Bakırhan Nusaybin’den Bahçeli’ye seslendi
“Sana mı soracağız SDG’yi kimin temsil ettiğini”
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Suriye Geçiş Hükümeti arasında 6 Ocak tarihinden beridir süren çatışmalar, dünyanın pek çok yerinde protesto ediliyor. DEM Parti de, bu haftaki grup toplantılarını Nusaybin’de yapacaklarını duyurmuştu.
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde, Mardin'in Nusaybin ilçesinde çatışmalar protesto edildi. Midyat yolu üzerindeki demiryolu kavşağında bir araya gelen kitle, Kamışlı sınırına doğru yürüdü.
Yürüyüşe, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ile Keskin Bayındır, milletvekilleri, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Serra Bucak, yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve çok sayıda kişi katıldı. Yürüyüşe katılanlar, "Yaşasın Rojava direnişi" sloganı attı.
Yürüyüşün ardından DEM Parti grup toplantısı başladı. Tülay Hatimoğulları, "Halep'te Kürt halkına yönelik amansız bir katliam başlatıldı. Rojava'da işgal girişimi başlatıldı. Bu katliamı başlatan HTŞ güçlerini kınıyoruz. Savaşa hayır, barışa hemen şimdi diyoruz" dedi.
“HTŞ ile el ele tutuşanlar süreci sabote edenlerdi”
Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, bugün düzenlenen grup toplantısındaki, "Fırat’ın doğusu da terörden temizlenmeli. Mıntıka temizliği, bütüncül ve eşgüdüm hâlinde hayata geçirilmeli" sözlerine yanıt verdi. Hatimoğulları, “Temizlik hareketi başlamalı' diyorlar. Siz neyi nereden temizliyorsunuz? Ey iktidar zehirlenmesi yaşayanlar, demokrasi demek, savaş karşıtlığını istemektir. HTŞ ile el ele tutuşanlar, destekleyenler, bu süreci sabote edenlerdi. Türkiye'de HTŞ sözcülüğü yapıyorsunuz" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamalara da yanıt veren Hatimoğulları, "Cumhurbaşkanı Erdoğan diyor ki, 'Haklıyken haksız yere düşmeyecek şekilde bir cerrahi hassasiyetle Suriye hükümeti operasyonlarını yürütüyor'. Buradan da HTŞ'yi tebrik ediyor. Cumhurbaşkanı'na sesleniyoruz: Kürt kardeşlerimiz katlediliyor. Ortada bir savaş var, ne tebriği bu?" sözlerini kullandı.
Hatimoğulları, "Alkış ve zılgıtlarımızla Rojava'da katliama hayır diyoruz. Uluslararası bir komplo olduğunun farkındayız. 'Suriye'deki Kürt halkıyla, onların siyasi iradesiyle Türkiye görüşmeler gerçekleştirsin' dedik. 'Suriye'deki iç barışı konuşalım' dedik. İslam kardeşim dediğin Kürdü katlediyorsun. Buna asla izin vermeyeceğiz. Rojava halkı yalnız değildir" diye belirtti.
Daha sonra söz alan Tuncer Bakırhan da, "Sanırım grubunu Meclis çatısı altında yapmayıp, çeşitli kentlerde yapan parti biziz. Bugünleri yaratanları kınıyoruz. Rojava'da Kürtler tek, dünya bir olmuş. Kürtlerin statüsüz, kimliksiz yaşaması için bir oluyorlar. 'Kazanımlarınızdan vazgeçin' diyorlar. 'Kürt gençleri Kobani'de kendi anadiliyle eğitim görmesin' diyorlar. 'Kürtler teslim olsun' istiyorlar. Biz oradaki soydaşlarımızın onursuz bir yaşamını istiyor muyuz?" diye konuştu.
Bakırhan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Rejim, Halep'te bir pusu kurdu, alçakça. Kürtler anlaşmaya uyarak geri çekilmesine rağmen toplarla tüfeklerle Kürtleri sürmeye çalışmıştır. 10 Mart Mutabakatı'na uymayan Şara'dır. Kürt düşmanlarını unutursak kalbimiz kurusun. İktidar medyası algı oluşturuyor. Kürtlerin dilini tehdit olarak göstermek istiyor. Asıl tehdit olan Şara iktidarı. Bunu Türkiye kamuoyu çok iyi bilmelidir. Utanmadan 'Kürt-Türk kader birliği yaptı' diyorlar. Sınırın ötesinde düşmanlık yaptığınla, nasıl bir kader birliği yapmışsın. Bir tarafta barış elini uzatacaksın, bir tarafta Rojava'da yaşayan halkımızın katledilmesine çanak tutacaksın. Bu riyakarlık, sahtekarlıktır. Grup toplantımızı yaptığımız bu saatlerde gençlere saldırıyorlar. Yetkilileri dikkatli davranmaya çağırıyorum. Saygılı olun biraz. Bunu kabul etmiyoruz. Gün, katliamla karşı karşıya kalan Rojava'daki Kürtlerle dayanışma günüdür. Dayanışmayla bu katliamı önleyebiliriz.”
“SDG, bal gibi Kürtleri temsil ediyor”
Bahçeli'nin "SDG Kürtleri temsil etmiyor" sözlerini eleştiren Bakırhan, "Beyefendiler kimin, kimi temsil ettiğine de karar veriyorlar. 'Dilinizi konuşmayın, statünüz olmasın' diyorlar. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG, bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Özerk yönetim, oradaki bütün halkları temsil ediyor. Bu hükmü siz veremezsiniz. Sandığı koysanız bu toplumun rızasını alabilir misiniz? Alamazsınız. Asıl siz kimi temsil ediyorsunuz? Sayın Devlet Bahçeli, 'PKK’nin kurucu önderi' diyor ama onun dediğini yapmıyor. 'Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı' diyor. Sen kuru temizlemeci misin?" diye konuştu.
Nusaybin’den sınırı geçtiler
Öte yandan Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Nusaybin'den yüzlerce kişi polis barikatlarını aşarak Suriye'nin Kamışlı kentine geçti.

