belirten Şahan, "Burası Mustafa Kemal Atatürk'ün izlerini taşıyan bir ilçe. Bir tarafta 10 kişi bir odada yaşayan Roman ailenin yuvası, bir tarafta 100 yıldır Feriköy'de yaşayan Ermeni komşumun evi..." dedi. Şahan, "19 Mart'ta kent uzlaşısından tutuklandım. Temmuzda Ahmet Hoca tahliye oldu. Kent uzlaşısından ağustosta etkin pişmanlar birden devreye girdi. Eylülde İBB dosyasına eklendim. Şubat ayında uzlaşıdan tahliye aldım, iddianamesi çıkmamış bir şekilde martta karşınızdayım. Bakın başından beri hukuki sürecin siyasi süreçle iç içe olduğu, içinde bulunduğumuz şu andaki süreçte ülkede bu işlerin siyasi olduğunun en güzel özetidir, kronolojik özetidir ya. Kent uzlaşısından tahliye aldım, süreç komisyonu 1 hafta sonra rapor açıkladı. Süreç komisyonunun raporunun çıktığı gün Türkiye'de kent uzlaşısından bir kişi kalmadı. Meclis üyeleri de o gün tahliye edildi. Olması gereken budur. Olması gereken demokrasi, hukuk, toplumsal barıştır; ama yargılamaların, bu davaların siyasi olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Ama Emrah çıkmamalıydı. Yedek tutuklama bugün için alındı. İşte bu yüzden ikinci tutukluluğum da bu davalar da siyasidir." ifadelerini kullandı.
"Bu tutuklu yargılamalar da işkence değil mi?"
Altan Ertürk, iddianamede yer alan 143 eylemin yalnızca 1'inden sorumlu tutulduğunu, avukatlarının kendisine "Sen 1 eylem bile değil çeyrek eylemden tutuklusun" dediğini belirtti.
Ertürk söze, "Bu ülke başbakanlarını, genç fidanlarını idam sehpalarında kaybetti. Bir çok şey değişti ama siyaset yapma şekli hiç değişmedi" diyerek başladı. Ertürk, iddianamede yer alan 143 eylemin yalnızca 1'inden sorumlu tutulduğunu, avukatlarının kendisine "Sen 1 eylem bile değil çeyrek eylemden tutuklusun" dediğini belirtti. Ertürk ayrıca, "Tutuklanmama sebep olan İlker Aydın’ın ifadesini okudum. Bana isnat edilen suça gözüyle şahitlik etmediğini söylemiş" dedi.
Oğlunun doğum gününde gözaltına alındığını, kendisine sorulan isimleri tanımamasına rağmen tutuklandığını söyleyen Ertürk, "Bir kurgunun içine monte edildiğimi anladım. Bunları da size anlatmak için 6 ay bekledim" dedi.
Ertürk, savunmasında, “2022 ortalarında başlayıp 2023’e kadar devam ettiği iddia edilen görüşmelerin hiçbirinde yokum”, “Aynı firmadan 3 kişinin ifadelerinin arasına kurgu cümleler serpiştirildi. İfadelerdeki tutarsızlıklarla oturmadı”, “Niye ben tutukluyum? Benim burada ne işim var sorusunu o kadar çok sordum ki… 48 yatak kapasiteli koğuşta 60 kişi kalıyoruz”, “12 Eylül’de fiziki işkence vardı artık fiziki işkence yok. Bu tutuklu yargılamalar da işkence değil mi? Biz delil olmadan insanları gönderiyoruz, insanları bıktırarak insanları yargılıyoruz. Hukuk bu mu?” ifadelerini kullandı. 60 kişilik koğuşta kaldığını belirten Ertürk, İngilizce, dama ve satranç dersleri verdiğini, gençlerin kendisini örnek aldığını belirterek, "Beni artık çocuklarıma kavuşturmanızı bekliyorum" dedi.
Duruşma öncesi gerginlik
Halk TV'den Gamze Altunay'ın haberine göre duruşma öncesinde, mahkeme heyetinin bazı CHP’li milletvekilinin adliye binasına girişine izin verilmeyeceğini bildirdiği öğrenildi.
Söz konusu isimler arasında yer alan İstanbul milletvekili Turan Taşkın Özer’in, duruşma salonu girişinde görüşmelerde bulundu. Turan Taşkın Özer'ın duruşma salonunun yer aldığı binasına alınmamasıyla ilgili sözlü talimat verildiği belirtilirken kendisi yazılı bir karar talep etti. Özer, bir önceki gün de duruşmayı yerinde takip edenler arasında yer almıştı. Mahkeme başkanın sözlü talimatıyla yasaklanan CHP'li vekiller şu şekilde: Ali Mahir Başarır, Mahmut Tanal, Turan Taşkın Özer, Özgür Karabat ve Bahadır Erdem.
Duruşma düzeninde yeni kurallar
Mahkeme Başkanı, ramazan ayı boyunca saat 10.00 ile 16.00 arasında yapılan duruşmaların, bu haftadan itibaren saat 10.00 ile 21.00-22.00’ye kadar uzatılacağını açıklamıştı. Nisan ayı sonuna kadar tutuklu sanıkların savunmalarının tamamlanmasının hedeflenmesi nedeniyle duruşmaların daha geç saatlerde sona ermesi planlanıyor.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Silivri’de devam eden mahkemenin 22.00’ye kadar devam etmesi öngürülmesi nedeniyle kafeteryanın ramazan sonrası planlamasıyla 20.00’ye kadar açık olmasına karar verildi.



