Ağaçların, boya fırçalarının, pastel boya kalemlerinin ve mikroskopların resmedildiği duvar resimlerinin üzerinde siyah bir duman yükseliyor. Okulun pencereleri patlamanın şiddetiyle parçalanmış, perdeleri ise çerçevelerinden paramparça olmuş halde sarkıyor.
Yanmış duvarlardan birinin dibinde, oyun parkının kalıntıları dağınık halde duruyor: Kırmızı plastik bir kaydırak, bir sürü çocuk sandalyesi. Devrilmiş bir kitaplığın üzerinde ise patlamanın tozuna bulanmış pembe plastik sandaletler, düzgünce yerleştirilmiş.
28 Şubat sabahı İsrail'in ateşlediği füze, okula ders saatinde isabet etti. İran'da hafta Cumartesi'den başlayıp Perşembe'ye kadar sürdüğü için ABD ve İsrail bombaları Cumartesi sabah saat 10 civarında ateşlenmeye başladığında, öğrenciler sınıflarındaydı. 28 Şubat sabahı saat 10.00 ile 10.45 arasında, bir füze İran'ın güneyindeki Minab kasabasındaki bulunan Şahare Tayyebeh kız okuluna isabet etti, okul binasını yerle bir etti ve yaşları 7 ila 12 arasında yüzlerce kız çocuğunu öldürdü.
Guardian'ın şiddet nedeniyle yayımlayamadığı, olay yeri fotoğrafları ve teyid edilmiş videolar, çocuk cesetlerinin enkaz altında kısmen gömülü olduğunu gösteriyor. Bir videoda, bir kız çocuğunun kopmuş kolu enkazdan çıkarılıyor. Kan ve tozla kaplı rengarenk sırt çantaları enkazın arasında duruyor. Yeşil elbise giymiş bir kız çocuğunun vücudu, siyah bir ceset torbasıyla kısmen örtülmüş. Arka planda çığlıklar duyuluyor.
Şoktaki bir erkek, okulun yıkıntıları arasında durmuş, kurtarma ekipleri enkazı elle kazarken, ders kitaplarını ve defterleri sallıyor. "Bunlar, bu yıkıntıların, bu molozların altında kalan çocukların kitapları" diye bağırıyor. "Bu kitapların üzerinde bu çocukların kanını görebilirsiniz. Bunlar asker olmayan siviller. Burası okuldu ve onlar derse gelmişlerdi."
İran devlet medyasına göre, saldırıda 168 kişi öldü ve 95 kişi yaralandı. Guardian bu rakamları doğrulayamadı ancak birçok rapor sayıların gerçek olduğunu belirtiyor.
Uydudan baksalar görülürdü
Şahare Tayyebeh kız okulu, yerel İslam Devrim Muhafızları Ordusu (İDGK) kışlası ve ek binalarını oluşturan bina kompleksinin bitişiğindeydi. Okulun yanındaki kompleks, İDGK logosunu taşıyan ve "İDGK Deniz Kuvvetleri Tıp Komutanlığı" tabelası taşıyor ve bir tıp kliniği ve eczane de içeriyor. Daha geniş kompleksin içinde ayrıca "Devrim Muhafızları Seyyed el-Şehada Kültür Kompleksi" olarak işaretlenmiş bir spor salonu veya konser alanı olduğu anlaşılıyor.
Ancak okulun herhangi bir şekilde askeri amaçlı bir bina olduğuna dair hiçbir işaret yok: Sınıflar ve oyun alanı, Devrim Muhafızları yerleşkesinin geri kalanından duvarla ayrılmış durumda ve duvarlarındaki renkli duvar resimleri bazı uydu görüntülerinde görülebiliyor.
