Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Rum Patrikhanesi'ne bağlı din adamları Corc Kasapoğlu ve Niko Mavrakis'in Rum Ortodoks cemaatine bağlı vakıflarda görev yapmalarını engellemesinin ardından, ruhanilerin dernek kurma özgürlüğü ve dini özgürlük konularında hak ihlaline maruz kaldıklarının tespit etti.
Rum Patrikhanesi'ne bağlı din adamları Corc Kasapoğlu ve Niko Mavrakis, 2011’de yapılan vakıf seçimlerinde Samatya Aya Analipsis Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı yönetim kuruluna seçildi. Vakıf seçim tespit tutanağını, 16 Aralık 2011’de Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne (VGM) teslim etti. Ancak VGM 5 Mart 2012’de, söz konusu iki kişinin din adamı olmalarını gerekçe göstererek yönetim kurulundan çıkarılması halinde mazbatanın verileceği kararını verdi.
Başvurucular, VGM’nin kararına karşı iptal davası açtı ve 2008’deki Vakıflar Yönetmeliği’nde yönetim kurulu olma şartları arasında ‘din adamı olmamak’ şartının bulunmadığını belirtti. Davalı VGM ise Lozan Anlaşması ile din adamlarının siyasi ve yönetsel alanlarda görev alamayacağını belirterek davanın reddini talep etti.
Yargı sürecinden sonuç alınamayınca başvurucular Kasapoğlu ve Mavrakis , 24 Ekim 2019’da Avukat Hülya Benlisoy’la birlikte AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.
Mahkeme, 18 Eylül 2024’te kararını verdi. AYM, "Başvurucular, din adamı olmaları nedeniyle Yönetim Kurulunda yer alıp alamayacaklarına ilişkin olarak mahkemeler tarafından hiçbir tespit yapılmaması nedeniyle bitmeyen bu nizalı tartışma kapsamında örgütlenme özgürlüklerinden yararlanamamıştır” görüşünde bulundu ve Anayasa’nın 33. maddesine atıfta bulunarak ‘örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine’ karar verdi. Mahkeme manevi zarara uğrayan başvuruculara ayrı ayrı 30 bin TL ödenmesine karar verdi. Kararın örneğinin, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.
AİHM kararı
AİHM 26 Mayıs Salı günü verdiği kararda yetkililerin din adamlarını dışlamak için geçerli bir yasal dayanak gösteremediğini, "müdahaleyi haklı çıkarabilecek açık, erişilebilir ve öngörülebilir herhangi bir yasal dayanak olmadığını" işaret etti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye'nin, İstanbul Rum Ortodoks cemaatine bağlı kilise, okul ve diğer kurumları yöneten kurumlarda görevlerini yerine getirmelerini engelleyerek, din adamlarının dernek kurma haklarını ihlal ettiğine ve aynı zamanda dini özgürlüğün korunmasına ilişkin hükümleri çiğnediğine hükmetti.
Mahkeme, “Çoğulculuk, kültürel, etnik ve dini çeşitliliğin gerçek anlamda tanınması ve saygı gösterilmesi üzerine kuruludur ve farklı kimliklere sahip kişi ve gruplar arasındaki uyumlu etkileşim, toplumsal uyum için esastır” ifadesine yer verdi.
Mahkeme ayrıca , “özellikle kültürel veya manevi mirasın korunması, sosyal veya ekonomik amaçların izlenmesi, bir dinin öğretilmesi ya da etnik veya azınlık kimliğinin savunulması amacıyla kurulan derneklerin, demokratik bir toplumun işleyişinde temel bir rol oynadığını” vurguladı.
AİHM , her başvuru sahibine 2.000 euro (yaklaşık 2.325 dolar) tazminat ödenmesine karar verdi ve Türkiye'nin masrafları karşılamasına hükmetti.
(Ajanslar, courthousenews.com)