İran'daki öğretmen sendikalarının bir ağı olan İran Öğretmenler Sendikaları Koordinasyon Konseyi'nin Kanada merkezli temsilcisi Shiva Amelirad, Guardian'a verdiği demeçte, okulun sınıflarının yalnızca asker ailelerinin çocuklarına ayrılmadığını söyledi. Okul, özellikle özel okul ücretlerini karşılayamayan yerel halktan birçok çocuğu da kabul ediyordu. Amelirad, "Ücreti diğer birçok özel okuldan daha düşük olduğu ve devlet okullarındaki aşırı kalabalık nedeniyle, sıradan aileler çocuklarını oraya kaydettirmek zorunda kalmıştı" dedi.
Okulun konumu, okulun ABD ve İsrail tarafından Devrim Muhafızları kompleksine veya çevresine düzenlenen saldırıların parçası olarak vurulduğu iddiasını destekliyor.
ABD araştırıyormuş!
ABD Merkez Komutanlığı sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, ABD'nin "devam eden askeri operasyonlardan kaynaklanan sivil zararlarına ilişkin raporların farkında olduğunu, bu raporları ciddiye aldıklarını ve araştırdıklarını" söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise "Eğer bu bizim saldırımız olsaydı, Savaş Bakanlığı bunu soruştururdu" ve ABD'nin "kasten bir okulu hedef almayacağını" belirtti.
İranlı yetkililer, ABD-İsrail saldırısının sabah 9.40'ta başlamasından kısa bir süre sonra okulların kapatılması emrini vermeye başladı. Bombanın Minab'a bu uyarılar ulaşmadan önce mi yoksa hemen sonra mı isabet ettiği ve ebeveynlerin harekete geçmek için zaman bulamadığı net değil. Öğretmenler Konseyi'nden Amelirad, "okulun kapatılması duyurusu ile patlama anı arasındaki sürenin çok kısa olduğunu" ve bu nedenle "ailelerin henüz çocuklarını almaya gelmediğini" söylediklerini belirtti.
Ölenlerin kaçının öğretmen veya okul personeli olduğu henüz netleşmedi, ancak devlet bağlantılı İran Öğrenci Haber Ajansı Isna, okul müdürünün de ölenler arasında olduğunu bildirdi. İnsan hakları örgütü Hengaw'a göre, okulda sabahçı olarak genellikle 170 çocuk oluyordu.
Amelirad, Guardian'a yaptığı açıklamada, ölü sayısının yerel morgun kapasitesini aştığını belirterek, "Hastane morgunun sınırlı kapasitesi nedeniyle, kurbanların cesetlerinin saklanması için soğutmalı araçların kullanıldığı bildiriliyor" dedi.
Aynı aileden birkaç kız
Saldırıdan kısa bir süre sonra, internette yanlış bilgiler hızla yayılmaya başladı. Bazı sosyal medya hesapları, okulun görüntülerinin Pakistan'da çekilmiş eski görüntüler olduğunu iddia etti. Birkaç X hesabı da okulun yanlışlıkla ateşlenen bir İran Devrim Muhafızları füzesiyle vurulduğu yönünde iddialarda bulundu. Ancak her iki iddia da yalanlandı.
İran Kızılayı Pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülke genelinde en az 555 kişinin öldürüldüğünü bildirdi. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri haber ajansı ise en az 742 sivilin öldürüldüğünü, bunlardan 85'inin teyit edildiğini belirtti. Bildirilen ölü sayısı arasında 176 çocuk da bulunuyor.
UNESCO yaptığı açıklamada, tüm tarafları okulları, öğrencileri ve öğretmenleri korumaya çağırdı. "Öğrenime ayrılmış bir yerde öğrencilerin öldürülmesi, uluslararası insancıl hukuk kapsamında okullara sağlanan korumanın ciddi bir ihlalini oluşturmaktadır" dedi.
Umman Denizi yakınlarında, başlıca geçim kaynağı tarım, özellikle de hurma ve narenciye yetiştiriciliği olan nispeten küçük bir kasaba olan Minab için, 168 kız çocuğunun kaybı yıkıcı oldu. Amelirad, "Kurbanlar arasında birçok farklı aileden çocuklar vardı," dedi. "Aynı aileden birden fazla çocuk hayatını kaybetti."



